"Avrupa nükleerde hâlâ Rusya'ya bağımlı"
Avrupa Birliği’nin Rus nükleer yakıtına yönelik kısıtlamaları, Moskova’ya bağımlılığı azaltmak yerine kısa vadede daha da artırdı. The National Interest’in Sprott Asset Management raporuna dayandırdığı habere göre, son bir yılda Rusya’nın AB’ye uranyum sevkiyatı yüzde 7, zenginleştirme hizmetleri ise yüzde 12 arttı. Rusya’nın Avrupa pazarındaki payı uranyumda yüzde 16’ya, zenginleştirmede yüzde 23’e, uranyum dönüşümünde ise yüzde 24’e ulaştı.
Avrupa Komisyonu’na göre AB ile Ukrayna’daki 30’dan fazla nükleer reaktör Rusya’dan gelen yakıt ve hizmetlere bağımlı durumda. Sovyet ve Rus yapımı VVER reaktörlerini kullanan Bulgaristan, Çekya, Finlandiya, Macaristan ile Slovakya özellikle hassas ülkeler arasında bulunuyor. Avrupa’daki enerji şirketlerinin Rusya’nın yerini doldurmak için alternatif uranyum kaynakları ile yakıt işleme ve zenginleştirme kapasitesi oluşturması gerekiyor.
Uzmanlara göre sorun, mevcut uzun vadeli sözleşmeler sona erdikçe daha da büyüyebilir. Bu durumda Avrupa ülkeleri sınırlı kaynaklar için diğer büyük tüketicilerle rekabete girmek zorunda kalacak. Rusya’ya alternatif olarak özellikle Kazakistan öne çıkıyor. Ancak Kazakistan’ın uranyum üretiminin önemli bölümü şimdiden Çin, Rusya ve Hindistan tarafından sözleşmelerle bağlanmış durumda. Bu nedenle ülkenin Avrupa’nın ihtiyacını kısa sürede karşılaması zor görünüyor.
Sprott Asset Management ETF Ürün Yönetimi Direktörü Jacob White, Avrupa’nın Rus tedarikinden tamamen vazgeçmesinin gerçekçi olmadığını savunuyor. Uzman, Rusya’nın Avrupa nükleer enerji tedarik zincirlerine yüksek düzeyde entegre olması nedeniyle alternatif kaynaklara geçişin uzun, maliyetli ve teknik açıdan zor bir süreç olacağına dikkat çekiyor.
28.8.2026

Реклама