Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
PORTRE

27 yaşındaki Sibiryalı "esmer" genç kız “Sarışınlar için Türkçe” rehberini yazdı

Rusya'nın Türkiye'de yayın yapan radyosu RS FM'de yaptığı "Radyo Sohbetleri"  beğeni toplayan gazeteci Süheyla Demir, yine ilginç bir konu ve konukla dikkat çekti. Türkçe öğrenmek isteyen Ruslar için “Sarışınlar İçin Türkçe” adlı bir dil kitabı yazan Alona Logvinenko, RS FM’e konuştu. Henüz 27 yaşındaki genç yazarın Türkiye ile yolu nasıl kesişti? Bu kitabı yazamaya karar vermesinde ne etkili oldu? İşte radyonun sitesinden söyleşinin metni:

Sibirya doğumlu Alona Logvinenko,2005 yılından beri İstanbul’da yaşıyor. Türkiye ile buluşma hikayesi ise “aşk”la başlıyor ama zamanla İstanbul ve Türkiye aşkı onun için her şeyin önüne geçiyor.

TÜRKİYE FIRSATLARLA DOLU

Hayatının geri kalanını burada sürdürmeye karar veren Logvinenko, kısa sürede Türkçe öğreniyor ve sadece öğrenmekle de kalmayıp Türkiye ve Türkçe ile ilgilenen Ruslara Türkçe öğretmeye başlıyor. Bunu da henüz bir ay önce satışa sunduğu “Sarışınlar İçin Türkçe” kitabıyla yapıyor. Logvinenko’nun Türkçe öğrenmek isteyen Ruslara bir mesajı da var: “Türkiye fırsatlarla dolu bir ülke, aradığınız her şeye sahip. Size düşense kısa sürede Türkçe öğrenip bu fırsatları kullanabilmek…”

KİTABIMIN ADI ESPRİLİ VE İLGİ ÇEKİCİ

“Peki kitabınız için neden böyle sansasyonel bir isim seçtiniz?” diye sormaktan alamadık kendimizi. Cevabı “Ama sizce de esprili ve dikkat çekici değil mi?” oldu. Alona Logvinenko, Sarışınlar İçin Türkçe kitabını benzerlerinden ayıranın kuru, resmi bir anlatım yerine; eğlenceli, canlı ve herkesin anlayabileceği bir dile sahip olması olduğunu söylüyor ve “Okuyanlar benim pozitif enerjimi hissetsinler istedim” diye ekliyor.

Bir kadın olarak Türkçe öğrenme kılavuzunda kayda değer farklar da yaratmış Logvinenko. Sarışınlar İçin Türkçe’ye iş kadınları, ev kadınları ve hatta aşıklar için sözlükler eklemiş. Yazara göre aşıklar sözlüğü, Türk sevgilisi ya da Türk eşi olan insanların ilişkilerini geliştirmelerinde çok yardımcı olacak.

ORHAN PAMUK RUSLAR KADAR AÇIK SÖZLÜ

Artık yazan biri olarak Türk edebiyatıyla ilgilenip ilgilenmediğini de merak ettik. Birçok Rus gibi o da en çok Orhan Pamuk’u seviyormuş, hatta eline son kitabını alarak Masumiyet Müzesi’nin yolunu tutmuş. Alona, “Orhan Pamuk bizim kültürümüze çok uyuyor. O da Ruslar kadar açık sözlü biri” diyor.

TÜRKİYE’DE KADIN OLARAK KARİYER YAPMAK ÇOK ZOR

Alona Logvinenko sadece kitaplarla ilgilenmiyor. Genç yaşına rağmen hem Rusya’da hem de Türkiye’de tekstil ve organizasyon sektörlerinde başarılı işlere imza atmış. Kendisine Türkiye’de çalışan bir Rus kadını olmanın zorlukları var mı diye sorduğumuzda bir yarasına bastığımızı fark ettik.

Alona bu konudaki rahatsızlığını “Türkiye’de bir kadın olarak kariyer yapmak çok zor bir şey. Hele genç ve bekarsanız... Ya da çalıştığınız şirket akrabalarınıza ait değilse… Hele genç bir kadın olarak gururlu bir şekilde ‘Evet ben bu işin sahibiyim’ ya da ‘Bu projeyi ben kendim başardım’ diyorsanız size fazla inanmıyorlar. Çoğunlukla size destek olan bir Türk erkeği arıyorlar.” sözleriyle anlatıyor.

Söyleşinin tamamı şöyle:

-Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1986 Sibirya doğumluyum. Polis Lisesi mezunuyum. Sibirya’da İngilizce ve Fransızca eğitimi aldım. Çalışmaya 13 yaşında başladım. Öğrenciyken ürün tanıtımı yapıyordum. 2004’te Moskova Finans ve Ekonomi Üniversitesi’nde İşletme ve Pazarlama bölümünde okumaya başladım ve bir yandan da çalışmaya devam ettim. Sonra açık öğretim programına geçtim ve bu programdan mezun oldum. Çünkü 19 yaşındayken İstanbul’a taşındım. 2010 yılında ise, Londra’da iş İngilizcesi eğitimini gördüm.

-Her şeyi bırakıp İstanbul’da yaşamaya nasıl karar verdiniz?

Ben 2 sene bir Türk’le nişanlı kaldım. Nişanlım için İstanbul’a taşındım. Sonra Türkiye aşığı oldum ve burada yaşamaya karar verdim.

-Türkiye’ye aşık oldum diyorsunuz. Türkiye’nin hangi özellikleri bu kadar kalbinizi fethetti.

Bir Sibiryalı olarak ilk başta sıcak iklimi... Sonra eşsiz denizi, doğası ve tabii ki tarihi beni etkiledi. Ayrıca sağlıklı beslenmeyi seven bir insanım. Türkiye’de de 12 ay mutfağınızda yeşil ve taze ürünler bulundurmak mümkün. Avrupa’ya çok fazla seyahat eden biri olarak 2-3 saatte nerdeyse tüm Avrupa kentlerine doğrudan uçuş olması da beni etkiledi.

-Birçok kişi Rusça öğrenirken çok zorlanır. Siz Türkçe öğrenirken zorlandınız mı?

Doğrudur. Rusça dünyadaki en zor 3 dil arasında. Bence Türkçe Rusça’ya nazaran çok kolay bir dil. Ben zorlanmadım. Hatta bildiğim diğer yabancı dillerden daha kolay öğrendim. Bunun için Atatürk’e teşekkür etmelisiniz sanırım. Çünkü Atatürk’ün yaptığı Harf Devrimi sayesinde Arap harfleri yerine Latin harflerini kullanıyorsunuz. Herhalde Arap alfabesi kullanılıyor olsaydı sizin işiniz de, benim işim de daha zor olurdu.

-Artık Türkçe’yi öğretiyorsunuz da. “Sarışınlar için Türkçe” diye bir kitap yayınladınız. Böylesi ilginç ve hatta sansasyonel bir isim seçmek sizin tercihiniz miydi?

Evet benim tercihim. Sizce de esprili ve dikkat çekici değil mi? Hani vardır ya böyle bir düşünüş tarzı: “Sarışınların seni anlamaları için basit dille konuşmalısın.” Ben de kitabımı böyle bir dille yazdım. Piyasada Ruslar için yazılmış bir çok kendi kendine Türkçe öğrenme kılavuzu var zaten. Ama baktım ki, hepsi kuru, resmi ve zor bir dille yazılmış. Bence yabancı dil öğrenmek gibi zor bir süreçte, böyle bir dil kullanmak faydalı değil. Ayrıca İnsanlar benim kitabımı satın alırken biraz gülsünler ve pozitif enerjimi hissetsinler istedim. Hem biliyorsunuz Ruslar çoğunlukla sarışın olur...

-Bu kitabı yazma amacınız neydi?

Amacım ‘Sarışınlar için Türkçe’yi satın alanın herkese Türkçe bilmemelerinin tek nedeninin tembellik olduğunu ispatlamak. Kitabım sayesinde; bir Rus, 3 haftada kendi kendine Türkçe öğrenebilir. Ben şuna inanıyorum: Türkiye fırsatlarla dolu sıcak bir ülke. Bu fırsatları değerlendirmek için kısa sürede Türkçe öğrenmeniz gerek. Bu ülkede aradığınız her neyse; başarı, zenginlik veya aşk, hepsine ulaşabilirsiniz. Bunların hepsi Türkiye’de var. Yeter ki bir parça Türkçe öğrenin. Kısaca bu kitabı yazmaktaki amacım, benim gibi anadili Rusça olan insanlara şunu söylemek: ‘Rüyalarınızı gerçekleştirmek için Türkçe öğrenin!’

-Kitabın içeriği hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

-Tabi ki. Sarışınlar İçin Türkçe, Türkçe’nin en önemli ve güncel dilbilgisi kurallarını basit, eğlenceli ve herkesin anlayacağı bir dille anlatıyor. Ayrıca kitabım sayesinde Rusça-Türkçe sözlüğe de ihtiyaç kalmıyor. Çünkü kitabımda en temel konuları kapsayan 11 ayrı temalı Türkçe-Rusça sözlük var. Bunlara ilave olarak Türkiye’de gezilmesi, görülmesi gereken yerler ile en iyi alışveriş mekanlarına da kitabımda yer verdim.

-Kitabınızda iş kadınları ve ev hanımları için ayrı bölümler de var. Aslında bu dil kitaplarında genelde atlanan bir konu, öyle değil mi?

Evet, çok doğru bir tespit. “Ev hanımı Sözlüğü”; ev, mutfak ve yemeklerle ilgili bilgileri içeriyor. “İş kadını sözlüğü” ise ticari terimleri içeriyor. Ayrıca kitapta bir de “Aşıklar sözlüğü” yer alıyor. Bu sözlük, Türk sevgilisi ya da Türk eşi olan insanların ilişkilerini geliştirmelerinde çok yardımcı olacak.

-Satışlar nasıl, tepkiler nasıl?

Kitabımın üçüncü baskısı çıktı. Türkiye’deki bütün havaalanlarında satılıyor. İnternetten de satışı yapılıyor. Henüz büyük kitapevlerine cazip gelmiyoruz ama ileride umarım onlarla da çalışırız. Kısmet diyelim.

-Başka kitaplar yazmayı da düşünüyor musunuz?

- Evet. Okuyucularımdan e-mail yoluyla sürekli geri dönüşler alıyorum. “Kitabınız sayesinde Türkçe’yi öğrendik... Mümkünse kocamız, sevgilimiz için de ‘Türkler için kolay Rusça’ öğrenme kılavuzunu yazın.” diyorlar. Hata okuyucularınız, dinleyicileriniz esprili bir ad bulmam için yardımcı olmak isterlerse çok sevinirim.

-Türk edebiyatını takip ediyor musunuz? Hangi yazarları beğeniyorsunuz?

Evet, kitap okumayı seviyorum. Orhan Pamuk en sevdiğim Türk yazarı. Hata elime son kitabını alıp Çukurcuma’daki Masumiyet Müzesi’nin açılışına gittim. Fakat kullandığı dil çok zor olduğu için, Orhan Pamuk kitaplarını Rusça okumayı tercih ediyorum. Ruhani şeylerle ilgilenmeyi de çok seviyorum. O nedenle Beki İkala Erikli’yi kendime çok yakın görüyorum.

-Orhan Pamuk Rusya’da en çok okunan Türk yazarlarından biri değil mi?

Evet. Nazım Hikmet de çok okunuyor, çok seviliyor. Ama o artık tarihe geçmiş bir isim. Orhan Pamuk’un bizim kültürümüze çok uyan bir isim olduğunu düşünüyorum. Biz Ruslar kadar açık sözlü biri.

-Yazarlık dışında başka nelerle uğraşıyorsunuz?

Üniversiteyi bitirdikten sonra fuarlarda tercüman olarak çalışmaya başladım. Çalıştığım firmaların birinden iş teklifini aldım. Böylece İstanbul merkezli bir inşaat şirketinin dış ticaret sorumlusu oldum ve orada bir sene kadar çalıştım. Ardından Rusya’nın en büyük tekstil ve moda şirketlerinden birinden iş teklifi geldi ve 3 sene kadar bu firmanın Türkiye temsilcisi olarak çalıştım. Artık Türkiye’de üretimimiz kalmadı. Ben de kendimi kitabıma adadım. Bazen de Sibirya’dan ünlü bilim adamlarını getirip, burada kısa eğitimler düzenliyorum. En son Stanislav Müller adlı ünlü bir Sibiryalı bilim adamının Hafıza Geliştirme konulu eğitimin programını organize ettim.

-Genç yaşınıza rağmen çok üretken ve çalışkan bir kadınsınız. Peki iş hayatınızda hiç sorunlarla karşılaşıyor musunuz? Yani Türkiye’de bir Rus kadın olarak çalışmanın zor yanları var mı?

Bence Türkiye’de bir kadın olarak kariyer yapmak zaten çok zor bir şey. Hele genç ve bekarsanız... Ya da çalıştığınız şirket akrabalarınıza ait değilse... Genel olarak baktığımızda bu ülkede kadınları önemli pozisyonlarda pek göremiyoruz ne yazık ki. Örneğin, müdür yardımcısı yada sekreter olabilirsiniz ama, daha yüksek pozisyonları hedefliyorsanız işiniz zor. Rusya’dan sonra bu durum bana çok şaşırtıcı geldi mesela. Hele genç bir kadın olarak gururlu bir şekilde “Evet ben bu işin sahibiyim” ya da ‘Bu projeyi ben kendim başardım’ diyorsanız size fazla inanmıyorlar. Çoğunlukla size destek olan bir Türk erkeği arıyorlar..

-Peki Türkiye’de hiç uyum problemi yaşadınız mı?

Duyduğum kadarıyla bir çok Rus, Türkiye’ye taşındıktan sonra uyum problemleri yaşıyormuş. Kültür, din, örf ve adet farklarından dolayı. Hatta espri anlayışı bile önemli bir uyuşmazlık kaynağı olabiliyor bazı insanlar için. Ruslar düşüncelerini doğrudan söylemeyi tercih eder. Yani lafı dolaştırmadan ne düşünüyorlarsa onu açık açık söylerler. Belki o yüzden bazen kaba ya da sert olarak algılanabiliriz Türkler tarafından. Türkiye’de ise insanlar düşüncelerini çoğu kez kamufle ederek söylemeyi tercih ediyor. Anlamak için satır aralarını da okumanız gerekebiliyor. Veya kibarlık yapmak adına gerçek düşüncelerini saklayabiliyorlar. Uyum ile ilgili bir diğer konu yaşadığınız çevre. Bence yaşadığınız semt ve bulunduğunuz mahalle de uyum problemine neden olabilir. Ama ben kozmopolit bir insanım. Uyum açısından pek bir problem yaşadığım söylenemez. Bulunduğum çevreye kolay adapte olurum. Yeni yerlere gitmek beni korkutmaz. Fakat bana göre Türkler dünyada en çok uyum problemi yaşayan milletler arasında yer alıyor. Bu kanıya iş İngilizcesi eğitimi almak için Londra’da yaşadığım dönemde vardım. Sınıfımda çok sayıda Türk öğrenci vardı. Nerdeyse hepsi ‘eğitim bir an evvel bitse de, memlekete dönsek’ tavrındaydı. Hep kendi aralarında arkadaşlık kurdular. Avrupa’da görebildiğim kadarıyla Türkler yaşadıkları bölgelere uyum sağlamaktansa, kendi aralarında takılmayı tercih ediyorlar. Kendi kültürlerine göre yaşayabilecekleri “mini Türkiye”ler oluşturuyorlar.

- Dediğinize katılıyorum, biz biraz kapalıyız. Ancak Ruslar gayet net bir şekilde her düşündüğünü söylüyor.

Evet ve bu size zaman kaybettirmiyor. Yani en azından karşındaki insandan ne geleceği belli… Senden ne istediğini hemen anlayabilirsin.

- Bu sanırım iş dünyasında da çok önemli…

Kesinlikle öyle.

- Peki son olarak dinleyicilerimize bir mesajınız var mı?

Mesajım bizi okuyan ya da dinleyen Türkler’e olacak. Rus arkadaşınız ya da sevgiliniz varsa kesinlikle onlara kitabımdan hediye edin. Çünkü onlar için büyük bir iyilik yapmış olacaksınız. İmza günlerime hepinizi bekliyorum.

Söyleşiyi dinlemek için:

http://turkish.ruvr.ru/2013_01_22/sarisinlar-icin-turkce/

23.1.2013
 

Paylaş
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
ANKET
Koronanın esir aldığı hayatımız sizce ne zaman 'normale' dönecek?



©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi