Aleksey Batrakov Galatasaray'da coşuyor, coşturuyor, adına şarkılar yazılıyor. Futbolu ile büyüleyen 21 yalşındaki Aleksey Batrakov, hayata bakışı ile de "yaşının çok üzerine olgunluk gösteren" bir genç. Henüz Galatasaray hiç gündemde yokken, SSCB yıllarından beri yayın yapan efsane Rus gazetesi Sovyetski Sport'a 15 Ocak 2026'da, "2005 yılının sporcusu" seçildikten sonra verdiği kapsamlı röportaj bunun izleriyle dolu.
Röportajda Rusya'nın Altın Top'u olarak nitelendirilen ödülün yeni sahibi; Rusya'nın en iyi futbolcusu olma statüsü hakkında ne düşündüğünü, popülerliğiyle nasıl başa çıktığını, dünya futbolunun hangi yıldızlarıyla reklam filminde rol almak istediğini, kişisel marka oluşturmayı düşünüp düşünmediğini, João Félix'in kendisine ne yazdığını, Lokomotiv ile kupa kazanma arzusunu, hayalindeki Avrupa kulübünü, aylık ne kadar paraya ihtiyaç duyduğunu, dolabında kaç çift ayakkabı bulunduğunu, ehliyetini nasıl aldığını, FIFA oyunundaki kartının nasıl olacağını, İrina Podşibyakin ile ilişkisini ve kendi ideal Rusya karmasını anlatmıltı. İşte arş,vlerden o röportajın tamamı:
– Sovetski Sport tarafından yılın futbolcusu seçildin. Böylece bu ödülü daha önce kazanan Eduard Streltsov ve Fyodor Çerenkov gibi isimlerle aynı sıraya girdin. Bu ödül senin için ne ifade ediyor?
– Elbette hoşuma gitti. Ancak daha önce de söylediğim gibi ödüllere fazla dikkat etmemeye çalışıyorum. Her seferinde çok fazla sevinirsem gelişimimi durdurabilirim. Her durumda bu ödül beni mutlu etti. Doğru yönde ilerlediğimin bir göstergesi.
– Ülkenin en iyi futbolcusu olmak nasıl bir duygu?
– Açıkçası bunu hiç düşünmüyorum. Ödülü verdiler, objektif olarak bakıldığında bu elbette hoş bir şey. Ama hâlâ gelişmem gereken çok alan var.
– Bu ödül özgüvenini artırdı mı?
– Kesinlikle hayır. Belki sahada biraz daha fazla özgüven kazandırıyordur.
– Oylamada Matvey Kislyak, Stanislav Agkatsev, İgor Akinfeyev ve Matvey Safonov'u geride bıraktın. Sen oy kullanacak olsaydın hangi Rus futbolcuları seçerdin?
– Biraz düşünmem gerekiyor... Şöyle söyleyeyim: Vorobyov, Gluşenkov ve Kislyak.
– Sıralamayı net yaptın. Bizim oylamamızda da aşağı yukarı böyleydi. Yalnız Vorobyov en çok tercih edilen isimlerden biri değildi.
– Bence onun bir yıl içindeki gelişimi çok açık. Eskiden fazla gol atmayan bir santrfordu, şimdi ise Lokomotiv'in kilit oyuncularından biri hâline geldi.
– Rusya'da yılın en iyi 10 sporcusu için de bir ödülümüz vardı. Sence listede kaçıncı sıradasın?
– Listeye baktığımda onuncu sırada olduğumu söylerdim.
– Çok daha yukarıdasın. Aleksandr Oveçkin ve İslam Mahaçev'in ardından üçüncü oldun.
– Onların gerisinde kalmak utanılacak bir şey değil. Teşekkür ederim, bu beni çok mutlu etti.
– Şu sıralar Avrupa'ya transferin hakkında çok konuşuluyor. Rus futbolunun efsaneleri de seni övgülere boğuyor. Daha önce bu ilginin etkisinde kalıp gelişimini sürdüremeyen futbolcular oldu. Sen ayaklarını yere sağlam basmayı nasıl başarıyorsun?
– Mümkün olduğunca fazla şey dinlememeye çalışıyorum. Elbette bir zamanlar örnek aldığım insanlardan güzel sözler duymak hoşuma gidiyor. Başka bir kulübe transfer konusuna gelince, şimdilik buradayım. Bütün bunlar zor meseleler. Bakalım neler olacak.
– Gerçek popülerliğin, insanların seninle sürekli fotoğraf çektirmek istemesi, arkandan seslenmesi ve seni tanıması nedeniyle sokağa rahatça çıkamamak olduğu söylenir. Sen bu noktaya geldin mi?
– Hayır, şehir merkezinde gözlüksüz ve şapkasız rahatça dolaşabiliyorum. Elbette yanıma gelenler oluyor ama çok sık değil.
– Popülerliğinin sana olumlu bir katkısı oldu mu? Örneğin bir taksicinin seni ücretsiz götürmesi veya restoranda hesabının ödenmesi gibi?
– Açıkçası hayır. Konumumu hiçbir zaman böyle şeyler için kullanmadım, kimse de bana böyle bir şey yapmadı. Sadece bir restoranda görevli beni tanıyıp doğrudan masa rezervasyonu yapabilmem için kartvizitini bırakmış olabilir. Ama bunun ötesinde bir şey olmadı.
– İki kez olimpiyat şampiyonu olan yüzücü Yevgeniy Rılov yakın zamanda, toplum karşısına çıktığında ciddi ve kusursuz bir sporcu imajı sergilemesi gerektiğini söylemişti. İnsanların arasında veya kameraların karşısındayken belirli bir imajı korumak zorunda olduğunu, özel hayatında ise farklı biri olduğunu düşünüyor musun?
– Sanırım ailemin ve arkadaşlarımın yanındayken farklı oluyorum çünkü kendimi daha rahat hissediyorum. Ama bunu özellikle yaptığım söylenemez. Bu gayet normal bir durum.
– Medyada yer alan her insanın kendine ait bir hayran kitlesi var. Sen kendi hayran kitleni nasıl tanımlarsın? Onların senin hakkında ne düşündüğü senin için önemli mi?
– Daha önce de söylediğim gibi, hakkımda ne düşünüldüğünden kendimi soyutlamaya çalışıyorum. Ama söz konusu hayran kitlesi olduğunda, her durumda beni destekleyeceklerini düşünüyorum. Genel olarak hakkımda yazılanları, olumsuz yorumları bile, sakin karşılıyorum.
– Maks Gluşenkov zaman zaman hayranlarıyla şakalaşabiliyor. Örneğin dört gol attığı bir maçta gol sevincini yaşamamıştı.
– Maks'ı tanımak gerekiyor. O oldukça umursamaz biridir. İnsanların kendisine ne söylediği hiç umurunda değildir. Bu yüzden sahaya çıkıp futbolunu oynuyor ve bundan keyif alıyor.
– Sen de bu kadar rahat bir noktaya geldin mi?
– O kadar umursamaz değilim ama öyle olmaya da çalışmıyorum.
"JOÃO FÉLIX MENAJERİMİN TELEFON NUMARASINI İSTEDİ"
– Birçok sporcu kendi kişisel markasını geliştiriyor. Örneğin İgor Akinfeyev kısa süre önce bir giyim koleksiyonu çıkardı. Sen de buna benzer bir şey düşündün mü?
– Şimdilik hayır. Bence bunun için henüz erken. Daha çok futbola odaklanmak istiyorum. Genel olarak ilginç bir girişim. Akinfeyev'in giyim koleksiyonunu gördüm. Sahip olduğu hayran kitlesi düşünüldüğünde doğru bir karar.
– Herhangi bir markanın reklam yüzü olmak ister miydin?
– Nike yeniden piyasaya döndüğünde onlarla sözleşme imzalamak ve Ronaldo ile birlikte bir reklam filminde oynamak isterdim. Ama her gece uykuya dalarken bunu hayal ettiğimi söyleyemem. Olursa olur. Böyle bir fırsat olmadan da hayatımı gayet iyi sürdürebilirim.
– Griezmann'ın uzun zaman önce Arsen Zakharyan'a sosyal medyadan mesaj attığı biliniyor. Seninle de kısa süre önce João Félix iletişim kurdu. Nasıl gelişti, anlatır mısın?
– Griezmann daha çok Arsen'i övmüştü. Félix ise beni özellikle övmedi. Sadece kendi temsilcisi için menajerimin telefon numarasını istedi. İletişimimiz de orada sona erdi.
– Yani olası bir transfer için nabız yoklamış olabilirler mi?
– Olabilir. Ama şimdilik bunlar sadece konuşmadan ibaret.
– Bu mesajı gördüğünde nasıl tepki verdin?
– Maçtan önce otelde kamp yapıyorduk. Silyanov bana bir video gönderdiğini söyledi. Açıp baktım ve onun mesajının altında Félix'ten gelen bir mesaj isteği gördüm. Önce sahte hesap olduğunu düşündüm. Sonra sayfasına girdim, milyonlarca takipçisi vardı. Elbette şaşırdım. Biraz güldük. Hoşuma gitti.
– Bazı futbolcular medyayla iletişim kurmayı seviyor, bazıları ise gazetecileri görmezden gelerek karma alandan geçip gidiyor. Açık konuş: Basının ilgisi artık seni rahatsız ediyor mu?
– Son zamanlarda gazetecilerin yanından daha sık geçip gidiyorum. Bunun sizin işiniz olduğunu anlıyorum ama çok fazla birbirinin aynı soru soruluyor. Arka arkaya birkaç yayın kuruluşu aynı soruyu yönelttiğinde insan kendini soyutlamak ve oradan uzaklaşmak istiyor. Ancak mümkün olduğunca, özellikle iyi maçlardan sonra ve moralim yerindeyken durup konuşmaya çalışıyorum.
– Şunu da teslim etmek gerekiyor: Konuşmak istemediğinde bunun nedenini her zaman açıklıyorsun. Bazı futbolcular ise telefonla konuşuyormuş gibi yapıp gazetecilerin yanından geçiyor.
– Özellikle maçın sonucu olumsuz olduğunda konuşacak ruh hâlimiz olmayabiliyor. Biz de insanız, üzülüyoruz. Bu nedenle bize de anlayış gösterilmesini rica ediyorum.
– Gazetecilerin sana yönelttiği en tuhaf soru veya artık duymaktan en çok sıkıldığın soru hangisi?
– Avrupa'ya transferimle ilgili olanlar. Çünkü cevap veremeyeceğim bir soru. İster miyim? Evet. Ne zaman? Bilmiyorum. Hepsi bu.
– Naïr Tiknizyan kısa süre önce RJD Arena'da kendisini tanımayan bir güvenlik görevlisiyle tartıştığını anlatmıştı. Daha sonra bu olaydan dolayı utanmıştı ama hikâye olumlu sonuçlanmıştı. Senin de böyle bir deneyimin oldu mu?
– Kaybettiğimiz bir maçın ardından kulübün basın servisinde benden bazı şeyleri yazmamı istedikleri olmuştu. Ben de “Biraz dinlenemez miyim?” diye cevap vermiştim. Ancak hemen ardından özür diledim. Naïr'in yaşadığına benzer bir olayım olmadı. O biraz çabuk parlayan bir çocuk ama artık daha sakin, olgun ve bilge biri oldu.
– Futbol açısından değil, kişilik ve medya imajı bakımından kimi örnek alıyorsun?
– Rol modelim yalnızca Aleksey Batrakov. Bu açıdan başka kimseyi takip etmiyorum. Sadece daha sakin biri olmaya çalışıyorum. Özel bir şey yok.
– Kazandığın bütün ödüller babanın müzesine gidiyor. Bizim ödülümüz için de orada bir yer ayrıldı mı?
– Size geleceğimi babama söyledim. O da bir yer bulacağını söyledi. Büyük ihtimalle yeni raflar takması gerekecek.
– Hangi ödülü kazanırsan onu babanın müzesine göndermek yerine kendinde tutarsın?
– Belki de sürekli bakıp gelişimimi durdurmamak için ödüllerimi babama gönderiyorum. Ödül yanımda dursa, ona bakıp “Şu yılın en iyi futbolcusu benim, her şey yolunda” diye düşünebilirdim. Bu nedenle yılda bir kez, tatilde eve gidiyorum ve sadece orada birikenlere bakıyorum.
– Aleksandr Golovin daha önce bir kupa kazanmadan CSKA'dan ayrılmayacağını söylemişti. Senin de buna benzer bir hikâyen var mı?
– “Kazanamadan ayrılmam” şeklinde kesin bir düşüncem yok. Ama Lokomotiv ile kupa kaldırmayı gerçekten çok istiyorum. Uzun zamandır kupa bekleyen taraftarlarımızı mutlu etmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.
– Seni daha çok hangi sorular rahatsız ediyor: Lokomotiv ile şampiyonluk yaşamak mı, yoksa Avrupa'ya transferin mi?
– Avrupa'ya transferimle ilgili sorular daha çok rahatsız ediyor.
– Avrupa'ya gitmen mi, yoksa Lokomotiv'in şampiyon olması mı daha önce gerçekleşir?
– İşte nefret ettiğim türden sorular bunlar. İnsana iki seçenek arasında tercih yaptırmaya çalışıyorsunuz. Her şeyin nasıl gelişeceğini bilmiyorum.
– Nobel, Matvey Safonov'a benzer bir soru sorduğunda Safonov, Krasnodar'ın Rusya Premier Ligi'nde, PSG'nin de Şampiyonlar Ligi'nde şampiyon olmasını umduğunu söylemişti. Sonunda ikisi de gerçekleşti. Senin için ideal senaryo da önce kupa kazanıp sonra Avrupa'ya gitmek mi?
– Evet, bu mükemmel olurdu. Ama yalnızca bir şey söyleyebilirim: Bana bağlı olan her şeyi yapacağım.
– Bu sezon şimdiden bir kupa kazanmayı hedefliyor musun?
– Kendine hedef koymazsan oynamanın ve gelişmenin ne anlamı var? Elbette hem Rusya Kupası'nı hem de şampiyonluğu kazanmak istiyorum. Lokomotiv'in başka bir hedefi olmamalı.
– Seni sık sık Matvey Kislyak ile karşılaştırıyorlar. Aranızdaki rekabet devam ediyor mu?
– Bu rekabet sizin aranızda devam ediyor, bizim aramızda değil. Manşetler için böyle hikâyeleri siz yaratıyorsunuz. Bizi karşılaştırmak pek doğru değil çünkü farklı pozisyonlarda oynuyoruz. Matvey'in gol ve asist sayısının daha düşük olmasının nedeni daha geride görev yapması. İki genç ve yetenekli futbolcunun ortaya çıkmasına sevinmek gerekiyor; bizi karşılaştırmak yerine. Matvey'e yalnızca başarılar diliyorum.
– Birbirinizle görüşüyor musunuz? Arkadaş olduğunuz söylenebilir mi?
– Çok yakın arkadaş olduğumuzu söyleyemem ama milli takımda görüşüyoruz. Çocukluğumuz boyunca birbirimize karşı oynadık. Aramızda iyi bir ilişki var. Matvey gerçekten harika bir çocuk.
"DAHA İYİ OLABİLİRİM, BİR SINIRIM YOK. 50 GOL ATMAK DA İSTİYORUM"
– Boris Rotenberg kısa süre önce kulüp yönetimine katıldı. Oyuncular açısından bir şeyler değişti mi, yoksa bunu fark etmediniz mi?
– Açıkçası fark etmemek mümkün değil. Ancak görevde henüz çok kısa bir süredir bulunduğu için şimdilik köklü bir değişiklik olmadı. Kulübün antrenman tesislerine geldi ve önümüze en yüksek hedefleri koyduğumuzu anlatan bir konuşma yaptı. Genel olarak henüz hiçbir şey değişmedi. Belki yeni yıldan sonra bazı gelişmeler olur.
– Rotenberg'i akademi döneminden nasıl hatırlıyorsun?
– Hırslı biri. Hedeflerine ulaşmak istiyor ve yaptığı işin gerçek bir tutkunu.
– Kendisiyle görüşüyor musunuz?
– Boris Borisoviç, Sovetski Sport'tan aldığım ödül nedeniyle beni tebrik etti. Bu hoşuma gitti.
– Bir röportajında senin kulüp efsanesi olmanı istediğini söylemişti. Sen de böyle bir ihtimali düşünüyor musun? Loskov'un yolundan gitmek ister misin?
– Avrupa'da kendimi denemek istiyorum ama hayat her zaman istediğimiz gibi gelişmiyor. İgor Akinfeyev de zamanında Avrupa'ya gidebilirdi ama kalmayı tercih etti. Herkes teklifler hakkında konuşuyor ama belki de ortada hiçbir teklif yoktur, kim bilebilir? Lokomotiv benim öz kulübüm. Ona bir kupa kazanarak teşekkür etmek istiyorum.
– Dışarıdan bakıldığında Rusya Premier Ligi'ndeki maçlarda birçok şeyi çok kolay yapıyormuşsun gibi görünüyor. Ligin seviyesini aştığını düşünüyor musun?
– Hayır, elbette. Hâlâ gelişmem gereken çok şey var. Birçok açıdan kendimi ilerletmem gerekiyor.
– En azından gol ve asist istatistiklerinde seninle yarışabilecek kimse yok gibi görünüyor.
– Çok daha iyi olabilirim. Benim için bir sınır yok. 50 gol atmak da istiyorum. Hiç durmamaya çalışıyorum.
– Hangi noktada oturup “Artık Rusya Premier Ligi'nin seviyesini aştım, başka bir yere gitmeliyim” dersin?
– Açıkçası böyle bir şeyin olacağını düşünmüyorum.
– Yaz aylarında Novogorsk'ta yaptığımız röportajda başka bir Rus takımına transfer olmakla ilgilenmediğini söylemiştin. Diyelim ki Rus takımları yeniden Avrupa kupalarına kabul edildi ama Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı yalnızca bir takıma verildi. Bu takım Zenit veya Krasnodar olursa transferi düşünür müsün?
– Eğer söz konusu uluslararası turnuvalarsa Avrupa'da kendimi denemek daha kolay olur. Sanırım başka bir Rus takımında oynamaktansa bu seçenek daha tercih edilebilir.
– Yani Avrupa kupalarında oynayacaksan bunun başka bir ligde veya Lokomotiv formasıyla olmasını istiyorsun?
– Elbette, öyle olmasını isterim.
– Rakip takımlar arasında seni özellikle rahatsız eden, fikstürde maçını gördüğünde heyecanlandığın bir takım var mı?
– O kadar ileri gitmem. Spartak ile oynadığımız maçlarda bazen onlar, bazen biz kazanıyoruz. Üstelik son dönemde karşılaşmalarımızın hepsi gollü geçiyor. Sanırım ikinci yarıda onlarla oynayacağımız maç ilginç olacak.
– Peki futbolcular arasında seni sürekli rahatsız eden biri var mı?
– Beni ciddi şekilde rahatsız eden biri yok. Ancak Spartak maçlarında Nail Umyarov ile karşı karşıya geldiğimde sahada ilginç bir rekabet yaşanıyor. Son karşılaşmalarda neredeyse bire bir markaj uyguluyor. Bu düellolar hem bizim için hem de maçı dikkatle izleyen seyirciler açısından ilginç oluyor.
– Avrupa konusunu kapatmak için tercih ettiğin ligi ve kulübü seçmeni istiyoruz.
– İspanya ve Barcelona. En sevdiğim kulüp ama oraya ulaşmanın son derece zor olduğunu herkes biliyor.
– Barcelona söylentilerinin çıkması hoşuna gitti mi?
– Eğer gerçekse elbette. İlk duyduğumda sahte haber olduğunu düşündüm ama sonra gerçek olabileceğini aklımdan geçirdim. Böyle bir ihtimal elbette insanı mutlu eder.
– Menajerinle bu konuyu görüştünüz mü?
– Herhangi bir temas olmadı. İzleme yaptıklarına ilişkin haberler çıktı ama bence onların takip ettiği çok sayıda futbolcu var.
– Yakın zamanda menajerin Vadim Şpinev, Suudi Arabistan'dan bir kulübün sana yılda 120 milyon euro teklif ettiğini söyledi, sen bunu dil sürçmesi diye yorumlamıştın. Gerçekten böyle bir teklif gelse transferi düşünür müydün?
– Sanırım değerlendirirdim. Ancak sonunda nasıl bir karar verirdim, bilmiyorum.
"20 ÇİFTTEN FAZLA AYAKKABIM VAR"
– Sözleşmendeki rakamlara bakıyor musun, yoksa bunlar senin için çok önemli değil mi?
– İmzaladığım sözleşmeye baktım. Ancak şu anda rakamlar benim için çok önemli değil. Başka Rus kulüplerinden teklifler de oldu ama şimdilik bunun peşinde çok fazla koşmuyorum. Benim önceliğim futbol.
– Çok para kazanmak gibi bir arzun ve hedefin var mı?
– Bana kalırsa zaten yeterince kazanıyorum. Elbette 500 ruble kazandığında 1000 ruble kazanmak istersin. Bu da kendime koyacağım hedeflerden biri ama birinci önceliğim değil.
– Sosyal medya hesaplarında şık kombinlerle çekilmiş çok sayıda fotoğrafın var. Markalı kıyafetleri seviyorsun. Giyim tarzın konusunda sana ilham veren biri var mı?
– Özellikle takip ettiğim tek bir kişi yok. Bazen sosyal medyada insanların nasıl giyindiğine bakıyorum ve hoşuma giden ayrıntıları kendim için not ediyorum. Genel olarak sadece beğendiğim kıyafetleri satın alıyorum. Örneğin Koundé'yi özel olarak takip etmiyorum. Oldukça kendine özgü bir tarzı var ama bu da ilginç. İnsanlar böylece kendilerini ifade ediyor.
– Sence Rusya Premier Ligi'nin en şık futbolcusu kim?
– Anton Mirançuk ve Saşa Çernikov çok şık giyiniyor.
– Bugünkü kombinini değerlendirelim. Şu anda üzerinde neler var?
– Travis marka spor ayakkabılarım var, sanırım birçok kişi bunları tanıyordur. Üzerimde Burberry marka bir sweatshirt, Rooth marka tişört var. Kot pantolonu da Avrupa'da bir mağazadan aldım.
– Sen bir sneaker tutkunu musun?
– Açıkçası evet, çok fazla ayakkabım var. Yeni bir çift aldığımda bundan keyif alıyorum çünkü spor ayakkabıları gerçekten seviyorum. Sanırım çocukluğumda çok fazla ayakkabım olmadığı için bu ilgi yetişkinlik dönemime de taşındı.
– Kaç çift ayakkabın olduğunu biliyor musun? Hiç saydın mı?
– Saymadım ama 20'den fazla olduğunu düşünüyorum.
– En sevdiğin model hangisi?
– Sanırım Travis modelleri. Özellikle bej renkli olan Reverse Mocha.
– Wildberries üzerinden kendine bir kombin oluşturabilir misin?
– Baştan aşağı bir kombin oluşturamam ama rahatlıkla bir tişört veya çorap sipariş edebilirim.
– Yevgeniy Latışonok ayda 30 bin rubleyle yaşayabileceğini söylemişti. Senin için ayda 30 bin ruble yeterli mi?
– Moskova'da ayda 30 bin rubleyle yaşamanın zor olduğunu düşünüyorum. Herkesin bunu anlaması gerekiyor.
– Peki çıtayı ne kadar yükseltiyoruz?
– Her şey satın aldığım şeylere bağlı. Yeni yılda hediyeler alıyorsun ve harcamaların normal sınırların üzerine çıkıyor. Benim belirlediğim sabit bir harcama sınırı yok. Bir ay 100 bin ruble, başka bir ay 250 bin ruble harcayabilirim. Bazen özellikle bayram dönemlerinde bundan da fazla olabiliyor.
– Artık otomobil kullandığını gördük. Ehliyetini ne zaman aldın?
– Birkaç ay önce. Ehliyet alma sürecim uzun sürdü çünkü sürekli antrenmanlarım ve maçlarım vardı. Bu nedenle zorlandım. Ancak yakın zamanda rahatça araç kullanmaya başladım.
– Otomatik vites mi, manuel vites mi için eğitim aldın?
– Manuel vites için başlamayı düşünüyordum ama otomatik vites oldu. Günümüzde manuel vitesli araçlara nadiren rastlanıyor. Bu yüzden biraz daha kolay olan seçeneği tercih ettim.
– Moskova'da araç kullanmayı seviyor musun? Özellikle akşam saatlerinde trafik oluyor, Sadovoye Koltso ve Üçüncü Çevre Yolu tamamen tıkanıyor.
– Trafik olmadığı zaman genel olarak seviyorum. Ama Üçüncü Çevre Yolu'nda saatlerce beklemek hoşuma gitmiyor.
– Yollarda oldukça agresif sürücüler de var. Bazen sana yol vermiyorlar. Hiç başka bir araç tarafından sıkıştırıldın mı?
– Çoğu zaman bunu bilerek yapmıyorlar. Belki de yan aynadan beni görmemişlerdir. Elbette böyle şeyler oldu ama bana kalırsa trafikte normal karşılanabilecek durumlar.
"COUNTER-STRIKE'TA PROFESYONEL OLAMAZDIM"
– Zelimhan Bakayev, CS oyununda senden daha yetenekli olduğunu söylemişti. Futbolcu olmasaydın bu alanda profesyonel bir e-spor oyuncusu olabilir miydin?
– Sanmıyorum. Eskiden daha fazla oynuyordum ama şimdi daha sakin yaklaşıyorum. Zamanım olursa oynayabiliyorum ama çok sık değil. Benden daha yetenekli olduğunu nereden çıkardı, bilmiyorum. Birkaç kez birlikte oynadık. Bir şeyler yapabiliyorum ama profesyonel olacak kadar değilim.
– FACEIT'teki seviyen kaç? Oyunda kaç saatin var?
– Şu anda yeni bir hesabım var, bu nedenle kaç saat oynadığımı söyleyemem. Seviyem 10.
– Peki Elo puanın kaç?
– 2100-2250 civarında.
– Envanterindeki en pahalı eşya hangisi?
– Yakın zamanda oyun içindeki piyasa çöktü. Ondan önce 35 bin rubleye bir bıçak satın almıştım. Buna şöyle bakıyorum: İstediğim zaman satabilirim. Yani paran tamamen uçup gitmiş gibi bir durum yok. Eşyayı istediğim an satabileceğim için bu tür alışverişlere biraz daha rahat yaklaşıyorum.
– Nasıl bir bıçak?
– M9 Ultraviolet.
– Bazen oyuna fazla kaptırıp yatmadan önce bırakamadığın oluyor mu?
– Bilgisayarım olmasına rağmen evde pek fazla oyun oynamıyorum. Arkadaşlarımla iki-üç saat oynayabiliyorum veya sadece sohbet ediyoruz.
– Yani Aleksandr Sobolev gibi olmandan endişelenmemize gerek yok mu?
– Bence bu konuya gereğinden fazla önem veriliyor. Sonuçta bu onun boş zamanı. Nasıl geçirmek istiyorsa öyle geçiriyor.
– Bir futbolcunun her şeyin yolunda gitmesi ve başarılı olması için gereken bütün koşullara sahip olduğunu gördüğünde böyle şeyleri düşünmüyor musun?
– Bazen neden maçlarda süre bulamadıklarını anlamıyorum. Belki de bu kadar ayrıntıya girmemek gerekiyor. Altı ay sonra öyle büyük bir çıkış yapabilir ki herkes diğer meseleleri unutabilir. Tekrar söyleyeyim, bana kalırsa bu konuya çok fazla dikkat ediliyor.
– Vadim Rakov, FIFA oyununda çok iyi olduğunu söylemişti. Gerçekten öyle misin?
– Biraz becerim var. Sanırım bu, koronavirüs salgınının olduğu ve yapacak fazla bir şey bulamadığımız 2020 yılından geliyor. O dönemde çok oynuyordum. Şimdi ise kamplarda Egor Pogostnov ile aynı odada kalıyoruz ve birlikte oynayabiliyoruz.
– En sevdiğin FIFA oyunu ve oyundaki favori futbolcu kartın hangisi?
– En sevdiğim oyun FIFA 20. Favori kartım ise TOTS Griezmann.
– Bir gün kendini de oyunda görmek ister misin?
– Evet, isterim.
– Sence oyunda sana kaç puan verirlerdi?
– 80'in üzerinde bir puan isterdim. Şu an için muhtemelen 70 veya 69 verilir.
– Golovin'in puanı 79.
– O da Monaco'da oynuyor. Lokomotiv yeniden oyuna eklenirse takımımızdaki herkes gibi benim de çok yüksek bir puanım olacağını sanmıyorum.
– Haydi kendi FIFA kartını oluşturalım. Ben özellikleri söyleyeceğim, sen de hak ettiğini düşündüğün puanı vereceksin. Hız ile başlayalım.
– Çok hızlı bir futbolcu olduğumu söyleyemem. 73 olsun.
– Şut?
– Biraz yüksek vereyim, 80.
– Pas?
– 75.
– Dribbling?
– 70.
– Savunma?
– 63.
– Fiziksel güç?
– Karşılaştırmamız gerekiyor. Adama Traore'nin puanı kaç?
– 80 civarında.
– O zaman benimki 60 veya 58 olsun.
– Genel puanın?
– 70.
"SAHA DIŞINDA DA ÇOK İYİ ANLAŞIYORUZ"
– Bugün Aleksandr Silyanov'dan sık sık söz ettik. Biraz da onun hakkında konuşalım. Saha dışında ne kadar yakınsınız? Birlikte tatile çıkabilir veya hafta sonunu geçirebilir misiniz?
– Evet, yapabiliriz. Geçenlerde evine uğradım. Saha dışında da çok iyi anlaşıyoruz.
– Bazı insanlarla yakın ilişkinin sahada sana ne kadar faydası oluyor?
– Bazen Saşa Silyanov'un bir noktada ileri çıkacağını önceden anlayabiliyorum. Ancak bu maçlarda çok sık yaşanan bir durum değil çünkü o savunmada oynuyor. Eğer yanımda, orta sahada veya hücumda oynasaydı bu açıdan çok daha iyi olabilirdi.
– Spor dizilerinde futbolcular arasında kişisel sorunlar yaşandığı, birbirleriyle tartıştıkları ve sahada birbirlerine pas vermedikleri gösteriliyor. Profesyonel futbolda böyle olaylar gerçekten yaşanıyor mu?
– Bana kalırsa yaşanabiliyor. Ancak kişisel ilişkilerle işi birbirinden ayırmak gerekiyor. Benim kariyerimde böyle bir durum olmadı.
– İsim vermeden soralım: Sahada bir futbolcunun başka bir futbolcuyu bilerek görmezden geldiğine tanık oldun mu?
– Bilerek görmezden gelme olmadı. Ancak Rostov ile oynadığımız maçta son dakikalarda penaltı kazandığımız bir pozisyon vardı. O sırada Aleksey Mironov ile Mohébi penaltıyı kimin kullanacağı konusunda tartışmıştı. Böyle şeyler olabiliyor ama bir futbolcunun diğerini tamamen görmezden geldiğini görmedim.
– Takım arkadaşlarının sana iyi davranması ve seni kabul etmesi ne kadar önemli?
– Herkesle iyi ilişkiler sürdürmeye çalışıyorum. Birinin yardıma ihtiyacı olursa ona yardımcı olmaya çalışırım. Ben de herkes gibi sıradan bir insanın yapacağı şeyi yapıyorum.
"İLİŞKİLER BANA SAHA DIŞINDA DA DİSİPLİN KAZANDIRIYOR"
– Bir ilişkin olduğunu biliyoruz. Kız arkadaşınla aranızdaki kıvılcım nasıl başladı? Birbiriniz için doğru kişi olduğunuzu nasıl anladınız?
– İra o sırada sakatlığının ardından iyileşmek için spor salonunda antrenman yapıyordu. Onu sık sık görüyordum. Bir noktada hoşuma gitmeye başladı. Yavaş yavaş konuşmaya başladık ve her şey güzel bir şekilde gelişti.
– Genç yaşta futbolcuların hayat arkadaşlarını bulması pek alışılmış bir durum değil. Karakterin açısından ilişkide olmanın yalnız olmaktan daha rahat olduğunu düşünüyor musun?
– İlişkiler beraberinde bazı sorumluluklar getiriyor. Bir bakıma disiplin de kazandırıyor. Bu, saha dışında da bana yardımcı oluyor. Evde yerine getirmem gereken sorumluluklarım olduğunu biliyorum ve bu beni bir şekilde sürekli hareket hâlinde tutuyor. Böyle daha rahat hissediyorum. Benim yaşımdaki bazı insanlar gezip eğlenmek isteyebilir ama benim artık pek öyle bir isteğim yok.
– Dışarı çıkıp eğlenmek istediğin dönem geride mi kaldı?
– Genel olarak zaten çok fazla eğlence hayatı olan biri değilim. Şimdi de bir ilişkim var.
– Skandalların oldukça fazla olduğu bir dönemde kendini çok düzgün bir genç olarak tanıtıyorsun. Futbolcularımıza kötü olaylardan uzak durmaları ve itibarlarını korumaları için bir tavsiye verir misin?
– Böyle bir tavsiyeyi benim vermem mi gerekiyor, yoksa belki de bana mı tavsiye vermeleri gerekiyor?
– Neden tavsiye veremeyesin? Sen hakkında kötü bir izlenim oluşturmuyorsun. Hatta neredeyse hiç eleştirenin yok gibi.
– Kendin olmak, hepsi bu. Başkalarına göre şekil almamak ve başka biri gibi davranmamak gerekiyor. Bir maske takmamak ve sadece kendin olmak.
– Diyelim ki bir gün bu kuraldan uzaklaştın. O zaman kendine ne söylerdin?
– Öncelikle farklı davranmaya başlarsam çevremdeki insanların beni uyaracağını düşünüyorum. Kendime ise aklımı kaybetmememi ve her zaman sakin kalmamı söylerdim. Olağanüstü bir şey değil.
– Gerektiğinde seni kendine getirecek biri var mı?
– Kız arkadaşımdan başlayarak aileme ve arkadaşlarıma kadar birçok kişi var. Bu nedenle yakınlarıma sahip olduğum için minnettarım."
Kaynak: Sovetski Sport, 15 Ocak 2026. Lokomotiv Moskova'nın resmî internet sitesinde yayımlanan 14 sayfalık röportajdan derlendi.
6.11.2026