Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
YAŞAM

Olgun çocuk Batrakov: Eşi futbolcu, pahalı ayakkabı almıyor

VIDEO// Tüm pürüzler aşıldı, kesin anlaşma sağlandı ve Galatasaray Aleksey Batrakov'u bekliyor. Salı günü takımının Rostov deplasmanında forma giymeyen 21 yaşındaki orta saha oyuncusu takımına ve taraftarlara tribünde ayaküstü yaptığı konuşma ile veda etti, Galatasaray'a gittiğini bizzat duyurdu. Galatasaray ile Şampiyonlar Ligi heyecanı yaşamak istediğini söyleyen Batrakov alkışlarla uğurlandı. VIDEO
 
Batrakov'un saha dışındaki hikâyesi de futbol kariyeri kadar ilgi çekici: Kendisinden 10 yaş büyük olan eşi İrina da profesyonel futbol olarak Lokomotif Moskova forması giydi.
 
Batrakov hakkında en ilginç notları derledik:
 
 
Orekhovo-Zuyevo’dan Lokomotiv’e uzanan yol
 
Aleksey Batrakov, Moskova bölgesindeki Orekhovo-Zuyevo şehrinde 9 Haziran 2005'de doğdu. Futbola henüz okul öncesi çağında, yerel takım Vostok’ta başladı. Daha sonra yeteneği fark edilen genç oyuncu, çocuk yaşta Moskova’nın Lokomotiv kulübünün altyapısına katıldı.
 
Moskova’ya taşınmadan önce ailesi, Aleksey’i düzenli olarak antrenmanlara götürüyordu. Yolculuk bazen trenle yaklaşık iki saat, ardından metroyla 30-40 dakika sürüyordu. Babası tamirat işleri yapan küçük bir inşaat şirketi sahibi. Annesi ise bir reklam şirketinde çalışıyor. Bir de ağabeyi var.
 
Daha sonra Batrakov, Lokomotiv’in yatılı altyapı sistemine geçti ve kulübün tüm yaş kategorilerinden geçerek A takıma yükseldi. 2024 yılında Lokomotiv formasıyla ilk maçına çıktı ve kısa süre sonra Rusya Milli Takımı’na çağrıldı. Burada da kısa sürede kendisini göstermeyi başardı.
 
Ailesinin desteği, Batrakov’un bir futbolcu olarak gelişiminde önemli bir rol oynadı. Babası Andrey, çocukluğundan beri oğluyla birlikte futbol izliyor ve onunla bahçede oynuyordu. Kariyerinin hızla yükselmesine rağmen Aleksey ailesiyle yakın ilişkilerini sürdürüyor ve memleketi Orekhovo-Zuyevo’yu ziyaret etmeye devam ediyor.
 
Futbolcunun İngiliz futboluyla da sıra dışı bir bağı var. Batrakov, kedisine Rooney adını verdiğini anlattı. Bu isim, İngiliz futbolunun efsanevi isimlerinden Wayne Rooney’den geliyor.
 
Eşi de futbol dünyasından
 
 
Batrakov’un eşi Irina Podshibyakina, Lokomotiv ve Rusya Milli Takımı’nda forma giymiş eski bir futbolcu. Irina, eşinden on yaş büyük.
 
Profesyonel futbol kariyerini tamamladıktan sonra Lokomotiv’in kulüp televizyonunda sunucu olarak çalışmaya başladı ve Loko-TV’de üç yıldan fazla görev yaptı. Podshibyakina, Rusya Milli Takımı’nda da on kez forma giydi.
 
Batrakov’un Galatasaray’a transferi gündeme gelince Irina da kulüp televizyonundaki görevinden ayrılmaya karar verdi. Bu kararını hayatında yeni bir sayfa açmak ve maçları sırasında eşinin yanında olabilmek istemesiyle açıkladı.
 
Böylece İstanbul’a taşınmak, hayatları futbolla yakından bağlantılı olan çift için yeni bir dönemin başlangıcı olacak.
 
30 binden 100 bine çıkan takipçi sayısı
 
Transfer haberlerinin ardından orta saha oyuncusu kısa sürede büyük bir medya ilgisiyle karşılaştı. Batrakov’un Instagram’daki takipçi sayısı birkaç hafta içinde yaklaşık 30 binden 100 bine yükseldi.
 
Artık Rus futbolcu sadece Lokomotiv ve Rusya Milli Takımı taraftarları tarafından değil, Galatasaray’ın geniş taraftar kitlesi tarafından da yakından takip edilecek.
 
Rus basınındaki özel röportajdan, kendi cümleleri ile Batrakov:
 

 

— Düğün davetinizde sizin tarafınızdan alışılmadık bir talep geldi. Çiçek göndermek yerine hayvanlara yardım için para gönderilmesini istediniz. Bu fikir kimin fikriydi?
 
— Bu fikir eşim İra’dan çıktı. Genel olarak köpekleri çok seviyoruz, bizim de iki köpeğimiz var. Bunun iyi bir fikir olduğunu düşündük; sosyal bir proje demeyeyim ama hayvanlara destek olmak, onlara yardımcı olmak istedik. Çünkü çiçeklerin hepsini, maalesef, herkesin götürmesi mümkün olmayabilirdi. Ayrıca muhtemelen kısa sürede solacaklardı. Böylece en azından hayvanlara bir miktar yardım etmiş olduk.
 
— Bu, belirli bir barınağa yapılan doğrudan bir yardım mıydı?
 
— Evet, belirli bir barınak seçilmişti. Umarım para onlara ulaşmıştır.
 
— Yani ne kadar para toplandığını bilmiyorsunuz, öyle mi?
 
— Miktarı biliyoruz ama söylemeyeceğim. Katılan herkese teşekkür ediyorum.
 
— Düğün daha çok yeni oldu. Ardından kampa mı gittin? Yani sizin gerçek anlamda bir balayı yapma fırsatınız oldu mu, olmadı mı?
 
— Düğünden sonra birlikte 5-6 günlüğüne Türkiye'ye gittik. Sadece dinlendik, düğünün ardından yaşadığımız duyguları biraz sindirdik. Daha uzun kalmak isterdik ama işi kimse iptal etmiyor.
 
 
Tanışma hikâyesi
 
— Peki, eşiniz İra ile spor salonunda tanışmanızın romantik hikâyesini anlatır mısın? 
 
— Genç takımda oynadığım dönemde orada rehabilitasyon sürecindeydim. Küçük bir sakatlık geçirmiştim. İra da ciddi bir sakatlıktan sonra iyileşme sürecindeydi. Böylece tanıştık. Yanıma geldi ve daha önce aslında hiç konuşmamış olmamıza rağmen “Her şey yoluna girecek, sana inanıyorum” dedi. Benim için o zaman bu oldukça şaşırtıcıydı. Hiç tanımadığım birinin yanıma gelip böyle bir şey söylemesi beni şaşırtmıştı. Sonra her şey böyle başladı.
 
— Onun sakatlıkları da Lokomotiv'de forma giymesine engel olmuştu, değil mi?
 
— Evet. Aslında kalıp devam etme ihtimali vardı ama arka arkaya yaşadığı ağır sakatlıklardan sonra geri dönmesi elbette çok zorlaştı. O da sağlığın her şeyden önce geldiğini anladı.
 
— Şimdi söyleyebilir misin, seni onda asıl etkileyen neydi?
 
— Karizması, iyi kalbi, dürüstlüğü ve açık sözlülüğü. Benim için ideal bir kızda, ideal bir insanda olması gereken her şey onda var. Sanırım bu nedenle birlikteyiz. Umarım öyle devam eder.
 
— Futbol dışında başka hangi ortak ilgi alanlarınız vardı?
 
— Öncelikle hayata bakışımız ve değerlerimiz büyük ölçüde aynı. Bu açıdan birbirimize benziyoruz. Sanırım bizi birbirimize çeken de buydu.
 
— Yanlış hatırlamıyorsam, 2025 yılının ocak ayında birlikte Paris'e gittiniz.
 
— Evet. İkimiz de seyahat etmeyi seviyoruz. En azından ortak bir noktamız var.
 
— Eyfel Kulesi'nde evlenme teklif edeceğini önceden biliyor muydun, yoksa fikir o anda mı aklına geldi?
 
— Tam olarak Eyfel Kulesi'nin üzerinde değil. İlk kez Ocak 2025'te Paris'e gittiğimizde, haritada tesadüfen bir restoran bulmuştum. Meğer Eyfel Kulesi manzaralı bir yermiş. Orada Rusça konuşan bir kadınla tanıştık. Bizi fotoğraf çektirebileceğimiz terasa çıkardı. Daha sonra bir süre geçti ve evlenme teklif etmek istediğime karar verdiğimde, buranın bunun için ideal yer olduğunu düşündüm.
 
— Genel olarak hazırlık süreci heyecanlı mıydı? Birilerine danıştın mı?
 
— Çok fazla danışmadım. Sadece aileme ve arkadaşlarıma söyledim. Özellikle kimse bana tavsiyede bulunmadı. Bu benim kişisel kararımdı.
 
— Ailen ne dedi?
 
— Sadece desteklediler. İra'nın ne kadar harika bir insan olduğunu biliyorlar ve seçimimden hiç şüphe etmiyorlar.
 
— Başka nerelere gittiniz?
 
— 2026 yılının ocak ayında Japonya'ya, Tokyo'ya gittik. Orayı da çok sevdik. Bundan sonra mümkün olduğunca çok seyahat etmeye çalışacağız. Çünkü seyahat etmek ilginç, güzel ve heyecan verici.
 
— Japonya'da seni en çok ne şaşırttı?
 
— Tamamen başka bir hayat, başka bir dünya, farklı insanlar. Her yerin ne kadar temiz olması beni şaşırttı; hiçbir yerde çöp yoktu. Mutfağı da tamamen kendine özgü. Wagyu eti muhtemelen hayatımda yediğim en lezzetli şeydi. Genel olarak çok hoşuma gitti. Maalesef diğer şehirlere gitmeye zamanımız olmadı ama umarım bunu telafi ederiz.
 
Gazeteciler, sosyal medya ve eleştiriler
 
— İra artık medyada tanınan bir isim. Senin imajını takip ediyor mu? Nasıl giyinmen, insanların karşısında nasıl davranman konusunda sana tavsiyeler veriyor mu?
 
— Bunu ona sormak daha doğru olur. Ama genel olarak bu konularda oldukça sakinim. Giyim, moda, insanların karşısına çıkmak gibi konularda ortak noktalarımız var. İra bunları takip etmeyi seviyor. Sanırım benim imajımı da destekliyor. Ben ise kamuoyunda belirli bir imaj yaratmaya çalışmak yerine, hayatta olduğum kişiyle aynı olmaya çalışıyorum. Bu nedenle olağanüstü bir durum yok.
 
— İra'yla yakınlaşmaya başladıktan sonra gazetecilerin saçma veya absürt sorularına karşı yaklaşımın değişti mi?
 
— Gazetecilere karşı genel olarak her zaman hoşgörülüydüm. Bazen aynı sorunun birkaç kez sorulması, daha önce cevap verdiğim bir konunun tekrar gündeme getirilmesi ya da özellikle provoke edilmeye çalışılmak hoşuma gitmiyor. Biraz sinir bozucu olabiliyor ama sonuçta bu onların işi.
 
— En saçma ya da en anlamsız soruyu hatırlıyor musun?
 
— Kimseyi kırmamak için hatırlamak bile istemiyorum. Belki birisi düşünmeden sormuştur, sonuçlarını hesaplamamıştır. Herkes hata yapabilir. Biri bilerek provoke etmeye çalışmış olabilir, bir başkası ise soru üzerinde yeterince düşünmemiş olabilir. Sonradan daha iyi bir soru sorması gerektiğini anlamış olabilir. Bunun da onların işinin bir parçası olduğunu düşünüyorum.
 
Sosyal medya ve eleştiriler
 
— Sosyal medya hayatında ne kadar yer kaplıyor? Orada olup bitenlere ve hakkında yazılanlara ne kadar tepki veriyorsun?
 
— Artık hakkımdaki eleştirileri pek önemsemiyorum. Sosyal medya hesaplarımı kullanıyorum ama İra'nın da aralarında olduğu başka insanlar da bana yardımcı oluyor. Yüzde 100 sosyal medyaya gömülmüş değilim. Benim yüzde 100'üm antrenman ve maçlar. Geri kalanında ruh halime göre hareket ediyorum. Bir şey paylaşmak istersem paylaşırım ama sürekli “Şunu paylaşmalıyım” diye düşünüp beklemiyorum. Bu konuda oldukça sakinim.
 
— Aldığın yorumlar daha çok olumlu mu, olumsuz mu?
 
— Muhtemelen olumlu. Ama olumsuz olanlar da var. Sonuçta ne kadar insan varsa o kadar farklı görüş var.
 
— Kariyerinin başında hakkında yazılan her şeyi okuduğunu söylemiştin. Neden?
 
— Hepsi bir aradaydı. Kendime güvenmiyordum, insanların ne düşündüğünü merak ediyordum, belki birilerinin beni övmesini istiyordum. Genç takımda çok fazla ilgi görmüyorsun. A takıma çıktığında hakkında iyi şeyler yazılmasını istiyorsun. Ama bu oldukça hızlı geçti ve artık bunlara tamamen sakin yaklaşıyorum.
 
— O dönemde eleştirilerden etkileniyor muydun?
 
— Elbette. Bence genç futbolcuların yüzde 80-90'ı yazılanları okuyor ve bundan etkileniyor. Bazı futbolcular ise en başından itibaren “Benim için fark etmez” diyebiliyor. Onlara biraz imreniyorum ama sanırım insanın bunu yaşayarak deneyim kazanması gerekiyor.
 
— Daha deneyimli futbolculardan “Okuma, tepki verme” şeklinde tavsiyeler geldi mi?
 
— Çevremdeki insanlarla bunu konuştuk. Bana okumamamı, tepki vermememi söylediler. Ama bu dönem çok uzun sürmedi. Şimdi bile bazen girip okuyabilirim ama artık bende ne olumlu ne de olumsuz bir tepki yaratıyor.
 
Genç futbolculara tavsiyesi
 
— Büyük futbolda geçirdiğin yaklaşık iki buçuk yılda içsel olarak çok değiştiğini düşünüyor musun?
 
— Evet, öyle olduğunu düşünüyorum. Ama bu konuda hâlâ gelişmem gereken çok şey var.
 
— Artık çok sayıda çocuk ve genç için rol model olduğunun farkında mısın?
 
— Bunu yeni yeni fark etmeye başladım. Kendimi medyada da doğru şekilde ifade etmem, kötü bir örnek oluşturmamam gerektiğini anlıyorum.
 
— Bu senin için zor değil gibi görünüyor.
 
— Sanırım burada yine başlangıçta söylediğim şeye dönmek gerekiyor: Kendim olmaya çalışıyorum. Umarım insanlar bunu duyar. Bence insanın her şeyden önce kendisi olarak kalması gerekiyor.
 
— Bunu gençlere tavsiyen olarak kabul edebilir miyiz?
 
— Evet, sanırım. Benim için ilk ve en önemli şey bu.
 
— Çocukluğundan beri böyle ciddi ve sağduyulu biri miydin?
 
— Bunu yakın çevreme sormak daha doğru olur. Sanırım mümkün olduğunca erken bu noktaya gelmeye çalıştım.
 
— Sanki gençlik hataların bile olmamış gibi. Hiç olmadı mı?
 
— Umarım olmamıştır. Tabii gençlik dönemine özgü bazı küçük, önemsiz şeyler yaşanmıştır ama umarım ciddi bir şey yapmadım.
 
— Yani çocukken yaramazlık da yapmadın mı?
 
— Sanırım her şey ölçülüydü. Çocukken çocuk gibi davranmak gerekir. Ama zaman geçtikçe, insan büyüdükçe daha akıllı, daha olgun, daha sağduyulu olması gerekiyor.
 
Aile, para ve şöhret
 
— Anne-babandan en büyük tepkiyi ne yaptığında aldın?
 
— Daha geçenlerde hatırladım. Bir keresinde Oreho-Zuyevo'da arkadaşlarımla geziyordum, annemle telefonda konuşuyordum ama telefonu kapatmamıştım.
 
— Vedalaşmadan mı kapattın?
 
— Hayır, vedalaşmadım ama kapatma düğmesine de basmadım. Sanırım annem de telefonu bilerek kapatmadı. Ben arkadaşlarımla yürürken küfürlü konuşuyordum. Şimdi hatırlıyorum, babama özellikle bunu anneme anlatmamasını söylemiştim. Sonra kendimi düzelttim.
 
— Yani evde biraz azar işittin.
 
— Annemle bir konuşma yaptık. Babam sanırım olayı öğrenmedi. Belki şimdi öğrenir. Hatalardan iyi bir şey çıkarmaya, ders almaya ve kendimi düzeltmeye çalışıyorum.
 
— Alkol denedin mi?
 
— Denedim. Yalan söylemenin anlamı yok. Buna karşı oldukça rahat bir yaklaşımım var ama her gün içmek gibi bir isteğim yok. Tatilde örneğin bir kadeh prosecco içebilirim. Genel olarak sakinim.
 
— Ciddi paralar kazanmaya başladığında bu seni biraz yoldan çıkarmadı mı?
 
— Para konusunda oldukça sağduyulu olduğumu düşünüyorum. Tabii bazen kıyafet gibi bir şeyler satın alabiliyorum ama yine de bu konuda düşünerek hareket ediyorum.
 
— Şöhret ve tanınırlık seni değiştirdi mi?
 
— Bunu yine çevreme sormak daha doğru. Umarım değiştirmemiştir.
 
— Kendini artık baba olarak hayal edebiliyor musun?
 
— Açıkçası şu anda daha çok futbola, geleceğime odaklanıyorum. Ama hayatın adım adım ilerlemesi gerektiğini düşünüyorum. Her şeyin bir zamanı var.
 
Memlekete dönüşler ve Moskova
 
— Son olarak ne zaman banliyö trenine bindin? Yoksa çocukken yeterince bindin ve artık seni trene bindirmek mümkün değil mi?
 
— Özellikle binmek için gitmem herhalde, çünkü artık arabam var. Ayrıca şimdi Reşuhozu'na kadar ücretli yol da yapıldı, eskisinden çok daha hızlı gidilebiliyor. Banliyö trenine en son sizin meslektaşlarınızla yaptığım bir röportaj sırasında bindim; yine Reşuhozu'na kadar gittik. Gerekirse yine binerim, “Ben trene binmem” diye bir durum yok. Üstelik trenlerde konforun da arttığını düşünüyorum.
 
— Bu banliyö trenleriyle ilgili en güçlü anın ne?
 
— Hem hoş olmayan hem de aynı zamanda hayatımın bir parçası olduğu için güzel bir anı. Moskova'dan banliyölere dönen işçi trenleri çok kalabalık olurdu. Bazen annemle birlikte vagonda değil, giriş bölümünde sıkışık bir şekilde ayakta dururduk. O zamanlar pek rahat değildi. Ama yolun ortalarına doğru insanlar dağıldığında artık rahatça oturup ders çalışabiliyor, hatta ayağımı uzatıp biraz dinlenebiliyordum. Bu nedenle genel olarak hayatımın hatırlamak istediğim güzel bir dönemiydi.
 
Aile ve Oreho-Zuyevo
 
— Şimdi memlekete sık sık gidebiliyor musun?
 
— Maalesef futbol, iş ve Moskova'daki hayat nedeniyle çok sık gidemiyorum. Bu nedenle her dönüşüm benim için ayrı bir anlam taşıyor. Özellikle ailemin yanına gitmek güzel ama zaman nedeniyle çok uzun kalamıyorum.
 
— Ailen hâlâ çalışıyor mu?
 
— Evet, ikisi de kendi işlerinde çalışmaya devam ediyor. Babamla da bunu konuştuk. İnsan bütün hayatı boyunca çalıştıktan sonra bir anda çalışmayı bırakınca zorlanabilir. “Artık çalışmasanız da olur” gibi konuşmalarımız oldu ama onların bunu yapamayacağını anlıyorum. Hayatta bir şeyle uğraşmaları gerekiyor.
 
— Onlara emekli olmalarını mı önerdin?
 
— Doğrudan böyle söylemedim. Belki bir noktada Moskova'ya taşınmalarını söyledim. Ama hâlâ çalışıyorlar ve onları çok iyi anlıyorum.
 
— Moskova'ya taşınmak istemiyorlar mı?
 
— Yavaş yavaş bu konu biraz ilerliyor, belki bir gün olabilir. Ama hayatlarının büyük bölümünü Oreho-Zuyevo'da geçirmişken Moskova gibi bir megakente taşınmanın özellikle psikolojik açıdan zor olacağını düşünüyorum.
 
— Sen kendini artık Moskovalı hissediyor musun?
 
— Sanırım evet. 2017'den, yatılı okula taşındığım zamandan beri hayatımın önemli bir bölümünü Moskova'da geçiriyorum. Bu nedenle artık kendimi başka bir şehirde pek düşünemiyorum.
 
 
Ödüller ve duygusallık
 
— Annen bir keresinde evinizde “ağlama duvarı” dediği bir köşe olduğunu anlatmıştı. Madalyaların, belgelerin ve ödüllerin orada duruyordu. Hâlâ duruyor mu?
 
— Hâlâ duruyor ve sürekli büyüyor. Son ödüllerimi de babam hemen almış. Ben de yeni ödülleri ona götürüyorum. Artık yeni bir raf takması gerektiğini söylüyor.
 
— Genel olarak duygusal, romantik bir insan mısın?
 
— Sanırım evde öyleyim. İnsanların karşısında belki pek belli etmiyorum ama genel olarak evet.
 
— Seni gözyaşlarına kadar duygulandırabilecek şeyler neler?
 
— Çok basit bir film bile beni ağlatabilir. Duygusal bir video, hayattan herhangi bir an... Bir erkeğin de ağlayabileceğini, üzülüp duygularını gösterebileceğini düşünüyorum.
 
Haberler, mutluluk ve kariyer hedefleri
 
— Haberleri takip ediyor musun?
 
— Aslında haberlerle hiçbir zaman çok yakın olmadım. Pek takip etmiyorum, nedense ilgimi fazla çekmiyor.
 
— Dünyada son dönemde yaşananlar sende nasıl duygular yaratıyor?
 
— Sahip olduklarımla yetinmeye, hayattan şikâyet etmemeye alıştım. Şu anda son derece mutluyum. Harika bir ailem, arkadaşlarım, eşim, köpeklerim var. Her anın tadını çıkarmaya çalışıyorum.
 
Beni biraz üzen şey seyahat etmenin eskisine göre çok daha zor hale gelmesi. Önceden Moskova'dan dünyanın neredeyse her yerine uçmak mümkündü. Şimdi daha zor ama çok istendiğinde yine yapılabiliyor. Bunun dışında her şeyin değerini bilmeye çalışıyorum.
 
— Senin için mutluluk ne demek?
 
— Sağlıklı bir aile, anne-baba, arkadaşlar, eşim ve sevdiklerim. Yaş ilerledikçe sağlıktan ve sevdiklerinden daha önemli hiçbir şey olmadığını anlamaya başlıyorum. Herkes sağlıklı ve mutlu olduğunda ben de mutluyum.
 
— Kariyerinin şu ana kadarki gelişiminden memnun musun?
 
— Evet, sanırım memnunum. Her şeyin bir zamanı var.
 
— Bundan sonra neyi başarmak istiyorsun?
 
— Futbol açısından bir gün kendimi yurt dışında denemek istiyorum. Ayrıca Lokomotiv ile bir kupa kazanmak istiyorum. Bazı kişisel hedeflerim, belki rekorlarım da olabilir. Ama bireysel ödüller benim için her zaman ikinci planda. Kendi başarılarımdan çok takımın başarısına sevinirim.
 
Giyim tarzı ve markalar
 
— Stilini takip ediyor musun? Bugün ne giyeceğine nasıl karar veriyorsun? İmajın nasıl oluşuyor? Son dönemde özellikle keşfettiğin markalar veya ürünler oldu mu?
 
— Instagram'a bakıyorum. Karşıma bazı kıyafet ve kombin önerileri çıkıyor. Beğendiğim şeyleri görüyor, kendim için bazı fikirler ediniyorum. Genellikle ne giyeceğime ruh halime ve havaya göre karar veriyorum.
 
— Oldukça fazla kıyafetin var herhalde.
 
— Evet. Şu sıralar markalı ürünlere ulaşmak ne yazık ki daha zor. Üstelik çoğu zaman fiyatları da çok yüksek. Bu nedenle gelişmekte olan Rus yerel markalarını da takip ediyorum.
 
Saatler ve spor ayakkabılar
 
— Bazı futbolcular koleksiyon yapıyor. Örneğin Fedor Smolov saatleri yatırım amacıyla topladığını, daha sonra kârlı şekilde satabildiğini söylüyor. Senin böyle bir ilgin var mı?
 
— Hayır, böyle bir ilgim yok. Eğer o bu işle uğraşıyorsa demek ki gerçekten bu konuya meraklı ve oldukça ilgili. Ben bu konuda sakinim.
 
— Ama spor ayakkabılar konusunda o kadar sakin olmadığını biliyorum. Henüz satın almaya cesaret edemediğin bir çift var mı?
 
— Belki Louis Vuitton ile Air Force'un işbirliği olan model. Şimdilik almaya karar vermedim.
 
— Fiyatı nedeniyle mi?
 
— Evet, öncelikle fiyatı nedeniyle.
 
Futbol, marka anlaşmaları ve moda
 
— Daha önce Nike reklamında oynamak istediğini söylemiştin. Bayern Münih'te oynayan Alphonso Davies gibi bazı futbolcular, forma ile uyumlu krampon seçebilmek için sponsorluk anlaşması imzalamıyor. Bu yaklaşım hakkında ne düşünüyorsun? Maçlarda giydiğin kramponlara ve sahaya nasıl çıktığına dikkat ediyor musun?
 
— Nike reklamında oynamak istediğimi söylerken bunu biraz mecazi anlamda söylemiştim. Daha önce, tüm bu kısıtlamalardan önce Adidas'la sözleşmem vardı. Bu nedenle benim açımdan sorun yok. Davies ise sahada ortaya koyduğu performans sayesinde bunu yapabilecek durumda. Belirli bir tarzı ve yaşam biçimini koruyor. Sanırım şu anda futbol dünyasının en büyük moda ikonlarından biri.
 
18.8.2026
 
 

 

Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
ANKET
Ukrayna krizinin bu yıl içinde çözülme ihtimali sizce nedir?
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved Юридическая информация
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Size daha iyi bir deneyim sunmak için çerezleri ve verileri kullanıyoruz.
Gizlilik politikamızı okumak için tıklayabilirsiniz.

Kabul Et Reddet