Zelenskiy: "ABD bize 15 yıllık güvenlik garantisi önerdi"
Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonu. Son gelişmeler:
15 Şubat Pazar
- Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı açıklamada, ABD'nin Kiev’e 15 yıllık güvenlik garantileri önerdiğini, ancak Ukrayna’nın bu sürenin 20–30 yıla uzatılmasını istediğini söyledi.
Zelenskiy, Kiev’in Rusya ile süren çatışmaların bu yıl sonuna kadar sona ermesini istediğini söyledi.
Zelenskiy, Cenevre’de yapılması planlanan Rusya-Ukrayna-ABD görüşmelerinde olası bir ateşkes halinde izleme misyonunun işleyişinin ve enerji altyapısına yönelik karşılıklı saldırıların
durdurulmasının ele alınacağını da belirtti.
Ukrayna lideri ayrıca ülkenin en yeni uzun menzilli silahları arasında yer alan Flamingo füzelerinin üretim hatlarından birinin Rus saldırısı sonucu imha edildiğini söyledi. Zelenskiy, bu füzelerin zaten sınırlı sayıda üretilebildiğini belirterek, büyük bir üretim hattının füze saldırısıyla yok edildiğini, olayın bir süre önce gerçekleştiği için şimdi kamuoyuyla paylaşabildiğini ifade etti ve üretimin başka bir noktaya taşındığını kaydetti.
- Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Marta Kos, Münih Güvenlik Konferansı kapsamında yaptığı açıklamada, mevcut prosedürle Avrupa Birliği’ne Ukrayna’nın 2027 yılında katılmasının mümkün olmadığını söyledi.
Kos, buna karşın üyelik sürecinin jeopolitik koşullar nedeniyle değiştirilmesi gerektiğini vurguladı ve Ukrayna’nın katılımını bir genişleme değil, “Avrupa’nın birleşmesi” olarak niteledi.
Daha önce Zelenskiy, Kiev’in 2027’ye kadar üyeliğe teknik olarak hazır olması gerektiğini savunmuştu. Berliner Zeitung’un aktardığına göre Zelenskiy, aksi halde sürecin bazı Avrupalı aktörler üzerinden engellenebileceğini öne sürmüştü. Öte yandan Macaristan Başbakanı Viktor Orban, AB üyeliğinin aday ülkelerin değil, üye devletlerin belirlediği liyakat esaslı bir süreç olduğunu söyleyerek Ukrayna’nın katılımına karşı çıkıyor.
- Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada, ABD’nin Ukrayna krizine ilişkin müzakerelerde başat rol üstlenmesini eleştirdi. Sikorski, ABD’nin artık Ukrayna’ya verilen askeri desteğin ana yükünü taşımadığını, mali bedeli esas olarak Avrupa ülkelerinin ödediğini ve bu nedenle AB’nin masada yer alması gerektiğini söyledi.
Sikorski, "Amerika Birleşik Devletleri’nin, esas askeri yardımı sağladığı dönemde bu görüşmelerde lider rol üstlenmesi doğaldı. Ancak özellikle Amerikalı dostlarımızın şunu bilmesini isterim: Şu anda bu savaşın bedelini biz ödüyoruz. ABD’nin yardımı neredeyse sıfıra yakın" dedi.
Sikorski, Ukrayna’ya giden silahların finansman yapısının değiştiğini belirterek şöyle devam etti:
"Biz, Ukrayna’ya teslim edilmek üzere Amerikan silahlarını satın alıyoruz. ABD’den bu yönde doğrudan sevkiyat yok. Kongre’de de yeni yardım paketinin kabul edilmesine dair bir perspektif görünmüyor." (Sputnik)
- RBC'nın aktardığı habere göre İngiltere, Fransa, Almanya, İsveç ve Hollanda, yaptıkları ortak açıklamada, laboratuvar incelemelerine dayanarak Aleksey Navalnıy’nın ölümüne güney Amerika kökenli bir ağaç kurbağasından elde edilen epibatidin adlı zehrin yol açmış olabileceğini öne sürdü. Söz konusu maddenin güçlü bir nörotoksin olduğu ve yüksek olasılıkla ölüm nedeni sayıldığı belirtildi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova ise bu iddiaları “Batı’nın kendi sorunlarından dikkat saptırmaya yönelik bir bilgi sızıntısı” olarak niteledi. Zaharova, somut analiz sonuçları ve kimyasal formüller sunulmadıkça yapılan açıklamaların ciddiye alınamayacağını savunarak, konunun daha önce de benzer şekilde gündeme getirildiğini ve siyasi amaçlarla kullanıldığını söyledi.
Aleksey Navalnıy, Rusya’da aşırılıkçı ve terör listesine dahil edilmişti.
- Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı açıklamada, Rusya’dan petrol alımı konusunda ABD'ye verilen taahhütlere rağmen Yeni Delhi’nin stratejik özerkliğini koruyacağını söyledi.
Jaishankar, enerji şirketlerinin erişilebilirlik, maliyet ve riskleri kendi başlarına değerlendirdiğini vurgulayarak, enerji piyasasının son derece karmaşık olduğunu ve Hindistan’ın bu alanda uzun vadeli stratejik planlama doğrultusunda hareket etmeye devam edeceğini ifade etti.
- Rusya Dışişleri Bakanlığı, Azerbaycan tarafının Kiev’deki Azerbaycan Büyükelçiliği’nin bilerek hedef alındığı yönündeki açıklamalarını gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle reddetti.
Bakanlık, Azerbaycan’a daha önce gerekli açıklamaların yapıldığını ve elçilik binalarındaki hasarın büyük olasılıkla Ukrayna hava savunma sistemlerinin hatalı çalışması sonucu meydana geldiğini belirtti. Moskova, Rus ordusunun yalnızca askeri ve savunma sanayisine ait hedefleri vurduğunu ve diplomatik temsilciliklerin bulunduğu noktaların dikkate alındığını savundu.
Öte yandan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı açıklamada, Kiev’deki elçilikte meydana gelen hasarlar nedeniyle Rusya ile birçok kez temasa geçtiklerini söyledi. Aliyev, Azerbaycan’ın Rus tarafına diplomatik temsilciliklerin koordinatlarını ilettiğini ve konunun hem dışişleri bakanlıkları hem de devlet başkanlığı düzeyinde ele alındığını ifade etti.
- Rusya Devlet Başkanı Putin, İran İslam Devrimi'nin 47. yıl dönümü dolayısıyla İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a gönderdiği kutlama mesajında, İran’ın egemenliğini, yasal çıkarlarını koruma ve ülkenin güvenliğini sağlama çabalarını Rusya'nın desteklediğini belirtti.
İran Cumhurbaşkanlığı Basın Servisi tarafından yayımlanan mesajda şu cümleler yer aldı:
"Rusya İran'ın egemenliğini, yasal çıkarlarını koruma ve ülkenin güvenliğini sağlama çabalarını, mevcut uluslararası durumun zorlukları göz önüne alındığında desteklemektedir." (Sputnik)
- Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı açıklamada, Avrupa olmadan Rusya ile Ukrayna arasında kalıcı barış ve güvenlik garantilerinin mümkün olmadığını söyledi.
Barrot, Avrupa’nın Ukrayna’ya neredeyse tüm desteği sağladığını hatırlatarak, bu nedenle Paris’in gerektiğinde Moskova ile doğrudan temasları dışlamadığını vurguladı ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da Avrupa’nın barış, yaptırımların kaldırılması, yeniden inşa ve güvenlik garantilerinde kilit rol oynadığı görüşünü paylaştığını aktardı.
- Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Zelenskiy’nin Münih’teki konuşmasında “Viktor’un ordudan çok kendi göbeğini düşündüğü” imasına sert yanıt verdi.
Orban, “Sevgili Vladimir” diye başladığı mesajında tartışmanın kişisel polemiklerden değil, Macaristan’ın, Ukrayna’nın ve tüm Avrupa’nın geleceğinden ibaret olduğunu savunarak, bu nedenle Kiev’in Avrupa Birliği’ne üye olamayacağını ifade etti.
- Rus doğalgaz devi Gazprom, Almanya’nın yer altı depolama tesislerindeki doğalgaz seviyesinin yüzde 25’in altına düştüğünü belirtti. Gazprom, Alman depolarındaki doğalgaz rezervlerine ilişkin rakamları açıkladı.
Şirketin açıklamasında, “Gas Infrastructure Europe’tan (Avrupa Gaz Altyapısı Birliği) alınan bilgilere göre, 12 Şubat itibarıyla Almanya'nın yer altı depolama tesislerinde gaz rezervlerinin yüzde 25'inden azı kaldı. Bu, söz konusu dönem için tüm gözlem tarihinin en düşük doluluk oranı oldu” ifadesine yer verildi.
Alman depolarında kış için hazırlanan tüm gazın tükendiğini açıklayan Gazprom, şimdi önceki yıllara ait rezervlerin kullanıldığını belirterek, “Alman terminallerine sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikindeki aksamalar durumu daha da kötüleştiriyor” dedi. (Sputnik)
- Finlandiya Savunma Bakanı Antti Häkkänen, ülkenin AB ve Avrupa Ekonomik Alanı dışından gelen yabancıların yaptığı gayrimenkul alımlarına geçmişe dönük olarak müdahale edilip edilemeyeceğinin incelendiğini söyledi.
Yle’nin aktardığına göre bu adımın gerekçesi ulusal güvenliğin güçlendirilmesi olarak açıklanırken, tartışmanın merkezinde özellikle son 20 yılda Rus vatandaşlarının yaptığı alımlar yer alıyor.
Finlandiya’da 2025 yazında Rusya ve Belarus vatandaşlarının gayrimenkul satın almasını yasaklayan düzenleme yürürlüğe girmiş, daha önce de savunma bakanlığına bu tür işlemleri engelleme yetkisi tanınmıştı.
14 Şubat Cumartesi
- Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisi üzerinde baskı oluşturduğunu açık biçimde dile getirdi.
Münih Güvenlik Konferansı sonrasında soruları yanıtlayan Zelenskiy, gazeteci Christiane Amanpour’un Trump’ın “harekete geçmesi gerektiği” yönündeki sözlerini hatırlatması üzerine, “Evet, bunu biraz hissediyorum” dedi.
Zelenskiy, bu sözleri söylerken salondaki gülüşmelere de atıfta bulunarak, “Amerikan tarafindan, özellikle Başkan Trump’tan gelen bazı sinyaller var. ‘Uzlaşma zamanı geldi, bazı adımlar atmalısınız’ diyorlar” ifadelerini kullandı.
Zelenskiy, Washington’un tutumunu tamamen reddetmediğini, ancak baskının sınırlarının da farkında olduğunu vurguladı. “Bu mesajları anlıyorum. Belki de Başkan Trump, İsviçre’de yapılacak üçlü görüşmeler öncesinde ortamı hazırlamaya çalışıyor” diyen Zelenskiy, 17–18 Şubat’ta Cenevre’de planlanan ABD-Ukrayna-Rusya temaslarına işaret etti.
The New York Times’ın haberlerine değinen Ukrayna lideri, ABD’nin Kiev’e Moskova’ya kıyasla daha fazla baskı uyguladığını düşündüğünü de ima ederek, “Yine de bizim görevimiz, ABD’nin bu sürecin içinde kalmasını sağlamak. Bu Ukrayna için hayati önemde” değerlendirmesinde bulundu.
- ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Münih Güvenlik Konferansı’ndaki konuşmasında Ukrayna’daki müzakerelere dair “iyi” ve “kötü” haberleri açıkladı.
Rubio, “Kötü haber şu ki, anlaşmazlıkların listesi artık yanıtlanması en zor sorulara indirgenmiş durumda ve bu başlıklarda hâlâ yoğun çalışma gerekiyor” dedi. Buna karşın sürecin ilerlediğini vurgulayan Rubio, “İyi haber ise bu savaşı sona erdirmek için çözülmesi gereken konuların sayısının ciddi biçimde azalmış olması. Bu gerçekten iyi bir gelişme” ifadelerini kullandı ve Washington’un çözüm için elinden geleni yapmaya devam ettiğini söyledi.
Rubio, bir moderatörün, Washington’un Moskova’nın müzakereleri oyalayıp oyalamadığını düşünüp düşünmediği yönündeki sorusuna Rubio, “Rusya’nın savaşın sona ermesi konusunda ne kadar ciddi olduğunu bilmiyoruz” yanıtını verdi.
Rubio, Ukrayna’nın kabul edeceği ve Rusya’nın onaylayacağı bir barış anlaşmasına ulaşılıp ulaşılamayacağının da net olmadığını belirtti.
- Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı açıklamada Ukrayna’daki askeri çatışmaya ilişkin diyalog kapısının “nihayet açıldığını” belirterek, kalıcı barış için “çatışmanın kök nedenlerinin ortadan kaldırılması” çağrısında bulundu. RIA Novosti’nin aktardığına göre Wang Yi, tüm tarafları bu fırsatı değerlendirmeye davet ederek “kapsamlı, uzun vadeli ve bağlayıcı bir barış anlaşmasına ulaşılması gerektiğini” söyledi. Avrupa’ya da kendi barış önerilerini ortaya koyma çağrısı yapan Çinli bakan, Pekin’in Ukrayna’da diplomatik çözümden yana tutumunu yineledi.
- İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Münih Güvenlik Konferansı’ndaki konuşmasında "Rusya’nın Ukrayna’daki savaşla saldırganlığa eğilimli olduğunu" savunarak Avrupa’ya sert bir uyarıda bulundu.
Starmer, “Dünya liderleri defalarca başka ülkelerdeki çatışmalara sırtını döndü ve ancak doğrudan tehdit ortaya çıktığında silahlandı. Bu kez farklı davranmalıyız” dedi.
Ukrayna’da bir barış anlaşması sağlansa bile Avrupa’nın tam anlamıyla güvende olmayacağını belirten Starmer, “Saldırgana karşı koyabilecek durumda olmalıyız ve gerekirse mücadele etmeye hazır olmalıyız, insanlarımızı, değerlerimizi ve yaşam tarzımızı korumak için ne gerekiyorsa yapmalıyız” ifadelerini kullandı.
Avrupa’yı “uyuyan bir dev” olarak tanımlayan İngiliz lider, kıtanın ekonomisinin Rusya’dan on kattan fazla güçlü olduğunu ancak parçalı yapı ve verimsizliğin bu gücün etkisini azalttığını da sözlerine ekledi.
- ABD Başkanı Donald Trump, Moskova’nın barış anlaşmasına hazır olduğunu yineleyerek Ukrayna’ya çağrıda bulundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, “Rusya bir anlaşma yapmak istiyor ve (Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy) harekete geçmeli. Aksi halde çok iyi bir fırsatı kaçırır, adım atması gerekir” dedi.
Trump, Washington’un Kiev’den yaz aylarına kadar somut ilerleme beklediğini ima ederek, sürecin uzamasının Ukrayna açısından riskler barındırdığını savundu.
Daha önce Ukraynalı ve Batılı yetkililer, Financial Times’a verdikleri demeçte, Kiev’in 2026 baharında başkanlık seçimleri ve Rusya ile olası barış anlaşmasına ilişkin bir referandum düzenlemeye hazırlandığını öne sürmüştü. Buna karşılık Volodimir Zelenskiy bu iddiaları yalanlayarak, “Seçimler ancak gerekli tüm güvenlik garantileri sağlandığında yapılabilir” açıklamasını yaptı.
- Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin basın sözcüsü Sergey Nikiforov, bugün Zelenskiy’nin ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya geleceğini açıkladı.
Interfax-Ukrayna’nın aktardığına göre görüşme, her iki ismin de katıldığı Münih Güvenlik Konferansı kapsamında Münih’te yapılacak.
- Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Politico’ya verdiği söyleşide, ABD’nin baskısı altında Kiev’in zaten ciddi tavizler verdiğini söyledi. Münih Güvenlik Konferansı sırasında konuşan Zelenskiy, “Amerikan tarafindan, Başkan Donald Trump’tan bazı sinyaller geliyor. ‘Uzlaşma zamanı geldi, bazı adımlar atabilirsiniz’ diyorlar. Biz çok sayıda uzlaşmaya gittik" dedi.
Zelenskiy, ABD’nin baskısıyla Ukrayna’nın ön koşulsuz ateşkesi kabul ettiğini, ancak bu önerinin Rusya tarafından reddedildiğini de vurguladı.
- Rusya’nın 17 Şubat’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacak üçlü müzakere turuna en az 15 kişilik bir heyetle katılacağı bildirildi.
TASS’ın kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, heyette Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin ile Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev de yer alacak. Rus delegasyonuna, Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskiy başkanlık edecek.
Daha önce Abu Dabi’de yapılan görüşmelerde askeri ağırlıklı bir kadro görev alırken, Cenevre’de diplomasi ve ekonomi başlıklarının öne çıkabileceği, heyet kompozisyonundaki değişiklikle birlikte müzakere gündeminin de genişleyebileceği değerlendiriliyor.
- Reuters’ın aktardığına göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner, 17 Şubat’ta Cenevre’de Rusya ve Ukrayna temsilcileriyle yapılacak üçlü görüşmelere katılacak.
Reuters kaynaklarına göre Witkoff ve Kushner aynı gün İranlı yetkililerle de temaslarda bulunacak. Görüşmelerde arabuluculuk rolünü İran üstlenecek. Günün ikinci yarısında ise iki isim, Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne odaklanan üçlü toplantıda yer alacak.
- Bloomberg’in iddiasına göre Rusya, Ukrayna’daki savaşın sona ermesinin ardından ABD ile ekonomik ilişkileri yeniden başlatmayı hedefleyen kapsamlı bir plan hazırladı. Bloomberg’e göre Kremlin tarafından kaleme alınan yedi maddelik üst düzey bir memorandumda, enerji, havacılık, doğal kaynaklar ve yüksek teknoloji gibi alanlarda Washington ile işbirliğine açık olunduğu belirtiliyor.
Belgede, Ukrayna krizinin çözümünün ardından iki ülkenin ekonomik çıkarlarının kesişebileceği başlıklar sıralanırken, planın kamuoyunda “Kirill Dmitriyev Planı” olarak anıldığı ifade ediliyor.
Daha önce Volodimir Zelenskiy, bu planın toplamda 12 trilyon dolar değerinde anlaşmaları kapsayabileceğini dile getirmişti. Söz konusu planın mimarı olarak gösterilen Kirill Dmitriyev ise Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nun başında bulunuyor ve geçmişte Rusya ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin normalleşmesine yönelik girişimleriyle tanınıyor.
- Kremlin Sözcüsü Peskov, Rusya’nın ABD’ye ekonomik iş birliği teklif ettiğini ve konunun gizlisi saklısı olmadığını da açıkladı.Peskov, Bloomberg’in Washington’a iletildiği belirtilen ve ekonomik etkileşime ilişkin teklifi konu alan haberini bu şekilde değerlendirdi. Ajans, sunulan konsepti “Kirill Dmitriyev planı” olarak nitelendirmişti. Haberde, ortak girişimler kurulması ve ödemelerde dolar kullanılması ihtimaline de yer veriliyor.
- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Münih Güvenlik Konferansı’ndaki konuşmasında, Ukrayna’daki çatışmayı bitirmek için Rusya’ya taviz verilmemesi gerektiğini söyledi.
Macron, “Başkan Trump’ın kalıcı ve sağlam bir barış için yürüttüğü müzakereleri tamamen destekliyorum. Buna yaklaştığımıza inanmak isterim. Ama Rusya'nın amacı açıkça Ukraynalıları dondurarak teslim olmaya zorlamak. Bunun cevabı Rusya’nın taleplerine taviz vermek olamaz, baskıyı artırmak gerekir” dedi.
Macron ayrıca, olası bir uzlaşmadan sonra bile Avrupa’nın “sınırlarında hâlâ agresif bir Rusya ile” yaşamayı öğrenmek zorunda kalacağını belirterek, kıtanın savunma, teknoloji ve riskleri azaltma alanlarında daha bağımsız bir jeopolitik güç haline gelmesi gerektiğini vurguladı.
- Belgorod’da düzenlenen roket saldırısında iki kişi hayatını kaybetti, üç kişi yaralandı. Belgorod Valisi Vyaçeslav Gladkov, Telegram kanalından yaptığı açıklamada saldırının bir altyapı tesisini hedef aldığını bildirdi.
Saldırı sonucu enerji altyapısında ciddi hasar meydana geldi. Elektrik, ısınma ve su kesintileri yaşanırken, üç apartmanda camlar kırıldı, cepheler zarar gördü. Park halindeki bazı araçların da hasar aldığı belirtildi.
- Avrupa ülkeleri Rusya ile bağlantılı olduğu öne sürülen “gölge filo” tankerlerine yönelik daha sert adımlar atılmasını tartışıyor.
Bloomberg kaynaklarına göre, Münih Güvenlik Konferansı kapsamında yapılan toplantıda İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Baltık ve Kuzey Avrupa ülkelerinden mevkidaşlarıyla birlikte bu tankerlerin ele geçirilmesine kadar uzanan seçenekleri gündeme getirdi.
Toplantı, Avrupa’nın Rusya’nın enerji gelirlerini azaltmak amacıyla ortak operasyonlar dahil daha aktif önlemler alma isteğinin arttığını ortaya koyarken, bazı ülkelerin olası gerilimden çekinerek temkinli davrandığı da belirtildi.
- Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı ve Interfax’ın aktardığına göre, bazı Avrupa ülkeleri kendi imkânlarıyla nükleer caydırıcılık sağlanmasına yönelik seçenekleri gizlilik içinde görüşüyor.
Kaynaklar, bu ülkelerin Rusya’ya verilecek mesajın farkında oldukları için temasların yalnızca birbirine güvenen ülkeler arasında ikili ve üçlü formatlarda yürütüldüğünü belirtiyor. Görüşmelerin büyük ölçüde askerî çevrelerde yapıldığı, hatta bazı bakanların dahi süreçten haberdar olmayabileceği ifade ediliyor.
Ağırlıkla ABD birliklerine ev sahipliği yapan ve Rusya’ya coğrafi olarak yakın ülkelerin katıldığı bu istişareler, daha önce Bloomberg ve NBC’nin gündeme getirdiği Avrupa’nın ABD’ye bağımlılığı azaltma arayışlarıyla örtüşüyor.
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz de ocak sonunda, Avrupa’da ortak bir nükleer caydırıcılık fikrinin tartışılmaya başlandığını, ancak sürecin henüz erken aşamada olduğunu söylemişti.
- Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Merz’in Bundeswehr’i güçlendirme açıklamasına sert tepki gösterdi. Medvedev, Max platformunda yayımlanan paylaşımında, “Şeytan, zamanı mı karıştırdın? Şu an 2026’dayız, 1933 değil” ifadelerini kullandı.
Bu sözlerle Medvedev, Merz’in Alman ordusunu Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel askeri gücü haline getirme niyetine atıfta bulundu.
- Rusya Federasyon Konseyi Anayasa Mevzuatı ve Devlet İnşası Komitesi Başkanı Andrey Klishas, Telegram’ın Rusya’da faaliyet göstermesinin zorlaşabileceğini ve hatta tamamen mümkün olmayabileceğini söyledi.
Radio Sputnik’e konuşan Klishas, Telegram ve WhatsApp dahil tüm şirketlerin Rusya mevzuatına uymak zorunda olduğunu vurguladı. Klishas, “Bu Telegram için de geçerli, WhatsApp için de. Hangi alanda çalışırsa çalışsın, bu genel bir kural” dedi.
Telegram’ın tamamen engellenip engellenmeyeceği sorusuna ise Roskomnadzor’un vereceği kararın beklenmesi gerektiğini belirterek, şirketlerin yalnızca temas kurmasının değil, yasal yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesinin şart olduğunu ifade etti.
13 Şubat Cuma
- Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya, ABD ve Ukrayna temsilcileri arasında yapılacak yeni müzakere turunun 17–18 Şubat tarihlerinde Cenevre’de gerçekleştirileceğini açıkladı. Rus heyetine Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskiy başkanlık edecek.
Rusya, ABD ve Ukrayna heyetleri arasındaki ilk iki müzakere turu Ocak ve Şubat aylarında Abu Dabi’de düzenlenmişti. Rus heyetine, Genelkurmay Ana İstihbarat Dairesi Başkanı Amiral İgor Kostyukov başkanlık ederken müzakere grubunda Rusya Savunma Bakanlığı temsilcileri de yer aldı.
İkinci görüşmenin ardından taraflar, Rusya ile Ukrayna arasında 314 savaş esirinin karşılıklı olarak takas edilmesi konusunda anlaşmaya varmıştı.
- Politico’nun anket sonuçlarına göre İngiltere ve Fransa’da halkın yüzde 43’ü, 2031 yılından önce yeni bir küresel askeri çatışmanın başlayabileceğini düşünüyor.
İki ülkede üçüncü dünya savaşının muhtemel olduğunu düşünenlerin oranı Mart 2025’e kıyasla önemli ölçüde arttı. Mart 2025’te bu görüşü Fransızların yüzde 32’si ve İngilizlerin yüzde 30’u dile getiriyordu. ABD’de de yeni bir dünya savaşının yakında başlayabileceğini düşünenlerin oranı 2025 yılında yüzde 38 iken Şubat 2026’da yüzde 46’ya yükseldi.
- NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile düzenlediği ortak basın toplantısında Avrupa’da askeri politikaya yönelik yaklaşımda köklü bir değişim yaşandığını belirtti.
Kuzey Atlantik İttifakı’nın genel sekreteri, ABD’nin uzun süredir Avrupa’nın yetersiz askeri harcamalarına dikkat çektiğini hatırlattı ve Avrupa’da önemli bir zihniyet değişimi yaşandığını ifade etti. Rutte, NATO savunma bakanları toplantısında Avrupa’nın kendi güvenliğini üstlenmeye ve savunmasından kendisinin sorumlu olmaya hazır olduğunu açık biçimde gördüğünü söyledi.
- Avrupa Birliği, geçen yılın Aralık ayında Rusya’dan yaptığı gübre ithalatını son altı ayın en yüksek seviyesine çıkardı. Sevkiyatlar üçte birden fazla arttı. 2025 yılının tamamında da ithalat sınırlı bir artış gösterdi.
Eurostat istatistiklerine göre Avrupa Birliği Aralık ayında Rusya’dan 212,5 milyon euro değerinde gübre satın aldı. Bu tutar, Aralık 2024’e kıyasla yüzde 36,4 daha yüksek. Rus gübresinin en büyük ithalatçıları Polonya, Fransa, İspanya ve Almanya oldu.
- Öte yandan Rus petrolünün Drujba boru hattı üzerinden Slovakya’ya sevkiyatı geçici olarak durduruldu. Haberi Bloomberg duyurdu.
Slovakya Ekonomi Bakanlığı, ülkenin yaklaşık 90 günlük stratejik petrol rezervine sahip olduğunu açıkladı. Bakanlık, sevkiyatların yakın zamanda yeniden başlamasını beklediğini ve durumun ülkenin enerji güvenliğini tehdit etmediğini belirtti.
- Gazprom Yönetim Kurulu, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Aleksey Miller’in görev süresini beş yıl daha uzattı. Miller’in yeni sözleşmesi 31 Mayıs 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak. Mevcut iş sözleşmesinde yer alan şartlar korunacak. Miller, 2001 yılından bu yana şirketin başında bulunuyor.
- Rusya Adalet Bakanlığı, “yabancı ajanlar” sicilini güncelledi. Listeye internet yayını Agentura.ru ile “Açık Alan” (Otkrytoye Prostranstvo) projesi eklendi.
Gazeteciler Mariya Latsinskaya, Marina Ohrimovskaya ve Galina Sidorova ile aktivist Mihail Oreşnikov da “yabancı ajan” olarak ilan edildi.
Adalet Bakanlığı, sicile dahil edilen kişileri Rus makamlarının kararları hakkında gerçeğe aykırı bilgi yaymak ve diğer yabancı ajanların materyallerini paylaşmakla suçladı. Bakanlık ayrıca Latsinskaya’yı “geleneksel olmayan ilişkilerin propagandasını yapmakla” itham etti. Rusya’da “uluslararası LGBT hareketi” aşırılıkçı olarak tanınmış ve yasaklanmış durumda.
Bakanlık, Zenden ayakkabı mağazaları zincirinin kurucusu Andrey Pavlov’u ise “yabancı ajan” listesinden çıkardı. Kararın, “yabancı ajan belirtilerinin ortadan kalkması” ile bağlantılı olduğu açıklandı. Filantropi Geliştirme Vakfı da tasfiye edildiği için listeden çıkarıldı.
- Rus tarihçi ve yazar Roy Medvedev, 101 yaşında hayatını kaybetti.
Aile üyeleri, muhtemel ölüm nedeninin kalp yetmezliği olduğunu açıkladı. Roy Medvedev için veda töreni 17 Şubat’ta Odintsovo’daki morgda yapılacak ve ardından cenazesi kremasyona tabi tutulacak.
Roy Medvedev, Rus asıllı İngiliz biyolog ve yazar Jores Medvedev’in kardeşiydi.
Roy Medvedev, Sovyet döneminde Stalin baskılarını konu alan “Tarihin Yargısına” adlı kitabıyla tanındı. Medvedev bu eser nedeniyle Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nden ihraç edildi. Perestroyka döneminde partiye yeniden kabul edildi. Daha sonra SSCB Yüksek Sovyeti üyesi oldu ve SSCB Halk Vekilleri Kongresi’nde görev yaptı.
- Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, bugünkü toplantısında politika faizini 50 baz puan indirerek yıllık yüzde 15,5’e düşürdü. Kurumdan yapılan açıklama şöyle:
“Ekonomi dengeli büyüme patikasına geri dönmeye devam ediyor. Ocak ayında fiyat artışları tek seferlik faktörlerin etkisiyle belirgin şekilde hızlandı. Bununla birlikte, Rusya Merkez Bankası’nın değerlendirmesine göre, cari fiyat artışının kalıcı göstergeleri kayda değer ölçüde değişmedi. Tek seferlik faktörlerin etkisi ortadan kalktıktan sonra enflasyon düşüşüne yeniden başlayacaktır.”
Karar, 6 Haziran 2025’te başlayan gevşeme döngüsü kapsamında art arda yapılan altıncı faiz indirimi oldu. O tarihte Merkez Bankası, üç yıl aradan sonra ilk kez politika faizini 100 baz puan indirerek yıllık yüzde 20’ye çekmişti. Ardından dört indirim daha geldi ve oran 550 baz puan indirilmiş oldu.
- Başkan Zelensk, Amerikan The Atlantic dergisinden Simon Shuster'e verdiği demeçte “Bence Trump için Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı durdurmaktan daha büyük bir zafer yok. Onun mirası açısından bu bir numara” dedi.
Kiev'de uzun görüşmeler yaptıktan sonra haber analizi kaleme alan yazarın aktardığına göre Zelenskiy, yürütülen müzakerelerde en ağır taviz olarak değerlendirilen bir adımı atarak Donbas üzerindeki kontrol iddiasından vazgeçmeye hazır ve mecbur olabilir.
Dergiye konuşan iki Ukraynalı danışman, Abu Dabi’de yapılan üçlü temasların ardından Kiev heyetinin Zelenskiy’e, ABD’li arabulucuların sabrının azaldığını ilettiğini belirtti.
Haberde, Moskova’nın Donbas cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden Ukrayna birliklerinin çekilmesi ve bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması yönündeki taleplerini sürdürdüğü kaydedildi.
Zelenskiy ise ABD Başkanı Donald Trump yönetimine karşı “Amerikalılar savaşın sürmesini istediğimizi düşünmesin” taktiğini benimsediklerini, bu nedenle süreci hızlandıracak her türlü öneriye destek verdiklerini söyledi.
- Zelenskiy aynı röportajda Kiev’in çatışmaları hızla sona erdirmek istediğini ancak “aşağılayıcı” şartlarla bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini söyledi.
Zelenskiy, barışı herhangi bir koşulda imzalamak için acele etmediklerini vurgularken, gerekirse kötü şartlar içeren bir anlaşmadan tamamen vazgeçebileceklerini belirtti.
Toprak kaybını içeren olası bir barış anlaşmasının referanduma sunulabileceğini ve bunun başkanlık seçimleriyle ilişkilendirilebileceğini ifade eden Zelenskiy, güvenlik garantilerine dair temel meselelerin ise hâlâ netleşmediğini kaydetti.
The Atlantic, Kiev çevresinde fırsat penceresinin daraldığına dair kaygıların arttığını, ABD Başkanı Donald Trump’ın ara seçimler öncesinde müzakere sürecinden çekilebileceği ihtimalinin konuşulduğunu yazdı. Moskova ise uzun vadeli bir barış için çatışmanın “temel nedenlerinin” çözülmesi gerektiğini savunuyor.
- Zelenskiy, akşam yaptığı açıklamada Rusya’nın yeni müzakere turuna katılımını hâlâ teyit etmediğini belirterek, Kiev’in görüşmeye hazır olduğunu ancak Moskova’dan gelecek haftaya ilişkin net bir yanıt alınamadığını söyledi.
Bu hafta Bloomberg’e konuşan Zelenskiy, yeni tur görüşmelerin 17–18 Şubat’ta ABD’de yapılabileceğini dile getirmiş ancak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov böyle bir seçeneğin gündemde olmadığını açıklamıştı.
- Zelenskiy, The Atlantic’e verdiği röportajda Andrey Yermak’ı görevden alma kararının arkasında “kendine ait nedenler” bulunduğunu belirterek, istifanın yolsuzluk soruşturmalarıyla bağlantılı olduğu iddialarını reddetti.
Yermak’ın Batılı diplomatlarla ve Zelenskiy’in çevresindeki isimlerle sık sık görüş ayrılığı yaşadığı belirtilirken, görevden ayrılmadan önce ABD ile yürütülen ve 20 maddelik bir barış planıyla sonuçlanan müzakerelerde Ukrayna heyetine başkanlık ettiği aktarıldı. Zelenskiy, Yermak’ın görevden alındığını 28 Kasım akşamı duyurmuş, aynı gün sabah saatlerinde Yermak’ın evinde arama yapılmıştı.
- Reuters’ın aktardığına göre Suudi Arabistan merkezli Midad Energy, Ocak ayının sonunda Rus petrol şirketi LUKOIL’un hedeflenen tüm yurtdışı varlıklarını satın almak üzere bir niyet anlaşması imzaladı.
Kaynaklara göre anlaşma nakit ödeme esasına dayanıyor ve Midad, düzenleyici kurumlardan gerekli onaylar alınana kadar bedeli bir emanet hesapta tutmayı kabul etti. Bu onaylar arasında ABD Hazine Bakanlığı’nın izni de yer alıyor. Reuters’a konuşan bir kaynak, sürecin güçlü siyasi bağlantılar nedeniyle yüksek riskli ancak iddialı bir adım olarak değerlendirildiğini belirtti.
Haberde, LUKOIL’un yurtdışı varlıklarını satma kararını, ABD’nin Ekim 2025’te şirkete ve bağlı kuruluşlarına yönelik yaptırım kararlarının ardından aldığı hatırlatıldı. 29 Ocak’ta LUKOIL, ABD merkezli yatırım fonu Carlyle ile de ön anlaşmaya vardığını duyurmuştu. Reuters’a göre bu sürecin ardından Chevron, Quantum Energy Partners ve Xtellus Partners gibi rakip alıcılar da devreye girdi. Nihai bir satışın gerçekleşmesi halinde, işlemin ABD Hazine Bakanlığı’ndan onay alması gerekecek ve Washington’un buna izin verip vermeyeceği belirsizliğini koruyor.
- Belgorod Bölge Valisi Vyaçeslav Gladkov, Ukrayna tarafından düzenlenen saldırı sonrası Belgorod kenti ile Belgorod ve Şebekino bölgelerini kapsayan üç belediyede 220 binden fazla abonenin elektriksiz kaldığını açıkladı.
Gladkov, kesintinin bir trafo merkezinde “düşman ateşi” sonucu meydana gelen arızadan kaynaklandığını ve elektrik arzının yeniden sağlanmasının en az dört saat süreceğini belirtti. Yerel Telegram kanalları kentte geniş çaplı bir kesinti yaşandığını, bazı binalarda su kesintileri görüldüğünü aktardı.
- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Birliği liderleriyle yaptığı görüşmenin ardından, barış anlaşması sonrası oluşacak yeni Avrupa güvenlik mimarisine ilişkin AB ülkelerinin ortak bir pozisyon belirlemesi gerektiğini söyledi.
Macron, uygun zamanda Rusya ile yapılabilecek görüşmelere hazır olmak için bu hazırlığın şimdiden Avrupa düzeyinde yapılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
Şubat başında Moskova ile teknik düzeyde diyalog hazırlığı yürüttüklerini açıklayan Macron, daha önce de Avrupalı liderlerin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile doğrudan temas kurmasının gerekli olabileceğini dile getirmişti.
- İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Brüksel’de İngiltere ve Almanya eş başkanlığında toplanan 50 ülkeden oluşan Ramstein formatındaki Ukrayna Temas Grubu’nun Kiev’e toplam 35 milyar dolar tutarında askeri yardım sağlama sözü verdiğini açıkladı. Healey, ortak adımların hızlandırılması halinde hem hayat kurtarılabileceğini hem de Moskova üzerinde baskı kurulabileceğini söyledi.
Ukrayna tarafı özellikle Patriot hava savunma sistemleri için PAC-3 füzelerine ihtiyaç duyduklarını belirtirken, Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius Berlin’in günler içinde beş ek PAC-3 füzesi göndermeye hazır olduğunu ve diğer ülkelerin de yaklaşık 30 füze sağlaması halinde sevkiyatın genişleyebileceğini ifade etti. Norveç ve Fransa ise Norveç’in 4,2 milyar kron ayırması ve Fransa’nın kredi garantisi vermesiyle Ukrayna’ya büyük miktarda Fransız yapımı güdümlü hava bombası tedarik edeceklerini duyurdu.
- Telegram’ın kurucusu Pavel Durov, Rusya’da mesajlaşma uygulamasına getirilen kısıtlamaların ardından yaptığı açıklamada, rekabetin inovasyonun temel gücü olduğunu, devlet tarafından dayatılan servislerin ise başarı şansının bulunmadığını söyledi.
Durov, Çin’deki WeChat örneğinin yanlış yorumlandığını, bu uygulamanın önce serbest piyasa rekabeti içinde lider konuma yükseldiğini, devlet entegrasyonunun ise daha sonra geldiğini belirtti.
Kremlin Sözcüsü Peskov ise Telegram’a yönelik sınırlama kararının, platformun Rus yasalarına uymayı reddetmesi nedeniyle alındığını ifade etti. Роскомнадзор, uygulamaya yönelik tedbirlerin vatandaşların korunması amacı taşıdığını bildirirken, Durov Telegram’ın ifade özgürlüğü ve kullanıcı gizliliği ilkelerine bağlı kalacağını vurguladı.
- Beyaz Saray, ABD Başkanı’nın eşi Melania Trump’ın Ukrayna ve Rusya’dan bir grup çocuğun aileleriyle yeniden bir araya gelmesine ve ülkelerine dönmesine aracılık ettiğini açıkladı.
Rusya Çocuk Hakları Komiseri Mariya Lvova-Belova ise Melania Trump’ın desteğiyle beş çocuğun Ukrayna’daki yakınlarıyla buluşacağını, bir çocuğun da Rusya’ya döneceğini bildirdi. Açıklamada bunun, çatışmalar nedeniyle ayrılan ailelerin birleştirilmesine yönelik üçüncü girişim olduğu belirtildi.
- Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, en büyük yerli otomobil ve özel amaçlı araç üreticileri için 2025’in dördüncü çeyreği ile 2026’nın ilk üç çeyreğine ait geri dönüşüm (utilizasyon) vergisinin ödeme süresinin Aralık 2026’ya ertelendiğini açıkladı.
1 Aralık 2025’te yürürlüğe giren yeni hesaplama kurallarıyla vergi tutarı motor hacmi ve üretim yılının yanı sıra motor gücüne göre de belirlenmeye başlanmış, özellikle elektrikli, hibrit ve turbo motorlu araçlarda ciddi artış yaşanmıştı. Sektör temsilcileri düzenlemeyi eleştirirken, artan vergi ve KDV nedeniyle 2026’nın ilk çeyreğinde yeni araç fiyatlarının yüzde 2–10, ikinci el araçların ise yaklaşık yüzde 5 yükselmesinin beklendiğini belirtmişti.
- Moskova’daki Meşçanskiy Bölge Mahkemesi, FESCO grubunun eski üst düzey yöneticileri Andrey Severilov ve Boris İvanov’u 885 milyon rublelik zimmet suçlamasıyla iki ay süreyle tutukladı.
Soruşturmaya göre sanıklar, gerçek faaliyeti bulunmayan Vladporttrans adlı şirketi kurarak Vladivostok Deniz Ticaret Limanı adına bu şirketi piyasa değerinin çok üzerinde, 885 milyon rubleye satın aldırdı ve böylece gruba zarar verdi.
- Moskova Bölgesi’ndeki Odintsovo Şehir Mahkemesi’nde ifade veren Lokomotiv futbol kulübünün eski yönetim kurulu başkanı Sergey Lipatov, Ulaştırma Bakanı danışmanı ve Inyurkonsalt şirketi yöneticisi İgor Fominov’un öldürülmesi talimatını verdiğini kabul etti.
Lipatov, Fominov’un kendisini şantajla aylık 50 bin dolar talep ederek baskı altına aldığını, iş projelerini bilerek yavaşlattığını ve mali kayıplara uğramasına neden olduğunu öne sürdü. Sanık, Fominov’un devlet görevine geldikten sonra tutumunun değiştiğini, iş dünyasındaki konumunu kullanarak baskı kurduğunu savundu ve yaşadığı stres ile tehditler nedeniyle “nefret duygusuyla ve akılsızca” cinayet talimatı verdiğini söyledi.
- Rusya’daki bazı Apple kullanıcıları, isimlerinin ABD yaptırım listelerindeki kişilerle benzerlik göstermesi nedeniyle hesaplarında ödeme ve abonelik kısıtlamalarıyla karşılaştıklarını bildiriyor.
Apple resmî bir açıklama yapmazken, uzmanlar bunun şirketin yaptırım kurallarına uyum çabasından ve otomatik kontrol sistemlerinin hatalı eşleşmelerinden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Sorun yaşayan kullanıcıların hesap bilgilerinin eksiksiz olduğundan emin olmaları ve gerekirse kimlik belgeleriyle manuel inceleme talep etmeleri öneriliyor.
12 Şubat Perşembe
- Ukrayna’daki çözüm sürecine dair bir sonraki müzakere turunun ne zaman ve nerede yapılacağı konusu hâlâ belirsiz. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, bu konuda mutabakata varılmadan bilginin açıklanmasının uygun olmadığını söyledi.
Ryabkov, TASS’a yaptığı açıklamada, “Abu Dabi’de gerçekleşen önceki iki turun, her açıdan bu platformun en uygun yer olduğunu gösterdiği varsayımından hareket ediyoruz. Burası çalışmaya elverişli bir ortam sağlıyor,” dedi. Diplomat, konuyla ilgili herhangi bir resmî duyuru yapmadığını, çünkü sürecin “hala devam ettiğini” de ekledi.
Rusya Devlet Başkanı’nın basın sözcüsü Dmitri Peskov ise bugün yaptığı açıklamada, müzakerelerin bir sonraki turuna ilişkin “belirli bir anlayışın” oluştuğunu teyit etti. Kremlin, görüşmenin yakın zamanda gerçekleşmesini bekliyor.
ABD, Rusya ve Ukrayna heyetleri 23–24 Ocak ve 4–5 Şubat tarihlerinde Abu Dabi’de bir araya gelmişti. İkinci turun ardından Moskova ile Kiev, 314 savaş esirinin takası konusunda anlaşmaya vardı.
- Putin'in sözcüsü Peskov "Rusya Devlet Başkanı’nın katılımıyla düzenlenen “Direkt hat” programının, yetkililere vatandaşların konut ve kamu hizmetleri faturaları ve fiyatlarına ilişkin her başvuruyu ayrıntılı biçimde inceleme alışkanlığı kazandırdığını ve izleme sürecinin devam edeceğini" söyledi.
Bir gazeteci, bazı bölgelerde yaşayanların zamlı faturalar aldığını ve fiyat artışlarına olumsuz tepki gösterdiğini hatırlattı. Şikâyetlerin özellikle Krasnoyarsk Krayı, Primorye, Kaliningrad ve Arhangelsk bölgelerinden geldiği belirtildi.
Peskov, “Bu kadar keskin olmamalı. Direkt hat sırasında vatandaş başvurularını inceleme pratiğimiz bize her bir vakayı somut biçimde ele almayı öğretti. Durumu izlemeye devam edeceğiz,” dedi. Peskov ayrıca bunun bugün de gündemde olan önemli bir konu olduğunu vurguladı.
Resmî verilere göre kamu hizmet tarifeleri 2026 yılının Ocak ayında zamlandı. 1 Ekim 2026’dan itibaren tarifeler yine yükselecek. En yüksek artışların Stavropol Krayı (%22), Dağıstan (%19,7) ve Tambov bölgesinde (%17,5) olması bekleniyor.
- Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'nın Bilişim Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı Anton Gorelkin, Rusya’da Google’ı engelleme yönünde bir plan olmadığını açıkladı. Gorelkin bu değerlendirmeyi, arama platformuna yönelik olası kısıtlamaların tartışıldığı bir bağlamda Telegram kanalında paylaştı.
Gorelkin’e göre böyle bir adım, Rus kullanıcıların yaklaşık %60’ının kullandığı Android işletim sisteminin çalışmasında sorunlara yol açabilir.
Milletvekili ayrıca Google’a karşı Rus şirketlerinin açtığı davalara ilişkin para cezalarının ödenmesini engelleme tehdidinin hızlandırabileceği görüşüne de şüpheyle yaklaştı ve yargı süreçlerinin yabancı hukuk alanlarında sürdüğünü ve uzlaşma sağlama ihtimalinin hâlâ bulunduğunu belirtti.
Gorelkin, yerli dijital çözümlere geçişin kademeli olması ve buna uygun yasal düzenlemelerin oluşturulması gerektiğini de ekledi. Daha önce kamuoyunda, devam eden hukuki ihtilaflar bağlamında Google’ın engellenmesi ihtimali tartışılmıştı.
- Amerikan şirketi Apple, Rusya’daki kullanıcılar için satın alma ve abonelik başlatma imkânını askıya aldı.
TASS ajansına göre kısıtlamalar, hesap bilgileri ABD yaptırım listesine giren kişilerin verileriyle tamamen ya da kısmen örtüşen kullanıcıları etkiledi. Apple, kullanıcılardan belgelerini yükleyebilecekleri özel bir sayfa üzerinden kimlik doğrulaması yapmalarını talep ediyor. Hesapların bloke edilme nedeni, yaptırım listeleriyle yapılan otomatik eşleştirme.
Ayrıca isimlerin farklı transliterasyon biçimleri (Latin harflerine aktarım farklılıkları) ya da tek bir alanda değil, birden fazla veri alanında kısmi eşleşme olması da engellemeye yol açabiliyor.
- 2023–2025 yılları arasında Rusya Federal Devlet Mülkiyeti Ajansı Rosimuşestvo'nun çalışmaları sonucunda Rusya Federasyonu bütçesine yaklaşık 1,5 trilyon ruble gelir sağlandı. Ajans Başkanı Vadim Yakovenko, bu bilgiyi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmede paylaştı.
Yakovenko’ya göre bu gelirler özelleştirme, kira gelirleri, arazi satışları ve devlet hazinesine ait mülklerin kiralanmasından elde edildi .
- Rus iş insanı ve Tsargrad televizyon kanalının kurucusu Konstantin Malofeyev, Moskova Devlet Üniversitesi Siyaset Bilimi Fakültesi öğrencilerine “İmparatorluk Tarihi” programının giriş dersini verdi.
Malofeyev’in açıklamasına göre, kendisine ders verme teklifini fakülte yönetimi yaptı. Program toplam 18 dersten oluşacak.
Kommersant muhabirinin aktardığına göre, giriş dersi tarih felsefesine ayrıldı. Konstantin Malofeyev derse Devlet Başkanı Vladimir Putin’den bir alıntıyla başladı:
“Bugün Donbas milisleri, Rusya Ordusu askerleriyle birlikte, Svyatoslav ve Vladimir Monomah’ın savaşçı birliklerinin, Rumyantsev ve Potemkin’in, Suvorov ve Brusilov’un askerlerinin düşmanı yendiği topraklarda, Büyük Vatanseverlik Savaşı kahramanlarının ölümüne direndiği topraklarda kendi toprakları için savaşıyorlar.”
- 2026 Kış Olimpiyat Oyunları’nın organizatörleri, Ukraynalı skeleton sporcusu Heraskeviç’in Olimpiyatlar için akreditasyonunu iade etti.
Heraskeviç’e Olimpiyatlarda bulunma hakkı verildi, ancak sporcu yarışmalara katılamayacak. Uluslararası Olimpiyat Komitesi, hayatını kaybetmiş Ukraynalı sporcuların görsellerinin yer aldığı bir kaskı kullanma yasağına uymadığı gerekçesiyle skeleton sporcusunu diskalifiye etmişti.
- Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, çatışmaların yaz aylarına kadar sona erip eremeyeceğine ilişkin soruya, "Rusya tarafından da istek olursa yazdan önce çatışmaların bitirilebileceği" yanıtını verdi, referandumun da yazdan önce yapılabileceği mesajı verdi.
Zelenskiy bunun herşeyden önce Ukrayna için verilecek güvenlik garantilerine bağlı olacağını ekleyerek, "Gelecekte Rusya’nın yeniden saldırmayacağını ya da saldırırsa yalnız kalmayacağımızı bilmek istiyoruz. Bu garanti öncelikle ABD’den, güçlü askeri paketlerden gelmeli, bu nedenle anlaşmanın imzalanması bugün tamamen Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlı” dedi.
Donbas’ın kontrolü konusunda ise Zelenskiy, “Devletimizin doğusu, Donetsk bölgesinin bir kısmı hakkında görüşlerimiz şimdilik farklı... Eğer imkan bulursak, öncelikle Ukraynalıların çıkarlarını gözeten 20 maddelik planla referanduma gideriz. Bu takvim mümkün mü? Yazdan önce hepsini yetiştirmek mümkün” dedi.
ABD’nin barış sürecinden çekilme ihtimaline ilişkin değerlendirmesinde Zelenskiy, “Neden Amerikalarsız bir senaryoyu konuşalım? Ben Trump’ın Putin’i belli uzlaşmalara zorlayabileceğine inanıyorum. Açıkçası bu süreçten çıkmak ne bizim, ne Amerikalıların, ne de Rusların çıkarına” dedi.
- Zelenskiy, Financial Times’ta yer alan ve 24 Şubat’ta yeni başkanlık seçimleri ile barış anlaşmasına ilişkin referandum tarihini açıklayacağı iddiasını yalanladı. Zelenskiy, “24’ünde seçim ilan edeceğim yönündeki niyeti ilk kez duyuyorum. Bunu ilk kez muhtemelen Financial Times’tan duydum, şimdi ikinci kez sizden duyuyorum. İkincisi, seçimler konusunda defalarca konuştum: tüm güvenlik garantileri sağlandığında seçimlere gideriz” dedi.
Zelenskiy, 24 Şubat’ın sembolik önemine dikkat çekerek bu tarihte böyle bir açıklamanın uygun olmayacağını belirtti. ABD’nin seçim konusunu gündeme getirdiğini doğrulayan Zelenskiy, “Hayır, güvenlik garantilerinden vazgeçmekle tehdit etmiyorlar. Ayrıca seçimleri güvenlik garantilerine bağlamıyorlar” diye konuştu.
- Ayrıca Zelenskiy, Kiev’in Moskova’da barış görüşmelerine hazırlandığı yönündeki iddiaları yalanlayarak, Moskova’da Putin ile görüşmeyeceğini tekrarladı. Zelenskiy, ABD’nin önerilerine açık olduklarını belirterek görüşmelerin “Amerika, Avrupa ya da tarafsız bir ülkenin herhangi bir toprağında; Rusya ve Belarus hariç” yapılabileceğini söyledi. Daha önce Rus yetkililer, Moskova’da yapılacak olası bir görüşmede güvenliğin sağlanabileceğini açıklamıştı. Kremlin ise Putin’in bir zirve ihtimalini dışlamadığını, ancak “herhangi bir üst düzey görüşmenin somut sonuçlara ulaşmak için iyi hazırlanmış olması gerektiğini” vurgulamıştı.
- Volgograd Bölgesi Valisi Andrey Boçarov, bölgeye yönelik füze saldırısının püskürtülmesi sırasında düşen enkazın Kotluban yerleşimi yakınındaki bir Savunma Bakanlığı depo tesisine isabet ettiğini, olay yerinde yangın çıktığını açıkladı.
Vali, sivil altyapıda hasar ve can kaybı olmadığını belirtirken, yangın söndürme çalışmaları sırasında olası patlama riskine karşı Kotluban sakinlerinin tahliye edildiğini bildirdi. Bazı ajanslar aynı bölgedeki Lukoil rafinerisinin de iki gün önce hedef alındığını duyurmuştu.
Gece boyunca bölgenin insansız hava araçlarıyla da hedef alındığı, Rusya Savunma Bakanlığı’nın Volgograd üzerinde 49 dronun imha edildiğini duyurduğu aktarıldı.
- ABD yönetimi, Rus petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılmasını Ukrayna ile varılacak olası bir anlaşmaya bağladı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Fox News yayınında yaptığı açıklamada, Venezuela ve İran’ın yanı sıra Rusya ile Ukrayna arasında da bir uzlaşma sağlanması halinde piyasalara önemli miktarda petrol arzı gelebileceğini, bu durumda Hazine’nin yaptırımları kaldırabileceğini söyledi.
Financial Times’ın aktardığına göre Rusya’nın 2025 yılı petrol gelirleri bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 azaldı. Kasım 2025’te Brent ile Rusya’nın ana ihracat türü Ural petrolü arasındaki fiyat farkı 24 doların üzerine çıktı. Kremlin ise Batı yaptırımlarını yasa dışı olarak nitelendiriyor; sözcü Dmitriy Peskov, ekonominin çok sayıda kısıtlama altında çalışmasına rağmen “belirli bir bağışıklık” geliştirdiğini savunuyor.
- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Anvers’te düzenlenen Avrupa Sanayi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada Avrupa’nın ucuz Rus enerjisine geri dönmesinin mümkün olmadığını belirterek “geri dönüş yolu yok” ifadesini kullandı.
Macron, ucuz Rus enerji döneminin 2022’de sona erdiğini, Çin’in artık Avrupa için bir “süpermarket” olmadığını, 2025 itibarıyla Almanya’nın avro bölgesinin başlıca ihracat pazarı haline geldiğini, ABD’nin ise tarifeler ve ekonomik baskı araçları kullandığını söyledi, bu gelişmelerin geçici değil yapısal bir kırılma yarattığını vurguladı.
Kremlin Sözcüsü Peskov ise Avrupa’nın Rus enerji kaynaklarından vazgeçerek kendisini daha pahalı tedarikçilere bağımlı hale getirdiğini savunmuştu. Avrupa Birliği, Rus LNG’sine tam yasağı 2027’de devreye almayı planlıyor.
- Fransız enerji şirketi TotalEnergies’nin CEO’su Patrick Pouyanné, şirketin Avrupa Birliği yaptırımlarına uyacağını ve 2027 sonbaharından itibaren Rusya’dan sıvılaştırılmış doğalgaz ithalatını durduracağını açıkladı.
Pouyanné, buna rağmen şirketin Yamal LNG projesindeki hissedarlığını koruyacağını belirterek, TotalEnergies’in projeden temettü almaya devam ettiğini ancak bu gelirleri bilançosuna yansıtamadığını söyledi.
AB ülkeleri Aralık ayında 2027’den itibaren Rus gazının tüm türlerine ithalat yasağı getirme kararı almıştı; Rus gazının AB pazarındaki payı 2021’deki yüzde 45 seviyesinden bugün yüzde 19’a gerilemiş durumda. Pouyanné, 2027–2028 döneminde devreye girecek yeni LNG projeleri sayesinde şirketin Rus tedariki olmadan da faaliyetlerini sürdürebileceğini ifade etti.
- Bryansk Bölgesi Valisi Aleksandr Bogomaz, Ukrayna güçlerinin kamikaze insansız hava araçlarıyla Klimovo ilçesine bağlı Brovniçi köyünü hedef aldığını, saldırıda ülkenin en büyük tarım holdingi Miratorg tesislerine isabet eden bir dron nedeniyle bir şirket çalışanının hayatını kaybettiğini açıkladı. Bogomaz, saldırının kasıtlı olarak işletme sahasına yöneldiğini söyledi.
- Avrupa Birliği Adalet Divanı, Rus vatandaşı Maya Tokareva’nın başvurusu üzerine Avrupa Birliği Konseyi’ni yaptırımları kaldırmamakla Birliğin işleyişine ilişkin anlaşmayı ihlal ettiğine hükmederek ilk kez bu yönde açık bir uyarıda bulundu.
Transneft Başkanı Nikolay Tokarev’in kızı olduğu gerekçesiyle 2022’de bireysel yaptırım listesine alınan Tokareva hakkında mahkeme 2024 ve 2025 yıllarında, “babası üzerinden menfaat sağladığına” dair yeterli kanıt sunulmadığını belirterek yaptırımların iptaline karar vermişti.
Buna rağmen Konsey’in aynı gerekçelerle kısıtlamaları uzatmayı sürdürmesi, mahkeme tarafından hukuk düzenini ve yargı kararlarına duyulan güveni zedeleyen bir tutum olarak değerlendirildi.
- İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Londra’nın ABD’den Ukrayna için silah tedarikini finanse etmek üzere PURL programı kapsamında 150 milyon sterlin, yaklaşık 205 milyon dolar ayırdığını açıkladı.
PURL, Avrupa ülkelerinin geçen yaz başlattığı ve özellikle hava savunma sistemleri ile bunların bileşenlerini ABD’den satın almayı hedefleyen “Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaç Listesi” girişimi olarak tanımlanıyor.
ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker, program çerçevesinde Avrupa müttefiklerinin şu ana kadar 4,5 milyar dolar topladığını bildirdi. Healey, “Ukrayna’yı, Putin’in acımasız saldırılarına karşılık verebilmesi için ihtiyaç duyduğu kritik hava savunmasıyla birlikte desteklemeliyiz” dedi.
- Moskova’daki Zamoskvoretskiy Bölge Mahkemesi, Genelkurmay Ana İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Korgeneral Vladimir Alekseyev’e yönelik suikast girişimi davası kapsamında Viktor ve Pavel Vasin’i 6 Nisan’a kadar tutukladı.
Soruşturma Komitesi, baba ve oğulu Ukrayna güvenlik servisi adına hareket ettiği öne sürülen saldırgana silah temin etmek, apartman giriş anahtarı sağlamak, araç ve izleme ekipmanı ayarlamakla suçluyor; saldırıda üç kurşun yarası alan general hastaneye kaldırılmış, hayatta kalmıştı.
Suçlamalar arasında cinayete teşebbüse yardım ve yasa dışı silah temini yer alırken, zanlıların suçlarını kabul ederek soruşturmayla işbirliği yaptığı bildirildi.
- Almanya hükümeti, Moskova’daki büyükelçi değişikliği kapsamında Rusya’daki mevcut büyükelçi Alexander Graf Lambsdorff’u İsrail’e atarken, yerine halen Meksika Büyükelçisi olarak görev yapan Clemens von Goetze’yi gönderme kararı aldı.
Der Spiegel’in aktardığına göre kabinede 11 Şubat’ta onaylanan bu rotasyon, Berlin’in İsrail ile ilişkileri yeniden önceliklendirme ve Moskova hattında kamuya açık, siyasi ağırlıklı diplomasi yerine daha temkinli bir kriz yönetimi çizgisine geçme hedefini yansıtıyor.
Transatlantik çizgisi ve Rusya’ya yönelik sert tutumuyla bilinen Lambsdorff’un aksine, hukukçu kimliği ve düşük profilli diplomasi anlayışıyla tanınan von Goetze’nin, Rusya-Almanya ilişkilerinin gerilimli seyrinde daha teknik ve kapalı kapılar ardında yürütülen bir yaklaşım benimsemesi bekleniyor.
- Rossiya Airlines, 24 Şubat itibarıyla Moskova–Havana ve Moskova–Varadero uçuşlarını durduracağını açıkladı. Şirket, bu tarihe kadar Küba’daki yolcuların tahliyesi için ek seferler düzenleyecek ve iptal edilen uçuşların bilet ücretlerini satın alma noktalarından tam olarak iade edecek; sefer durumları yolculara rezervasyonda belirtilen iletişim kanalları üzerinden bildirilecek.
11 Şubat Çarşamba
- Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD’nin Rusya ile çözüm süreci kapsamında gelecek hafta yeni bir müzakere turu düzenleme teklifini kabul ettiğini açıkladı. Bloomberg’in aktardığına göre, bir sonraki görüşme salı ya da çarşamba günü, yani 17 ya da 18 Şubatta yapılabilir.
Zelenskiy, görüşmenin ana konusunun Donbas’ta serbest ekonomik bölge kurulmasına ilişkin Amerikan girişimi olacağını belirtti hem Moskova'nın, hem Kiev’in bu fikre şüpheyle yaklaştığını vurguladı.
“Serbest ekonomik bölge fikrine taraflardan hiçbiri büyük bir heyecan duymuyor, ne Ruslar ne de biz. Bu konuda farklı bakış açılarımız var. Ancak mutabakat bir sonraki toplantıda bu modelin nasıl olabileceğine dair tartışmalara geri dönmek şeklindeydi.”
Bloomberg’in aktardığına göre, Rusya’nın ABD’ye kendi heyetini gönderip göndermeyeceği henüz net değil. Önceki görüşme Rusya, Ukrayna ve ABD temsilcilerinin katılımıyla Birleşik Arap Emirlikleri’nde gerçekleştirilmişti.
Zelenskiy ajansa yaptığı açıklamada son görüşmeyi yine “yapıcı” olarak nitelendirdi ve müzakerelerin başarılı geçmesi halinde çatışmanın birkaç ay içinde çözülebileceğini ifade etti.
- Ukrayna, çözüm süreci kapsamında müzakereler için heyeti doğrudan Moskova’ya gönderme olasılığını değerlendiriyor. Haberin kaynağı, Times of Ukraine.
Gazetenin kaynaklarına göre, müzakerecilerin güvenlik garantörleri olarak ABD Başkanı’nın temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner görev alabilir. Planın, Ukrayna heyetinin Polonya’da bu isimler tarafından karşılanması ve ardından birlikte uçakla Moskova’daki Vnukovo Havalimanı’na gidilmesi olduğu belirtiliyor.
Moskova’daki görüşmelere Ukrayna Askerî İstihbarat Başkanı Kirill Budanov’un katılıp katılmayacağı ise belirsiz. Budanov, Rusya’da teröristler ve aşırılık yanlıları listesine alınmış durumda.
- ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD ile Rusya’nın Stratejik Saldırı Silahlarının Azaltılması Anlaşması (New START / DSNV) üzerinde değişiklikler konusunda müzakere yürüttüğünü açıkladı.
Vance “Anlaşma eskisiyle aynı olmayacak, bu Ruslarla yürüttüğümüz müzakerelerin bir parçası,” dedi.
Başkan Yardımcısı ayrıca Beyaz Saray’ın Amerikan halkı için iyi bir sonuç elde etmeyi, yani nükleer silahların yayılmasını sınırlamayı hedeflediğini belirtti.
New START anlaşması şunları kapsıyordu:
Konuşlandırılmış kıtalararası balistik füzeler (ICBM), denizaltından fırlatılan balistik füzeler (SLBM) ve ağır bombardıman uçakları için üst sınır: 700 adet;
Bu sistemlere yerleştirilen savaş başlıkları için üst sınır: 1550 adet;
Konuşlandırılmış ve konuşlandırılmamış fırlatma sistemleri için üst sınır: 800 adet.
8 Nisan 2010’da Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ile ABD Başkanı Barack Obama tarafından imzalanan anlaşmanın geçerlilik süresi 5 Şubatta sona ermişti.
- Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, AB Konseyi’nin Ukrayna’ya 90 milyar euro kredi verilmesi kararını onayladı. Oylama Strazburg’daki genel kurul oturumunda yapıldı.
Finansal destek, AB’nin finans piyasalarından borçlanması yoluyla sağlanacak ve faiz ödemeleri AB bütçesinden karşılanacak.
Aralık ayında düzenlenen AB zirvesinde, 24 ülkenin büyükelçileri (Çekya, Macaristan ve Slovakya hariç) 2026–2027 dönemi için Kiev’e 90 milyar euro tahsis edilmesini kararlaştırmıştı. Bu mekanizma, Rus varlıklarının el konulması planının gerçekleşmemesi üzerine kabul edildi.
AB Konseyi verilerine göre:
30 milyar euro Ukrayna devlet bütçesinin desteklenmesine,
60 milyar euro ise silah alımına ayrılacak.
Borçlanma AB üyesi ülkelerin finans piyasalarından yapılacak, faiz ödemeleri ise Avrupa Komisyonu tarafından AB bütçesinden karşılanacak.
- Kremlin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurulan “Barış Konseyi”nin ilk toplantısına temsilci göndermeyi şu aşamada planlamıyor. Açıklamayı Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitri Peskov RTVI’ye yaptı.
Sözcü “Kremlin’den kimse gitmeyi planlamıyor. Konsey konusu hâlâ Dışişleri Bakanlığı’nda değerlendirme aşamasında,” dedi.
The New York Times’a göre ilk toplantı 19 Şubat’ta Washington’da yapılacak. Zirvenin ana gündem maddelerinden birinin Gazze Şeridi’nin yeniden inşası için fon toplanması olacağı belirtiliyor.
- Reuters’in aktardığına göre NATO, Kuzey kutup bölgesindeki askerî varlığını artırmayı hedefleyen “Arctic Sentry” misyonunun başlatıldığını duyurdu.
Misyon, müttefiklerin bölgedeki askerî varlığının koordinasyonunu sağlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda Grönland’daki “Arctic Endurance” (Arktik Dayanıklılık) tatbikatı da yer alıyor.
NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı ABD Hava Kuvvetleri Generali Alexus Grynkewich, “Arctic Sentry operasyonu, ittifakın üyelerinin güvenliğini sağlama ve dünyanın stratejik açıdan en önemli ve çevresel olarak en hassas bölgelerinden birinde istikrarı koruma konusundaki kararlılığını vurgulamaktadır,” dedi.
- Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanı Anton Alihanov, St. Petersburg’daki eski Toyota fabrikası ile Nijniy Novgorod bölgesindeki eski Volkswagen tesislerinde bu yıl üretime başlanmasının planlandığını açıkladı.
Bakan, yabancı şirketlerin terk ettiği tesislerin neredeyse tamamında üretimin yeniden başlatıldığını söyledi. 2025 yılında bu tesislerde üretim hacmi üçte bir oranında artarak 368 bin araca ulaştı.
Alihanov ayrıca, Rusya’da üretilen otomobillerin satışlardaki yerli payının %45’ten %56’ya yükseldiğini belirtti.
Toyota 2022’de Rusya’daki faaliyetlerini durdurmuştu. 2023’te St. Petersburg’daki fabrikasını Sanayi Bakanlığı’na bağlı devlet kurumu NAMI’ye geri alım şartı olmaksızın satmıştı. Tesiste lüks Aurus araçlarının montajı planlanmış ancak şehir yönetimi ile tesis sahibi arasında anlaşma sağlanamamıştı.
- Aeroflot grubuna bağlı Rossiya havayolu ile Nordwind Küba uçuş programında değişiklikler yaptı.
Rosaviatsiya’ya göre, önümüzdeki günlerde Rossiya havayolu adadan yalnızca dönüş yönünde uçuş gerçekleştirecek. Amaç hâlihazırda Küba’da bulunan Rus turistlerin tahliyesini sağlamak.
Ardından uçuş programı, durum değişene kadar geçici olarak askıya alınacak.
- Downdetector verilerine göre Telegram'a erişim problemlerine ilişkin şikâyet sayısı azaldı. Önceki gün 470 olan şikâyet sayısı, 11 Şubat itibarıyla 100’ün altına düştü.
Kremlin de konuya ilişkin açıklama yaptı. Dmitri Peskov, cephe iletişiminin Telegram üzerinden sağlandığı yönündeki iddialara şüpheyle yaklaştı.
Soru, bazı askerî blog yazarları ve Belgorod Bölge Valisi’nin uygulamadaki yavaşlamanın cephede potansiyel sorunlara yol açabileceğini kamuoyuna açıklamasının ardından yöneltilmişti.
- Financial Times, Ukrayna’nın bahar aylarında hem cumhurbaşkanlığı seçimi hem de Rusya ile olası barış anlaşmasına ilişkin referandum düzenlemeyi planladığını yazdı. Habere göre ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Kiev’den her iki oylamanın da 15 Mayıs’a kadar yapılmasını istedi, aksi halde önerilen güvenlik garantilerinin riske girebileceği mesajı verildi. Habere göre Volodimir Zelenskiy’in seçim ve referandum planını 24 Şubat’ta açıklayabileceğini aktardı.
Ancak Kiev cephesinden yapılan değerlendirmelerde, somut güvenlik garantileri olmadan seçim takviminin ilan edilmeyeceği vurgulandı. Ukraynalı ve Batılı yetkililer, sürecin barış müzakerelerinde sağlanacak ilerlemeye bağlı olduğunu belirtirken, mevcut sıkıyönetim koşulları altında belirlenen takvimin uygulanmasının zor olabileceğine dikkat çekiyor.
- GRU Başkan Yardımcısı General Vladimir Alekseyev’e yönelik suikast girişiminin şüpheli ortaklarından Zinaida Serebritskaya’nın Türkiye’ye kaçtığı ve uluslararası arama listesine alındığı bildirildi.
TASS’ın dava belgelerine dayandırdığı habere göre Serebritskaya, Rusya’dan uçarak İstanbul’a gitti. FSB’nin paylaştığı görüntülerde kadının 5 Şubat gecesi Vnukovo’dan ayrıldığı belirtiliyor.
Federal arama kapsamında da aranan şüpheli hakkında, Alekseyev’e 6 Şubat’ta Moskova’da düzenlenen silahlı saldırıyla bağlantılı olarak “kolluk görevlisinin hayatına kast” suçlamasıyla gıyabi tutuklama kararı verildi.
- Telegram’in kurucusu Pavel Durov, Roskomnadzor’un Rusya’da mesajlaşma uygulamasını yavaşlatma kararının ardından ilk kez açıklama yaptı.
Durov, Telegram’in ifade özgürlüğü ve kullanıcı mahremiyeti ilkelerinden vazgeçmeyeceğini vurgulayarak, “Vatandaşların özgürlüğünün kısıtlanması hiçbir zaman doğru bir çözüm olmaz. Telegram, baskıdan bağımsız olarak ifade özgürlüğünü ve gizlilik hakkını savunmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Açıklamasını Telegram kanalından paylaşan Durov, alınan kararlara rağmen platformun temel prensiplerinin değişmeyeceğinin altını çizdi.
Durov, geçmişte yaşanan benzer bir örneği de hatırlatarak 2018 yılında İran’da Telegram’in yasaklanmasına değindi. “Sekiz yıl önce İran da aynı stratejiyi uygulamaya çalıştı ve başarısız oldu. Yasaklara rağmen İranlıların büyük bölümü sansürü aşarak Telegram’i kullanmayı sürdürdü” diyen Durov, kısıtlamaların kullanıcı davranışlarını kökten değiştirmediğini savundu.
Rus makamları ise Telegram’in yavaşlatılmasının dolandırıcılıkla mücadele ve mevzuata uyum amacı taşıdığını öne sürüyor ve kısıtlamaların kademeli biçimde devam edeceğini belirtiyor.
- Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 60 yaş üstü erkeklerin sözleşmeli olarak Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapabilmesini düzenleyen kararnameyi imzaladı.
Kararnameye göre 60 yaşını aşan erkekler, askeri sağlık komisyonlarından uygunluk raporu almaları ve birlik komutanının yazılı onayıyla bir yıllık sözleşme imzalayabilecek, sıkıyönetim devam ettiği sürece bu sözleşme bir yıl daha uzatılabilecek.
Subay pozisyonları için ise adayların Genelkurmay tarafından ayrıca onaylanması gerekecek. Sıkıyönetimin sona ermesi halinde söz konusu sözleşmeler erken feshedilecek ve personel terhis edilecek.
- Rusya Devlet Başkanı’nın Sözcüsü Dmitri Peskov, Ankara’da dile getirilen ve Türkiye’nin hangi koşullarda nükleer silah edinmeyi düşünebileceğine ilişkin açıklamaları değerlendirerek, dünyada nükleer silahların yayılmasının ancak nükleer güçlerin sorumlu davranışıyla engellenebileceğini söyledi.
Peskov, TASS’a yaptığı açıklamada, “Nükleer kulübe dahil tüm ülkelerin, nükleer bir yarışın ortaya çıkmasına en küçük bir gerekçe dahi vermeyecek şekilde sorumlu hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Söz konusu değerlendirme, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, İran’ın nükleer silaha sahip olmasının Ankara’yı istemeden de olsa nükleer rekabete sürükleyebileceği yönündeki açıklamalarının ardından geldi. Fidan, Türkiye’nin nükleer silah isteyip istemediğine dair doğrudan soruya net bir yanıt vermemiş, ancak bu ihtimali dışlamayan bir tutum sergilemişti.
- ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Bakü’de İlham Aliyev ile birlikte Azerbaycan ile ABD arasında hükümetler arası stratejik ortaklık şartının imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, Washington’un Bakü ile ilişkilerde “sayfayı çevirip yeni bir bölüm açmayı” hedeflediğini söyledi.
Devlet televizyonu AzTV’nin canlı yayınladığı törenin ardından konuşan Vance, anlaşmanın iki ülke arasındaki iş birliğine resmiyet kazandırdığını ve ABD–Azerbaycan ilişkilerinin daha güçlü, kalıcı ve her iki halk için somut sonuçlar üreten bir zeminde ilerleyeceğine açık bir mesaj verdiğini vurguladı.
- Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, Avrupa Birliği’nin 20. yaptırım paketi kapsamında Rus enerji devleri Lukoil, Gazprom ve Rosatom’u da yaptırım listesine ekleme olasılığını incelediğini söyledi.
Interfax’ın aktardığına göre Szijjarto, Avrupa’da “yaptırım fanatizminin” giderek arttığını belirterek, bu şirketlerle iş birliğinin Macaristan için hem enerji güvenliği hem de düşük kamu hizmeti faturalarının korunması açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
- Avrupa Birliği, Ukrayna’daki özel askeri operasyonun çözümüne yönelik müzakerelere "genel söylemlerle değil, Moskova’dan talep edilecek somut tavizlerin yer aldığı bir listeyle" katılmayı planlıyor.
AB dış politika şefi Kaja Kallas, Reuters’a yaptığı açıklamada, müzakere masasında bulunan herkesin Avrupa’nın da onayı olmadan karar alınamayacağını bilmesi gerektiğini söyledi. Kallas, bu nedenle koşulların Kiev’e değil, zaten yoğun baskı altında bulunan Ukrayna yerine Rusya’ya yöneltilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupalı yetkililer, Rusya ile er ya da geç diyalog kurulmasının kaçınılmaz olduğu görüşünde olsa da Brüksel’in bugüne kadar ortak ve net bir yol haritasına sahip olmadığı kabul ediliyor.
- Financial Times’ın, Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı belgeye dayandırdığı haberine göre Avrupa Birliği, Rusya ile bağlantılı tüm kripto para işlemlerini yasaklamayı ve Rus kripto platformlarıyla her türlü etkileşimi durdurmayı planlıyor.
Belgede, tek tek platformları kara listeye almanın yeni şirketler kurularak yaptırımların aşılmasına yol açtığı belirtilirken, bunun yerine Rusya’da kurulmuş ya da Rusya’yla bağlantılı tüm kripto varlık hizmet sağlayıcılarıyla işlem yapılmasının tamamen yasaklanması öneriliyor. Söz konusu önlemlerin, Rus ödeme platformu A7 ile rubleye endeksli A7A5 stabil coin’ini de kapsayabileceği ifade ediliyor.
- Avrupa Birliği, 20. yaptırım paketi kapsamında rapçi Timati (Timur Yunusov), Mihail Piotrovskiy ve Arkadiy Dvorkoviç’i hedef alan yeni kısıtlamalar hazırladı. EUobserver’ın aktardığı iç belgeye göre listeye Rusya Güreş Federasyonu Başkanı Mihail Mamiaşvili ile Mariupol Tiyatrosu Genel Müdürü İgor Solonin de eklenebilir. Giriş yasağı ve mal varlığı dondurma önlemlerinin, Rusya ile Ukrayna arasındaki özel askeri operasyonun dördüncü yıldönümü olan 24 Şubat 2026’ya kadar açıklanması bekleniyor.
- Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, düzenlenen saldırılar nedeniyle başkentte yaklaşık bin 400 konutun ısınmasız kaldığını açıkladı. Kliçko’nun verdiği bilgiye göre Darniçkaya Termik Santrali’nin ağır hasar alması sonucu, Darniçkiy ve Dniprovskiy ilçelerindeki yaklaşık bin 100 apartmana ısı verilemiyor; ayrıca kentin farklı bölgelerinde 200’den fazla konut da ısınma hizmetinden mahrum bulunuyor. Darniçkaya TETS, 3 Şubat gecesi Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılar sırasında kritik hasar görmüştü.
- Moskova Oblastı’ndaki Fryazino kentinde bir demiryolu geçidinde park halindeki bir otomobilde patlama meydana geldi. Olayda araçta bulunan erkek kişi bacağından şarapnel yarası alarak hastaneye kaldırıldı.
Bölge Soruşturma Komitesi’nin RBC’ya verdiği bilgiye göre patlamaya henüz türü belirlenemeyen bir düzenek yol açtı. Güvenlik kaynakları, yaralanan kişinin bireysel girişimci olduğunu bilidrdi.
- Rus Ortodoks Kilisesi, Çeçenistan'ın Ahmat özel birliği komutanı ve Rusya Silahlı Kuvvetleri Ana Askeri-Siyasi İdaresi Başkan Yardımcısı olan Apti Alaudinov’un "Voysko İisusa v bitve protiv voyska dadjala-antihrista" (İsa’nın Ordusu’nun Deccal-Antikrist Ordusuna Karşı Savaşı) adlı kitabında dile getirdiği görüşlerin Ortodoks inancıyla bağdaşmadığını savundu.
Kilise Misyonerlik Dairesi Başkanı Başpiskopos Savva, Hristiyanlar ile Müslümanların aynı Tanrı’ya inandığı yönündeki yaklaşımın Ortodoks öğretisine aykırı olduğunu iddia etti. Müslüman bir yazarın kendi inancını ifade etmesine itiraz edilmediğini vurgulayan Savva, buna karşın bu fikirlerin Ortodokslar açısından kabul edilemez olduğu gerekçesiyle inananların uyarılması gerektiğini belirtti.
- Jeffrey Jeffrey Epstein davasına ait belgelerde, 2006 Torino Kış Olimpiyatları’na katılan eski Rus snowboardcu Maria Prusakova’nın adına rastlandı.
Belgelerde yer alan bilgilere göre Prusakova, 16 yaşında olimpik sporcu olarak dikkat çekmiş, kariyerinin ardından hukuk alanına yönelmiş ve 2010’lu yılların başında Epstein’la yazışmalarda bulunmuştu. Yayınlanan dosyalar, bu temasın suç teşkil eden eylemlere doğrudan bir kanıt oluşturmadığını vurgularken, “Epstein dosyaları”nda adının geçmesinin tek başına herhangi bir suç isnadı anlamına gelmediği özellikle belirtiliyor.
ÖNEMLİ GELİŞMELER_ARŞİV HABERLERİ için
TIKLAYIN

Реклама