Rus heyetinin Kievli başkanı: Kirill Dmitriyev'i nasıl bilirsiniz?
PORTRE// Kirill Dmitriyev son aylarda Rusya ile ABD arasındaki temasların neredeyse tamamında görünen, perde arkasından sahnenin merkezine doğru yürüyen isimlerden biri. Son dönemde Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan daha fazla vitrinde. Putin'in Ukrayna müzakerelerinde sağ kolu olan Dmitriyev 50 yaşında. Biyografisindeki ilginç bir not da Kiev doğumlu olması.
Abu Dabi’de süren müzakerelerden önce Miami’de Amerikan tarafıyla görüşmesi, Washington’daki muhataplarında “yapıcı” ve “umut verici” bir izlenim bıraktı. Sosyal medyayı aktif kullanan az sayıdaki üst düzey Kremlin temsilcisinden biri olması, Batı kamuoyunda alışılmış Rus bürokrat profilinden ayrışmasına da katkı sağlıyor.
1975’te Kiev’de, Sovyetler Birliği vatandaşı olarak dünyaya gelen Dmitriyev’in kariyeri klasik bir devlet memurluğu hattından ilerlemedi. Fizik ve matematik ağırlıklı seçkin bir okuldan sonra 1990'da, henüz 14 yaşında öğrenci değişim programıyla ABD’ye gitti, 25 yaşına kadar 11 yıl aralıksız yaşadı. Stanford Üniversitesi’ni dereceyle bitirdi, ardından Harvard Business School’da MBA yaptı. Goldman Sachs ve McKinsey gibi kurumlarda çalıştı. Kendi anlatımıyla, ABD’de hiçbir ailesi ya da dayanağı olmadan, tam burslarla yol aldı. Bu geçmiş, onu Rusya’da nadir bulunan “Batı’yı içeriden tanıyan” teknokratlardan biri haline getirdi.
2000’lerin başında Rusya’ya dönen Dmitriyev, özel sermaye ve yatırım fonlarıyla hızlı bir yükseliş yaşadı. Yönettiği fonların yüksek getirileri, iş dünyasında adını duyurdu. 2011’de Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nun başına geçti. Fon, bürokratik engelleri aşarak doğrudan yatırımlarla ekonomiyi canlandırmayı hedefliyordu. Orta Doğu, Çin ve Asya ile kurulan bağlar, Rusya’nın Batı dışı sermaye kanallarıyla ilişkilerinde kritik rol oynadı. Suudi Arabistan, Fransa ve İtalya’dan aldığı devlet nişanları, bu dönemin "diplomatik yan ürünleri" olarak öne çıktı.
Onu yakından tanıyanlara göre Dmitriyev’i sıradan bir finans yöneticisinden ayıran nokta, gayriresmi diplomasi alanındaki etkinliği oldu. 2017’de başkanlık seçimi öncesi Seyşeller’de Trump çevresine yakın isimlerle yaptığı görüşmeler, daha sonra “arka kanal” tartışmalarının merkezine oturdu. ABD’deki soruşturmalar bu temasları mercek altına aldı ancak somut bir suçlama ortaya çıkmadı. Pandemi döneminde Sputnik V aşısının finansmanı ve uluslararası pazarlanması, onu ilk kez geniş kitlelerin önüne çıkardı. İtalya’ya gönderilen tıbbi yardım ve aşı diplomasisi, Rusya’nın yumuşak güç hamlelerinden biri olarak kayda geçti.
2025’te Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşüyle birlikte Dmitriyev yeniden ön plana çıktı. Yaptırımların geçici olarak esnetilmesi, onun ABD’ye gidip gelmesini mümkün kıldı. Bugün Rusya adına yürütülen müzakerelerde “iyi polis” rolünü üstlenen, dili sertleştirmek yerine ekonomik çıkarlar ve uzun vadeli projeler üzerinden konuşan bir aktör olarak görülüyor. Diplomat değil, asker değil, ideolog değil. Tam da bu yüzden, savaşın bitişine giden yolda adı en çok anılan isimlerden biri haline geldi. Barışın mimarı olup olmayacağını zaman gösterecek. Ancak Dmitriyev’in, modern Rus dış politikasında finans ile diplomasinin kesiştiği nadir figürlerden biri olduğu artık tartışmasız.
İşte Dmitriyev hakkında bazı az bilinen detaylar:
-
Dmitriev, 15 yaşında ABD’ye gittiğinde İngilizceyi akıcı konuşmuyordu. İlk yılını sosyal hayattan neredeyse tamamen çekilerek, dili ve dersleri hızla yakalamaya çalışarak geçirdiğini anlatıyor.
-
Stanford Üniversitesi’nde tam burs alan az sayıdaki yabancı öğrenciden biriydi. Bu burs yalnızca eğitimi değil, yaşam masraflarını da kapsıyordu.
-
Goldman Sachs’taki ilk yıllarında klasik yatırım bankacılığı yerine özellikle gelişmekte olan ülkeler ve siyasi riskler üzerine çalışmak istediğini yöneticilerine açıkça söyledi.
-
McKinsey’de çalışırken Doğu Avrupa ve Rusya projelerine bilinçli biçimde yöneldi. Şirket içinde ona emerging markets odaklı uzman gözüyle bakılıyordu.
-
2000 yılında Harvard Business School üzerine hazırlanan bir New York Times dosyasında, uluslararası öğrenciler arasında kısa bir röportajıyla yer aldı.
-
Rusya’ya döndüğü ilk dönemde devletle çalışmaya mesafeli durdu ve kariyerini özel fonlar üzerinden ilerletmeyi planladı.
-
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nun başına geçtiğinde ekibine kendisini “devlet memuru değil, yatırımcı” olarak tanıttığı anlatılır.
-
Sputnik V aşısının ismini bizzat kendisi önerdi. Soğuk Savaş çağrışımını bilinçli olarak tercih ettiğini, bunun küresel hafızada güçlü bir sembol yarattığını söyledi.
-
Uzun yıllar kamuoyundan uzak durmasına rağmen, müzakerelerde arka kapı diplomasisinin en aktif isimlerinden biri oldu ve bu rolü özellikle resmiyete dökmemeyi tercih etti.
-
Yakın çevresine göre Dmitriev’in en etkili olduğu anlar resmi toplantı masaları değil, kahve molaları ve kısa yürüyüşlerde yapılan doğrudan sohbetler oluyor.
3.2.2026

Реклама