RBC’nin Uluslararası Çalışma Örgütü verilerinden derlediği son analiz, Rusya’nın emek verimliliğinde son yirmi yılda yüzde 53’lük artışla ilk 10 ekonomi arasında yer aldığını ancak mutlak seviyede hâlâ ABD ve Almanya’nın yaklaşık yarısı kadar üretim yapabildiğini ortaya koyuyor. Saatlik 44,3 dolarlık katma değer, Rus çalışanını gelişmiş ekonomilerin oldukça gerisinde bırakıyor. Uzmanlar, 2000’li yıllarda petrol gelirlerinin sağladığı rahatlığın ekonomiyi çeşitlenmeye yöneltmediğini, sanayide otomasyonun düşük, yatırımların ise uluslararası hızlı büyüyen ekonomilere kıyasla yetersiz kaldığını belirtiyor.
Analizde, Asya ekonomilerinin dikkat çekici sıçraması ön plana çıkıyor. Çin’in saatlik üretimi 20 yılda 4,5 dolardan 20 dolara yükselirken, Hindistan, Endonezya, Güney Kore, Tayvan ve Tayland yüzde 70’in üzerinde verimlilik artışı kaydetti. Bu başarı, doğrudan yeni teknolojilere geçiş, özel ekonomik bölgeler, yabancı sermaye akışı ve tarımdan sanayi ile hizmetlere hızlı geçiş gibi yapısal dönüşümlerle açıklanıyor. Ancak bu ülkelerin “orta gelir tuzağını” aşmak için ileri teknoloji üretimine geçmeleri gerektiği vurgulanıyor.
Avrupa ülkeleri ise çok daha yavaş ilerliyor. Birleşik Krallık son yirmi yılda yalnızca yüzde 10’luk artış sağlayabilirken, Fransa ve Norveç yüzde 14’te kaldı, İtalya ise neredeyse yerinde saydı. Ekonomistler, düşük yatırım temposu, yaşlanan nüfus, yüksek sosyal harcamalar ve bürokratik yüklerin verimlilik artışını sınırladığını belirtiyor. Aynı dönemde emek verimliliğini yüzde 29 artıran ABD, Avrupa’nın açık biçimde önünde bulunuyor.
Ters yönde ilerleyen kesim ise petrol gelirine dayalı ekonomiler oldu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, incelenen 30 büyük ekonomi arasında verimliliği gerileyen tek iki ülke olarak öne çıktı. Rusya’da ise 2022 sonrası dönemde yaptırımlar, teknolojik erişim zorlukları ve yüksek maliyetli ithalat, büyüme potansiyelini baskılarken, uzmanlar ülkenin emek verimliliğini hızla artırabilmesi için modern sanayi politikalarına, büyük ölçekli yatırım programlarına ve otomasyon-yapay zekâ temelli üretime yönelmesi gerektiğini vurguluyor.