Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
BASINDAN SEÇMELER

2021 Türk-Rus ilişkilerinin seyri

Son yıllarda yaşanan küresel ve bölgesel gelişmelerin, Türkiye ve Rusya arasındaki diyalog ve işbirliğini son derece önemli hale getirdiği belirtiliyor. Uzmanlara göre 2020 yılı, Türk-Rus ilişkileri açısından iyi bir yıl oldu ancak 2021’de Biden hükümetinin politikaları, Ankara-Moskova hattında belirleyici olacak.

2020, Ankara-Moskova arasında diplomatik ilişkilerin yoğun olarak yaşandığı bir yıl oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 8 Ocak’ta TürkAkım Doğalgaz Boru Hattı’nın açılışı için Türkiye’ye gelirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 5 Mart’ta Rusya’ya bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

Bu tarihten sonra Kovid-19’un etkisiyle karşılıklı ziyaretler ertelense de telefon diplomasisi kesilmedi. Türk Dışişleri Bakanlığı’nın açıkladığı bilgilere göre 24 Kasım’a kadar 18 kez Erdoğan-Putin, 17 kez de Çavuşoğlu-Lavrov görüşmesi gerçekleştirildi. İki bakan ayrıca Mevlüt Çavuşoğlu’nun 13 Ocak’taki Moskova ziyareti ve 15 Şubat’taki Münih Güvenlik Konferansı vesilesiyle de bir araya geldi.

İki bakan arasındaki yılın son buluşması ise 29 Aralık’ta, Soçi’de gerçekleştirilen Türkiye-Rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu VIII. Toplantısı oldu.

Küresel ve bölgesel gelişmeler ekseninde iki ülke arasındaki diplomatik görüşmeleri ve 2021’in gündemini uzmanlar, Sputnik için değerlendirdi.

‘Türkiye ve Rusya, en iyi dönemini yaşadı’

Ekonomi ve Dış Politika Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen, Türkiye ve Rusya’nın Astana ile başladığı işbirliği mekanizmasını 2020 yılı içinde başka coğrafyalarda genişlettiğini ifade etti: “İki ülke Libya’da barış süreci için birlikte çalıştılar ama daha da önemlisi Karabağ’da Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ihtilafın sona erdirilmesi ve arkasından iki tarafın kabul edebileceği bir ateşkes kurulması yönünde ortak çalışmada bulundular. Türkiye ve Rusya, Ukrayna ve Kırım konuları gibi bazı noktalarda anlaşamamasına rağmen başka ihtilaf alanlarında ortak hareket edebildiler.”

ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’ya göre ise Türkiye ve Rusya, 2020 yılında, Putin’in iktidara geldiği 2000 yılından bu yana en iyi dönemini yaşadı.

Rus-Türk Toplumsal Forumu Genel Sekreteri, Siyasi Araştırmalar Enstitüsü Genel Müdürü Sergey Markov da 2020 yılında Rus-Türk ilişkilerinin, pozitif eğilimli olduğu görüşünde.

‘Türkiye ve Rusya’nın beraber hareket etmesi gerekir’

Bağcı, 2021’de de karşı karşıya gelmelerden çok yeni işbirliği fırsatlarının öne çıkacağını belirtti ve “Suriye ve Akdeniz gibi konularda iki ülkenin bazı fikir ayrılıkları olabilir ama bunlar iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulmasına neden olmaz” diye ekledi.

EDAM Başkanı Ülgen de 2021 için gözlerin Dağlık Karabağ meselesinde olacağını söyledi. Azerbaycan ile Ermenistan arasında henüz bir barış anlaşması olmadığına dikkat çeken Ülgen, “Bu alanda, Türkiye ve Rusya’nın beraber hareket etmesi gerekir” dedi.

Markov ise iki ülke için 2021’in en önemli görevlerinden birinin kurulan pozitif ilişkilerin daha da kökleşmesini sağlamak olduğunu söyledi.

Biden dönemi, ilişkileri nasıl etkileyecek?

Prof. Dr. Bağcı, “2021 yılı öyle gözüküyor ki hem Amerika’da Biden’ın yönetime gelmesi hem Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik politikaları çerçevesinde Rusya’yı daha da ön plana çıkaracak. Batı, Türkiye’yi Rusya’ya kaptırmama politikası izleyecek” yorumu yaptı.

Türkiye ve Rusya arasında savunma alanındaki işbirliğinin ABD ile Türkiye’nin ilişkilerinin bozulmasına neden olduğunu ifade eden Bağcı, “Bu ilişkilerin bozulmasının mimarı Rusya değil. Türkiye ve Rusya arasındaki iyi ilişkilerin mimarı ABD’dir. Çünkü son olarak CAATSA yaptırımları kapsamında Türkiye’yi hasım ülkeler sınıfına sokması hem NATO içerisinde hem de ikili anlamda AB ile Türkiye arasında önemli bir gerginliğin yaşanmasına neden oldu. 20 Ocak’tan sonra ilişkilerin seyrinin nasıl olacağını hep birlikte göreceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

‘Biden’ın ABD’si ile Türkiye arasında uzlaşıya varılacağını düşünüyorum’

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu da Biden döneminde Türkiye-Rusya ve ABD üçgenindeki ilişkilerin en önemli mihenk taşının S-400 hava savunma sistemi olacağını söyledi. Babüroğlu, şunları kaydetti: “Biden, Trump’ın uyguladığı CAATSA yaptırımlarına bağlı kalacaktır ama yolun sonunda Biden’ın ABD’si ile Türkiye arasında S-400 üzerinde ek yaptırımlar söz konusu olmadan bir uzlaşıya varılacağını düşünüyorum. Bu uzlaşı ortak çalışma grubunun kurulması olabilir.”

Babüroğlu, Türkiye’nin CAATSA yaptırımlarına karşılık vermemesinin yanı sıra Biden’ın ilk kez katılacağı Şubat 2021’deki NATO Zirvesi ve Mart 2021’deki AB Liderler Zirvesi’ne dikkat çekti. Bu zirvelerle birlikte Türkiye’nin ABD ve AB arasındaki buzların eriyeceğini dile getiren Babüroğlu, “Türkiye, Batı ile uzlaşmaya doğru giderken Rusya ile ilişkilerini bozmamalıdır” diye ekledi.

‘Biden hükümeti, Türkiye ve Rusya arasında gerginliği hedefleyecek’

EDAM Başkanı Ülgen’e göre de Biden hükümetinin politikaları, Türkiye ve Rusya arasında gerginlik yaratmaya yönelik olacak. ABD ve NATO’nun Rusya ile ilişkileri gerginleştirmesinin Türkiye’nin Moskova ile ikili düzeydeki ilişkisini de etkileyeceğini söyleyen Ülgen, “Bu sebeple Biden hükümetinin Rusya’ya yönelik politikaları, 2021’de Türkiye-Rusya ilişkileri açısından izlenmesi gereken bir unsur olacak” dedi.

Rus-Türk ilişkileri açısından 2020 yılını, “her şeyden önce Türkiye’nin çok büyük etkinliği ve zaferleri ile hatırlayacağını” ifade eden Sergey Markov, yıl içinde gerçekleşen bazı gelişmelere de dikkat çekti. Markov’un 2020 yılına dair önemli notları şunlar oldu:

Türkiye, Libya’da, Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin yanında yer aldı ve Hafter’in yönettiği Mısır, Suudi Arabistan ve BAE’nin desteklediği Libya Ulusal Ordusu birlikleri üzerinde bir dizi zafer elde etti.
 
Dağlık Karabağ’da Türkiye beklenmedik şekilde aşırı aktifti. Azerbaycan’a askeri uzman ve teçhizat desteği sağlamanın ötesinde, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaşı neredeyse kendi savaşı gibi gördü. Elbette bu zaferlerin devamı olacak. Bildiğim kadarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yıl elde edilen sonuçlardan büyük ilham alarak iki yeni taarruz planlıyor: Biri, Libya’da Hafter’e ve ikincisi de Suriye’de YPG’ye karşı.
 
2020 yılı, Ermeni lobinin Rusya kamuoyundaki çılgınca saldırılarıyla da aklımda kaldı. Ermeni lobisi, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ Savaşı’nı Türkiye ve Rusya arasındaki vekâlet savaşı gibi sunmaya çalıştı.  Fakat Ermeni lobisinin tüm çabalarına rağmen bu bakış açısı ne Rusya kamuoyu ne de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kabul görmedi. Putin bunun Türkiye’nin savaşı olmadığını, Azerbaycan ve Ermenistan arasında bir savaş olduğunu ve Türkiye ile aramızda hiçbir çatışmanın olmadığını net bir şekilde söyledi.

Putin’in sözlerine göre, Ankara ile Moskova arasında karmaşık ama aynı zamanda yapıcı ilişkiler var. Moskova, her zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözüne güvenebileceğinden dolayı çok memnun. Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenilir bir ortak ve çoğu Avrupalı ortağımızdan çok daha iyi.
 
Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi Rusya’da negatif bir şekilde algılandı. Ama aynı zamanda Rusya, böyle bir kararın tamamen Türkiye’nin egemen hakkı olduğunu kabul ediyor. (Turan Salcı, Sputnik)

31.12.2020

Paylaş
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
ANKET
Koronanın esir aldığı hayatımız sizce ne zaman 'normale' dönecek?



©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi