Perde arkası: Hayali KDV ağına bulaşan şirketleri ne bekliyor?
Rusya’da ortaya çıkarılan 1,2 trilyon rublelik “hayali KDV” ağına ilişkin soruşturma derinleştikçe, en büyük riskin bu sistemle çalışan gerçek şirketlere yöneldiği belirtiliyor. RBC’nin haberine göre vergi otoriteleri zincirdeki teknik firmalar yerine, tahsilat yapılabilecek “esas şirketleri” hedef alıyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, sahte işlemlere doğrudan dahil olmasa bile bu ağla bağlantılı şirketlerin vergi borcu, para cezası ve hatta ceza davalarıyla karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.
Soruşturma kapsamında ortaya çıkarılan yapı, Rusya’daki en büyük “kağıt üstünde KDV” organizasyonu olarak değerlendiriliyor. Güvenlik birimleri ile vergi idaresinin ortak çalışması sonucunda yaklaşık 4 bin 800 şirketten oluşan ağın, 2023–2025 döneminde yaklaşık 40 bin müşteriye sahte vergi indirimi sağladığı belirlendi. RBC’nin aktardığına göre sistemin yönetim kararları Moskova’da alınırken, teknik altyapının bir bölümünün Avrupa Birliği ülkelerindeki sunucular üzerinden yürütüldüğü tespit edildi.
Ağın perde arkasında ise organize bir yapı dikkat çekiyor. Soruşturma bulgularına göre yüzlerce şirket aynı adreslerde kayıtlı gösterildi. Ayrıca 190 şirkette yönetici olarak görünen yaklaşık 100 kişinin cezaevinde bulunduğu ortaya çıktı. Bu durum, söz konusu kişilerin kimliklerinin “paravan yönetici” olarak kullanıldığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu tür detaylar, sistemin profesyonel şekilde kurulmuş bir suç ağı olduğunu ortaya koyuyor.
Şemanın işleyişi ise klasik bir vergi kaçınma modeline dayanıyor. Gerçek şirketler, gerçekte gerçekleşmeyen mal veya hizmet alımları için sahte faturalar düzenliyor. Bu sayede KDV yükümlülükleri kağıt üzerinde düşürülüyor, aynı zamanda kâr azaltılarak vergi matrahı daraltılıyor. Bazı durumlarda bu mekanizma nakit para üretimi için de kullanılıyor. İnşaat, dağıtım, temizlik, yakıt gibi sektörlerin sistemin başlıca kullanıcıları arasında yer aldığı ifade ediliyor.
Müşteri ağı ise büyük ölçüde kapalı devre çalışıyor. RBC kaynaklarına göre şirketler bu tür hizmetlere çoğunlukla darknet üzerinden ya da referans yoluyla ulaşıyor. Yeni müşterilerin mevcut kullanıcılar tarafından sisteme dahil edilmesi, yapının güvene dayalı bir şekilde genişlediğini gösteriyor. Sunulan hizmetler için alınan komisyonun işlem tutarının yüzde 2 ile yüzde 20’si arasında değiştiği belirtiliyor.
RBC'ya göre soruşturmanın ilerleyen aşamalarında şirketler için ciddi yaptırımlar gündeme gelebilir. Vergi otoriteleri, işlemlerin gerçekliğini kanıtlayamayan şirketlere ek vergi, gecikme faizi ve yüzde 40’a varan cezalar uygulayabiliyor. Ayrıca savcılık, “anti-sosyal işlem” kapsamında tüm işlem tutarının devlete geçirilmesini talep edebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, söz konusu ağın yalnızca yasa dışı gelir yaratma aracı olmadığını, aynı zamanda geniş bir şirket kitlesi için ciddi bir finansal ve hukuki tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
17.6.2026

Реклама