Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
YAZARLAR

İsmail Boy'un yılbaşı izlenimleri: Giderken başka, dönerken başka Rusya...

İlk ziyaretimin üzerinden bugüne kadar tam 22 yılbaşı geçmiş ama bu yılbaşıların hiçbirinde ben bu ülkede bulunamamışım. Oysa bir ülkenin kültürüne çok değer veren biri, o ülkede bazı kutlamaların nasıl yapıldığını da görmeli diye düşünüyorum.

Gerçi kimilerine göre 31 Aralık Rusya?da yeni yeni kutlanmaya başlandı, geleneksel kutlamalar Ruslar için 7 ocak ve 13 ocak tarihleridir ama, her batı ülkesi gibi artık onlar da 31 Aralık gecesi eğlenerek yeni bir yıla girmeyi tercih ediyor.

Şirketimizin yılsonu hesapların yapılması, müşteri ziyaretlerinin tamamlanması ve onlara küçük yılbaşı hediyeleri verilmesi için genellikle her yıl Aralık ayının son haftası Rusya?da olmaya gayret ediyordum. Bu kez eşimin ısrarıyla, uzun süredir Rusya?yı ziyaret etmek isteyen aile dostlarımızla birlikte yılbaşını orada geçirmeye karar verdik.

16 kişilik bir grup gelecekti Rusya?ya. Vize derdinin olmaması bir avantajdı. Gerekli otel ve otobüs organizasyonu yapıldı, heyeti havaalanından almaya gittiğimde ilk sürpriz gelenlerden birinin yıpranmış pasaportu nedeniyle yaklaşık bir saat daha bekletilip sonra bırakmaları oldu. Grup Rusya?nın ilk notunu verdi, ?Komünist iste ne olacak ki!? Bu pasaport ile daha bir hafta önce Yunanistan?a girmişlerdi, orada hiç sorun yaşamamışlardı, vs?.

İkinci sürpriz havaalanından bindiğimiz otobüsle 2,5 saatte vardığımız Kızıl Meydan?da arabadan indiğimizde oldu. Şoför yavaşça yanıma gelip otobüsün içine atılmış kağıt parçalarını göstererek, ?Sizin bu arkadaşlarınız kendi evlerinde de çöpleri yere mi atar?? diye sordu. Bereket versin ki her iki olumsuzluk da Kızıl Meydan?daki yılbaşı ışıklandırmasının güzelliği ve GUM mağazasının muhteşem görüntüsü sayesinde silindi,

Aksam yemeğinde ?Şinok? adlı Ukrayna restoranında gelen hesap, içilen votkaların kalitesini ve yenilen yemeğin nefis tadını birazcık bozdu ama işte bu da Moskova?nın bir gerçeğiydi.

Yemek sonrası yakalandığımız trafik sıkışıklığı az daha gece 23.55 St. Petersburg trenini kaçırmamıza neden olacaktı.

Günün üçüncü sürprizi trene binerken vagonun önünde kondoktörün teker teker bilet ve pasaport kontrolü yaptıktan sonra trene binmemize izin vermesiydi.

Kompartıman ve yataklar hakkında bilgiler verildikten sonra sabah 07.55 de St. Petersburg garına girdiğimizde hava hala aydınlanmamıştı. Üstelik aydınlanmasına da daha iki saatten fazla bir zaman vardı.

Grup artık yavaş yavaş Rusya hakkında bilgi sahibi olduğu için bizi  burada karşılayan otobüsü daha temiz kullandı.

Otele yerleşip biraz dinlendikten sonra çıktığımız şehir turunda özellikle Nevski Prospekt?teki binaların dış cepheleri karşısında bizimkiler şaşkınlıktan dillerini yuttu.  Şehir mimarisi herkesin aklını başından almaya yetti. Hele de bu şehri  bizim ?Deli Petro? dediğimiz ama Rusların haklı olarak  ?Büyük Petro? olarak andıkları kişi tarafından yaptırılmış olduğunu öğrenmek, tarihin bize ne kadar çarpıtılmış olarak verildiğinin küçük bir örneği oldu.

Rusya ile ilişkilerimizde tarihin bize yanlış öğretildiğinin ikinci örneği ?Yengemiz Katerina? hakkındadır. Aslında Baltacı Mehmet Paşa ile, saygın tarihçilere göre aralarında asla olmayan bir buluşma hikâyesi nedense Rus-Türk savaşlarının fantezisi gibi gösterilmektedir. Zaten o iddialarda sözü edilen, Büyük Petro'nun ikinci karısı olan 1. Katerina'dır.  Oysa II. Katerina, kocası III.Petro?nun ölümüyle 34 yıl Çariçe olarak Rusya?ya en parlak dönemlerini yaşatmakla kalmamış , ?Büyük Petro?nun yarım kalan St. Petersburg şehrini de tamamlamıştır.

Müzeleri, sarayları ve kiliseleri gezerken rehberimizin Rusya hakkında verdiği bilgiler gurubumuzu oldukça etkilemişti. Buraya gelmeden önce akıllarındaki Rusya ile karşılaştıkları Rusya arasindaki fark onların bu ülkeye hayranlığına sebep olmuştu. Hele de gruptaki kadınlar daha 1800?lu yıllarda inşa edilen saraylar  ve Çar ailesi için  üretim yapmak üzere kurulmuş olan ?İmperial Porselen? fabrikasının ürünlerini görünce  hayranlıklarını gizleyemediler ve tabi ister istemez  bu fabrikanın şehirdeki  mağazası ziyaret edilip hatıra olarak bazı güzel porselen ürünler satın alındı.

Yılbaşı öncesi gittigimiz yerlerde karsılaştığım insanlara ?S Nastupayishim Novom Godom? diyerek yeni yıllarını kutladığımda yaşlısı, genci hepsi çok mutlu bir şekilde gülerek ayni şekilde karşılık veriyordu.

Yılbaşı gecesi, kaldığımız oteldeki, diğer büyük batı şehirlerindekileri aratmayan yemekli eğlenceye katildik ama saat 24.00 e gelirken araç trafiğine kapatılan Nevski Caddesi üzerine kurulu sahnedeki eğlencelere Rus halkıyla birlikte katildik. Saat tam 24.00?u gösterirken atılan rengarenk havai fişeklerin altında,   caddedeki Ruslar gibi süpermarketten aldığımız Rus şampanyalarımızı patlatıp yeni yıla girdik.

Herkes son derece neşeliydi. Ellerinde içki şişeleriyle, aldıkları alkole rağmen o kalabalıkta kimse kimseyi rahatsız etmiyordu. Aklıma her yılbaşı gecesi bizim Taksim?de yaşanan rezaletler geldi. Grubumuza hatırlattım, herkes bizde de buradaki kadar çok alkol tüketilmesi halinde yaşanabilecekleri düşünüp ürktü. Neyse ki bu yılbaşı benzer durumlar yaşanmadığı haberlerini aldık.

Ertesi sabah Nevski Prospekt temizlenmiş ve trafiğe tekrar açılmıştı. Yeni yılın ilk günü sebebiyle çoğu işyerleri saat 15.00?e kadar kapalıydı ancak grubu şaşırtan asıl nokta bazı işyerlerinin ve devlet kuruluşlarının 10 Ocak tarihine kadar tatil olmasıydı.

Dönüş yolunda kimse artık Rusları küçümseyen cümleler kurmuyordu. Keşke dedim, Ruslar, SSCB yıkıldıktan sonra dünyaya açılmadan önce kendi tarihlerini Dünyaya tanıtıp sonra insanlarını yurtdışına bıraksaydı?

Paylaş
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
ANKET
2020 sonunda dolar kurunun kaç ruble olacağını tahmin ediyorsunuz?



©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi