"Gelecek tasavvuru çıkmaza girdi"
Rusyada yapılan son sosyolojik araştırmalar, toplumun önemli bir bölümünün geleceğe dair net bir perspektif geliştirmekte zorlandığını ortaya koydu. VTsIOM Analitik Merkezi tarafından düzenlenen 16. Uluslararası Gruşin Konferansı’nda sunulan verilere göre Mart 2026 itibarıyla yalnızca yüzde 29’luk bir kesim, hem olumlu hem anlaşılır hem de etkileyebileceğine inandığı bütünlüklü bir gelecek tasavvuruna sahip. Yüzde 27’lik kesimde ise herhangi bir gelecek algısı bulunmuyor, geri kalan kesimde ise bu algı parçalı ve eksik kalıyor.
Kommersant'ın haberine göre uzmanlar son iki yılda tüm göstergelerde gerileme yaşandığını, geleceğe dair beklentilerin giderek daha karamsar hale geldiğini belirtiyor. Planlama ufkunun daraldığına dikkat çekilirken, psikologlar bu durumu artan belirsizlikle açıklıyor. Moskova Devlet Üniversitesi’nden Aleksandr Asmolov, insan beyninin doğası gereği geleceğe dair senaryolar üretmeye ihtiyaç duyduğunu, belirsizliğin ise bu süreci zorlaştırdığını ifade etti.
Konferansta öne çıkan bir diğer başlık ise “geleceğin inşası” kavramı oldu. Sosyal Mimarlık Enstitüsü Direktörü Sergey Volodenkov, geleceğin artık yalnızca zaman kavramı değil, aynı zamanda bir güç aracı haline geldiğini söyledi. Volodenkov’a göre bu alanda kontrolü elinde tutan aktörler, toplumsal yönelimleri de belirleme kapasitesine sahip oluyor.
Yetkililer, kontrolsüz ve özellikle olumsuz gelecek senaryolarının toplumda istikrarsızlığa, kurumlara olan güvenin zayıflamasına ve protesto eğilimlerinin artmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle devletin, bilimsel temellere dayanan, toplumu birleştiren ve motive eden gerçekçi bir gelecek vizyonu oluşturması gerektiği vurgulanıyor. Bu süreçte sosyologların rolünün yalnızca gözlem yapmakla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda “anlam mimarları” olarak aktif katkı sunmaları gerektiği ifade ediliyor.
31.3.2026

Реклама