Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
GÜNDEM

Putin 'toprak pazarlığı'na kapıyı kapattı: "Tarihsel olarak bizim"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna ile savaşmak istemediklerini ancak Kiev yönetiminin çatışmayı sürdürmeyi tercih etmesi halinde Rusya’nın hedeflerine ulaşacağını söyledi. Ukrayna’nın doğusundaki Moskova’nın hak iddia ettiği bölgeleri “tarihsel Rusya’nın toprağı” olarak nitelendiren Putin, bu nedenle toprak kaybından söz edilmesini doğru bulmadığını belirtti. Rusya’nın Ukrayna ve ABD ile üçlü temasları yeniden başlatmaya hazır olduğunu açıklayan Putin, geçici ateşkes yerine her iki ülkenin güvenliğini güvence altına alan nihai bir barış anlaşmasını hedeflediklerini ifade etti.

Kremlin'in resmi web sitesinde yayınlanan, gazeteci Pavel Zarubin’in sorularına Putin'in yanıt verdiği söyleşi özetle şöyle:
 
Pavel Zarubin: Pavel Zarubin: (...) Witkoff ile yaptığınız görüşmenin ardından oldukça olumlu birkaç açıklama geldi. Witkoff ve Trump da ihtiyatlı bir iyimserlikle barışçıl çözümden söz ediyor. Zelenskiy de daha dikkatli ve temkinli açıklamalar yapmaya başladı. Ayrıca dün televizyonda verdiği röportajda, toprak kaybını kabul etmeye hazır olup olmadığı doğrudan sorulduğunda “Evet, hazırım” yanıtını vermesi dikkat çekti. Sizin yaklaşımınız nedir?
 
Vladimir Putin: Öncelikle bu konudaki tutumum şu: Burası onların toprağı değil, tarihsel Rusya’nın toprağı. Üstelik bu topraklarda yaşayan insanlar önce devlet bağımsızlığı lehinde, ikinci aşamada ise özellikle vurgulamak isterim ki Rusya Federasyonu ile yeniden birleşme lehinde oy kullandılar. Dolayısıyla herhangi bir toprak kaybından söz etmek bana göre yersiz.
 
Bu tartışmaya açık bir konu; bu konuda istediğiniz kadar tartışabilirsiniz. Bilindiği üzere bu mesele, yurt dışındaki bazı hasımlarımızın, bugün gördüğümüz kadarıyla özellikle Avrupa ülkelerinin, her alanda Rusya karşıtı bir kampanya başlatmasına neden oldu ya da bahane oluşturdu. Şimdi de sürekli Rusya tehdidinden ve Rusya ile savaşa hazırlanmaktan söz ediyorlar. Bana kalırsa bu, bir tür siyasi şizofreni. Ancak bunun da geçip gideceğini umuyorum.
 
Artık herkes Rusya’yı savaş alanında yenmenin mümkün olmadığını, ülkemize stratejik bir yenilgi yaşatmanın gerçekçi olmadığını gördü. Tarih boyunca Rusya’ya stratejik yenilgi yaşatmaya çalışan ve ne yazık ki bugün de böyle düşünen insanlar var. Umarım bunlar çağımızın gerçeklerini kavrar ve Rusya ile dostane ilişkiler içinde yaşamanın daha iyi olduğunu anlarlar. Bu, kendi halklarının da çıkarlarına uygundur.
 
Çünkü Avrupa’da yaşanan siyasi gelişmelere baktığımızda, Avrupa halklarının Rusya ile savaşmak istemediği açıkça görülüyor. Bizi duymalarını istiyorum: Biz de istemiyoruz. Avrupa ile herhangi bir savaşa hazırlanmıyoruz. Ancak bugünkü Ukrayna yönetiminin neden bütün dünyanın kendisine para ödemesi, onun adına savaşması, silah, mühimmat, teçhizat ve benzeri yardımlar sağlaması gerektiğini düşündüğü anlaşılır gibi değil.
 
Savaşmak mı istiyorlar? Biz Ukrayna ile savaşmak istemiyoruz. Ancak bugünkü Ukrayna yönetimi savaşmak istiyorsa bırakalım savaşsın. Peki, neden herkesin bunun bedelini ödemesi ve onlara silah sağlaması gerektiğini düşünüyorlar?
 
Elbette bunun bazı gerekçeleri olabilir. Birilerinin bir zamanlar kendilerine yardım edeceğine söz verdiğini düşünebiliriz. Ancak bu ülkeler, son Ukraynalıya kadar yardım etmeyi planlıyorlardı. Bu da bütün bu büyük sorunun ve trajedinin bir başka boyutu.
 
Örneğin bazı Avrupa ülkeleri ya da dünyanın başka bölgelerindeki ülkeler, Rusya’yı zayıflatmak amacıyla onunla savaşmak istiyor. Ancak bu, Ukrayna’nın kendi ulusal ülküsü mü? Sürekli son Ukraynalıya kadar savaşmaya hazır olduklarını söylüyorlardı. Peki, Ukrayna yönetiminin kendisi vatandaşlarına nasıl yaklaşıyor? Yurt dışında bizimle savaşmak isteyenler onları nasıl görüyorsa, Ukrayna yönetimi de vatandaşlarını aynı şekilde harcanabilir birer unsur olarak mı görüyor? Sonuçta savaşanlar kendi vatandaşları.
 
Üstelik görüyoruz ki bu insanları sokaklardan, evsiz köpekleri toplar gibi toplayıp zorla cepheye gönderiyorlar.
 
Bu arada, bunun ağır sonuçları oluyor. Askerlerin motivasyonu düşüyor. Evet, aralarında motivasyonu yüksek milliyetçi birlikler de var. Bunlar mevcut. Ancak bu birlikler de her zaman, daha yumuşak bir ifadeyle söylemek gerekirse, ön saflarda savaşmıyor. Ön saflara zorla askere alınanları gönderiyorlar.
 
Resmî verilere göre yarım milyon asker firar etmiş. Resmî olarak 300 binden fazla ceza davası açılmış durumda. Gerçekte ise, artık neredeyse herkesin açıkça dile getirdiği gibi, bu sayı 500 bine, yani yarım milyona ulaşıyor. Bence gerçek sayı bundan da fazla. Bu durum Batı’da da gayet iyi biliniyor.
 
Bu nedenle biz en başından beri barışçıl bir çözümden yana olduk. Daha 2014 yılında, “Gelin, o dönemde Ukrayna’nın güneydoğusunda yaşayanlarla anlaşmanıza yardımcı olalım” diyorduk. Ancak bunu kabul etmediler; toplara ve uçaklara başvurdular, sivil halka karşı saldırılar düzenlediler ve fiilen savaşı başlattılar.
 
Ardından Minsk anlaşmaları geldi. Biz her zaman Ukrayna’nın, devlet darbesini kabul etmeyen kesimiyle anlaşabilmesini sağlamaya çalıştık. Bunu da reddettiler.
 
Daha sonra Donbas’taki insanları korumaya yönelik harekâtımız başlamadan önce yine kendilerine, “Gelin, hiçbir olay çıkmadan anlaşalım” dedik. Onlar ise “Hayır, savaşacağız” yanıtını verdiler. Peki, öyle olsun.
 
Bu konuya geri dönersek, bugün de anlaşmaya ve bu ağır, karmaşık durumdan bir çıkış yolu bulmaya hazır olduğumuzu söylemek istiyorum. Çünkü Ukrayna halkı bize çok yakın bir halk, anlıyor musunuz? Daha fazla ne söyleyeyim? Son genetik araştırmalar, Ruslar ve Ukraynalıların aslında tek bir halk olduğunu gösteriyor.
 
Peki, bazıları farklı düşünmek, meseleyi farklı değerlendirmek istiyor olabilir. Buna da razıyız. Tarihsel Rusya’nın tarihi böyle şekillendi ve bugünün gerçekleri bunlar. Ancak her konuda anlaşmaya varılabilir.
 
Bence anlaşabiliriz. Biz buna hazırız. Ancak birileri farklı bir yol istiyorsa peki, öyle olsun. Her durumda görevlerimizi yerine getireceğiz ve özel askerî harekâtın bütün hedeflerine ulaşacağız.
 
ABD yönetiminin temsilcisiyle yaptığımız görüşmelere gelince, evet, üçlü temasları yeniden başlatmaya hazır olduğumuz konusunda anlaştık. Bu görüşmelerin amacı, barış anlaşmalarına varılmasının ardından hem Ukrayna’nın hem de Rusya’nın güvenliğinin nasıl sağlanacağını ele almak olacak. Üstelik söz konusu olan geçici bir süre için çatışmaların durdurulması değil, nihai bir barış anlaşmasıdır.
 
Bu hedefe ulaşmak için söz konusu temasları yeniden başlatmaya hazırız.
 
ABD yönetiminin temsilcisi ayrıca gelecekte hem Ukrayna’nın hem de Rusya’nın güvenliğini sağlamaya yönelik konuları ele alacaksak, doğal olarak genel Avrupa güvenlik mimarisini de konuşmamız gerektiğine dikkat çekti. Ben de buna katılıyorum.
 
Bakalım önümüzdeki günlerde durum nasıl gelişecek."
 
Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, dün akşam CNN’de Christan Amanpour'a verdiği özel demeçte, "Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 19,4’ünün Rusya’nın geçici işgali altında bulunduğunu" savunarak "Bu bölgeleri Rus toprağı olarak tanınmayacağız" dedi.
 
 
23.10.2026

Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
ANKET
Rusya'nın göçmen yasalarını sıkılaştırması hayatınızı etkiliyor mu?
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved Юридическая информация
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Size daha iyi bir deneyim sunmak için çerezleri ve verileri kullanıyoruz.
Gizlilik politikamızı okumak için tıklayabilirsiniz.

Kabul Et Reddet