Sürpriz anlaşma: Oyunu değiştirir mi, yara bandı mı?
ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının dünya piyasalarına arz edilmesi konusunda vardığını açıkladığı anlaşmanın yankıları sürüyor. Trump'ın Kongre seçimleri öncesi durumunu düzeltmek için "acil bir hamle" yaptığı yorumları ABD'de öneöıkarken, Moskova'da ise bunun Kremlin için önemli bir siyasi başarı olduğunun altı çiziliyor.
CNN'e konuşan Pickering Energy Partners’ın baş analisti Dan Pickering, Trump’ın açıkladığı miktarların yıl sonuna kadar küresel dizel arzını yalnızca yaklaşık %5-6 artıracağını belirterek, “Bu yardımcı olur ancak küresel dizel piyasalarında oyunu değiştirecek bir gelişme değil” değerlendirmesini yaptı. Pickering ayrıca Trump’ın miktarları varil yerine ton olarak açıklamasına dikkat çekerek, “Ton rakamı genel gözlemciye daha büyük görünüyor. Bu, oyunu değiştirmekten çok siyaset” dedi.
Eurasia Group’un Enerji, İklim ve Kaynaklar ekibinden analist Gregory Brew ise Rusya’nın gerçekten dizel tedarik etmesi halinde bile bunun piyasaya etkisini “sadece bir yara bandı” olarak nitelendirdi ve Putin’in anlaşma karşılığında Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmasını bekliyor olabileceğini savundu.
Rusya’dan gelen değerlendirmelerde de anlaşmanın küresel fiyatlar üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağı görüşü öne çıktı.
Ulusal Enerji Güvenliği Fonu Genel Müdürü ve Finans Üniversitesi profesörü Konstantin Simonov, Trump’ın açıkladığı 300 bin ton ve ardından 500 bin tonluk ilk sevkiyatların iki aylık dönem için küresel piyasa açısından “hiçbir şey” ifade etmediğini savundu. Simonov, Rusya’nın 2025’te dış pazarlara 30 milyon tondan fazla dizel ihraç ettiğini hatırlatarak, “Eğer Trump gerçekten ABD’de dizelin fiyatının düşmesini isteseydi, İran’la anlaşmaya vardığını ve Hürmüz Boğazı’nı açtığını açıklayabilirdi. İşte o zaman fiyatlar gerçekten düşerdi” dedi.
Simonov ayrıca ABD Hazine Bakanlığı’nın dünya piyasalarına Rus dizeli ihracatına izin vermesinin Moskova açısından sanıldığı kadar önemli olmadığını, yaptırım uygulamayan ülkelerin zaten Rus dizeli satın alabildiğini belirtti. Rus uzmana göre asıl kazanç, mevcut durumda uluslararası piyasalarda yüksek olan dizel fiyatları sayesinde Rus petrol şirketleri ve bütçenin elde edeceği ek gelir olacak.
ABD’li eski yetkililer ise anlaşmanın yalnızca fiyatlar açısından değil, Rusya’ya uygulanan yaptırımların güvenilirliği bakımından da sonuçları olabileceğini belirtiyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nda yaptırım politikalarından sorumlu eski başkoordinatör yardımcısı Richard Nephew, “Mesajı ve daha geniş yaptırım rejimine verdiği zarar çok önemli” diyerek, Washington’ın ekonomik gerekçelerle Rusya’ya yaptırım kolaylığı sağlarken başka ülkelerin benzer gerekçeler ileri sürmesini nasıl engelleyebileceğini sorguladı.
Eski bir üst düzey Dışişleri Bakanlığı yetkilisi ise Putin’in açıklanan miktarlardaki dizeli gerçekten tedarik edip edemeyeceğinden bağımsız olarak Moskova’nın şimdiden istediği sonucu elde etmiş olabileceğini savundu. Yetkiliye göre Putin, Trump’ın anlaşmayı seçimler öncesinde ekonomik bir başarı olarak görmesini ve bunun piyasalarda etkili olmasını sağlamış durumda.
Trump’ın beklentileri ile piyasa göstergeleri arasında da fark bulunuyor. Trump, Rus dizelinin arzıyla birlikte fiyatların “rekor rakamlarla ve hızla” düşeceğini söylerken, enerji analistleri bunun gerçekleşmesi için Rusya’nın aylardır yürürlükte olan dizel ihracat yasağını fiilen tersine çevirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Öte yandan cuma günü dizel vadeli işlemleri yaklaşık %4 geriledi.
Eurasia Group analisti Brew, Rusya’nın ihracata dönmesi halinde bunun kısa vadede bir miktar rahatlama sağlayabileceğini, ancak temel piyasa dengesini değiştirmeyeceğini belirtti. Simonov da Rusya’nın dizel ihracatının kasım-aralık döneminde zaten yeniden başlamasının beklendiğini ve petrol şirketlerinin uzun süredir ihracat yasağının kaldırılmasını istediğini söyledi.
Komsomolskaya Pravda’daki analize göre, Vladimir Putin ile Donald Trump arasındaki telefon görüşmesi, Ukrayna savaşı açısından yeni bir belirsizlik yaratırken enerji alanında önemli bir anlaşmanın önünü açtı. Gazete, görüşmenin ardından Rusya’nın ABD ve dünya piyasalarına dizel tedarik etmesi konusunda mutabakata varılmasını ve Washington’ın Rus dizeline yönelik bazı yaptırımları 7 Nisan 2027’ye kadar kaldırmasını öne çıkarıyor. Analizde, Trump’ın 3 Kasım’daki Kongre seçimleri öncesinde yakıt fiyatlarını ve enerji piyasasını önemsemesi nedeniyle anlaşmaya ihtiyaç duyduğu savunulurken, Moskova Borsası’nın görüşmenin ardından 2.400 puanın üzerine çıkarak yükselmesi de piyasanın anlaşmayı olumlu karşıladığı şeklinde yorumlanıyor.
Gazetenin analizinde, görüşmenin Ukrayna açısından asıl önemli sonucunun barış görüşmelerinin yeniden başlamasının ertelenmesi olduğu savunuluyor. Uşakov’un açıklamalarına dayandırılan değerlendirmede, Moskova’nın Kiev’in Rusya’daki seçimleri hedef alan saldırılarla müzakere sürecinin yeniden başlatılmasını engellediği görüşünü Trump’a aktardığı ve Putin’in “Şimdi bu görüşmeleri ne zaman yeniden başlatabileceğimizi düşüneceğiz” mesajını verdiği belirtiliyor.
Komsomolskaya Pravda ayrıca dizel anlaşmasının Rusya açısından ekonomik getirinin yanı sıra siyasi bir sonuç da doğurduğunu, bundan böyle Rus rafinerilerine yönelik Ukrayna saldırılarının Washington’la yapılan anlaşmayı doğrudan etkileyebileceğini ileri sürüyor.
Analiz, Putin’in Trump’a Rusya’nın savaş hedefleri konusundaki tutumunun değişmediğini ancak diplomatik çözümden vazgeçmediğini aktardığını hatırlatarak, Moskova’nın müzakereleri aceleye getirmek yerine sahadaki gelişmeleri bekleyebileceği yorumunu yapıyor.
10.10.2026

Реклама