Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
YAZARLAR

BADEMLİ İLKBAHAR ANISI

METİN MÜNİR TürkRus.Com için Ozanköy'den yazıyor // Çiçek açmış badem ağacı beyaz gelinliğinin içinde aynada kendini seyreden bir gelindir. Yanından geçerken çiçeklerin kokusunu alır, arıların sesini duyarsınız. Çiçek düştükten sonra yerinde göz yaşı büyüklüğünde minik bir badem belirir. Büyür, büyür, çağla olur. Çağlalık arkada kalınca kabuk sertleşmeye, içinde badem oluşmaya başlar.

İlk aşamada badem su ile jöle arasında beyaz bir maddedir. Yerseniz bademden çok acımtırak, sarı-kahverengi derisinin tadını alırsınız.

Son aşamada bademin içi sertleşir ve şehirlerde, meyhanelerde ve kalabalık yerlerde, buz parçacıklarının altında, seyyar satıcıların sattığı taze badem olur.

Mayısta bir gün, mağaranın yanındaki badem ağacının kuru dallarını keserken yanlışlıkla, yapraklı, üzerinde badem bulunan küçük bir dal  kestim.

Ağacın altında badem kırmak için kurduğum bir tertibat var: Zeytin kütüğü, üstünde yassı bir taş, üstünde yuvarlak bir taş. Bademi sol elimin baş parmağı ile işaret parmağı arasında kıstırıp yassı taşın üzerine koydum ve yuvarlak taşla üzerine vurdum. Kabuğu kıracak ama içindeki taneyi ezmeyecek kadar bir güç kullandım, çocuklukta edindiğim, bisiklet kullanmak gibi hiç unutulmayacak bir beceri ile.

Acaba badem olmuş muydu?

Evi aldığımda bu badem bahçede bulduğum ağaçlardan biri idi. Yaşlılıktan devrilmişti ama kökleri içeride kaldığı için gövdesinin ucundan yukarı doğru yeni dallar kaldırdı. Dallar zamanla ağaç oldu, bahçe duvarından aşağı sarktı, keçiboynuzuyla beraber, mağaranın etrafında, bir şemsiye oluşturdu.

Çağla mevsiminde ağacın sokağa sarktığı yerden gelen mutlu sesler bana gelip geçenlerin durup bademleri tattığını söylüyor.

Badem kabuğunun üstü serttir ama içi düz ve cilalıdır, belki de meyve yapışmasın ve kolaylıkla kabuktan ayrılsın diye. Buraya değmek parmağa zevk verir. Bazen kabuğu yüksük gibi parmağıma geçirip doğanın mükemmeliyetine ve zekasına duyduğum hayranlığımı yenileyerek, bu cilalı düzlüğün tadını çıkartırım.

Kabuk, bir vuruşta, çıt diye ikiye ayrılınca, sarı kılıfının altından süt dişi kadar beyaz bir badem çıktı. Ağzıma attım ve çiğnemeye başladım. Taze badem saf suyun meyveye dönüşmüş halidir, tadı kurusundan çok farklıdır. Taze bademde gençliğin coşkun, kuru bademde olgunluğun oturmuş tadı vardır.

Kuru dalları kesmeyi bitirince bitince bir cep badem topladım ve kırıp bahçe eldivenlerimin üzerine koydum.  Taşın üstüne oturup teker teker soydum ve yemeye başladım. Kırmızı nar, mor Jakaranda çiçekleri, dut görüyordum.  Güneşte sıcak, gölgede serindi.

Uykum vardı ama gözlerim bu görüntülere o kadar açtı ki bademin altında oturmaya, dışarıda dolanmaya devam ettim.

Gözlerim bu görüntülere hiç doymayacak, neden?

Görüntüler durmadan değişiyor, belki ondan. Yarın, hiçbir şey, bu gün gibi olmayacak, ben ve sen dahil.

Belki güzelliğe doymak mümkün değil. Belki bıkılması mümkün olmayan tek şey doğanın güzelliğidir. Belki olağanüstü güzellik ve tamlıktır bu bitmeyen açlığı ve tatmini yaratan.

Tam bunları düşünürken o belirdi.

“Gözlerini yum, ağzını aç!” dedim, avucumda soyulmuş bir badem saklayarak.

“Bak, karışmam ama!”

“Vallahi! Harika bir şey!”

Korka korka ağzını açtı, yemişi badem kadar beyaz dişlerinden aşırıp dilinin üzerine bıraktım. Gözlerini açtı, çiğnemeye başladı. “Hımmm.” Hoşuna gitti.

 Güneş ufuk çizgisine yaklaştıkça gölgeler uzadı. Bahçenin ortasındaki yaşlı zeytinin gölgesi yata yata, ta bahçenin sonuna, altıntop ağaçlarının olduğu yere kadar gitti, gün siyah geceliğini başından aşağı geçirince, altında kayboldu. Ben de eve girdim.

5/1/2013

Paylaş
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
ANKET
2020 sonunda dolar kurunun kaç ruble olacağını tahmin ediyorsunuz?



©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi