Şanghay İşbirliği Örgütü, 'tarihinin en büyük' zirvesinde
Çin’in kuzeyindeki Tiençin kentinde yapılacak Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi bu akşam başlıyor. Zirvede II. Dünya Savaşı’nın 80. yıldönümüne ilişkin bir bildiri de imzalanacak. İki gün sürecek zirvede Çin lideri Şi Cinping'in evsahipliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve sekiz ülkenin daha lideri bir araya geliyor. Türkiye örügtte "diyalog ortağı" sıfatıyla gözlemci olarak bulunuyor.
Zirve, Rusya ve Çin’in Batı’ya karşı ortak tavır sergilediği, çok kutuplu bir dünya düzeni inşa etme hedeflerine işaret eden bir platform olarak değerlendiriliyor. Bu platform, Global Güney dayanışmasını pekiştirmek adına önemli bir diplomatik adım olarak öne çıkıyo
Zirve öncesinde Rus lider, BRICS ülke grubunun küresel ekonomik fırsatları genişletmek açısından kilit önemde olduğunu belirtti ve Batı’nın “ayrımcı” yaptırımlarına karşı BRICS’in stratejik dengeleyici rolüne işaret etti
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Tianjin’de düzenlenen güvenlik forumunda, Çin’in çok taraflılığı destekleyen stratejik rolüne dikkat çekti ve onu uluslararası sistemin “temel direklerinden biri” olarak niteledi
Küresel siyasi krizin tırmandığı bir dmnemde bu zirve, ABD’nin ticaret ve bölgesel çatışmalar konusundaki yaklaşımlarına karşı alternatif bir platform olma iddiasını da taşıyor. Pazar ve pazartesi günleri yapılacak toplantıya 10 üye devlet katılacak. Uzmanlara göre 24 yıl önce kurulan örgüt, etkisi giderek artmasına rağmen hâlâ belirsiz hedefler ve düşük bilinirlik ile anılıyor.
Örgütün üyeleri Rusya, Belarus, Çin, Hindistan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Tacikistan ve Özbekistan’dan oluşuyor. İlk olarak ABD’nin Orta Asya’daki etkisine karşı kurulan yapı, 2017’de Hindistan ve Pakistan’ın, 2023’te İran’ın, 2024’te ise Belarus’un katılımıyla genişledi. Üyeler arasında Batı’nın açık rakipleri sayılan İran ve Rusya’nın yakın müttefiki Belarus öne çıkarken, Hindistan, Çin ve Rusya’nın ilişkileri daha karmaşık görünüyor. ABD’nin Ukrayna'dakibelirsiz tavrı ile ticaret anlaşmazlıkları, bu ilişkilerin seyrini etkilemiş durumda. Zirvede örgütün gelecekteki faaliyetleri ve amaçlarına dair daha net sinyaller alınması bekleniyor.
Financial Times, bu zirvenin Batı’ya karşı bir “jeopolitik denge” oluşturma girişimi olarak görüldüğünü, Çin’in küresel yönetişimde daha aktif bir lider olarak konumlanmaya çalıştığını ifade ediyor. Ayrıca Modi’nin Çin ziyareti, Hindistan-ABD ilişkinin gerginleştiği bir ortamda dikkat çekici bir gelişme olarak tanımlanıyor.
Al Jazeera’dan analist Kewalramani, zirvenin çok taraflılığın (multilateralism) tehdit altında olduğu bu dönemde, SCO katılımcılarının “tek taraflılığa değil, çok taraflılığa” bağlı kaldıklarını göstermesi açısından önemli olduğunu söylüyor. Uzman, ABD'nin birçok ülkeyle ilişkisini soğuttuğu bir dönemde, Xi'nin bu zirveyle "değerli uluslararası ortaklıklar kurduğunu" gözler önüne serdiğini ekliyor.
Soutik Biswas (BBC Analisti), Hindistan’ın geleneksel olarak hem ABD hem Rusya ile ilişkiyi dengede tutan siyasetine vurgu yapıyor. Ancak Trump dönemi politikalarının yarattığı "tartışmalar" nedeniyle Hindistan’ın Çin'e daha yakınlaşıyor gibi göründüğünü belirtiyor. Yine de Hindistan’ın stratejik özerkliğini korumaya devam edeceği vurgusunu yapıyor.
Siyasi analizlere göre 2001’deki kuruluşundan bu yana Çin, ekonomik gücüyle örgüte hakim olurken, Rusya da eski Sovyet Orta Asya cumhuriyetleri üzerindeki etkisini korumaya çalıştı. Batı yaptırımlarıyla Rusya’nın ekonomik gücü azalırken, Moskova ve Pekin örgütü daha çok bölgesel askeri iş birliği çerçevesi olarak kullandı, ortak tatbikatlar ve atış yarışmaları bunun örnekleri oldu. Reuters'e göre İran, Belarus, Pakistan ve Hindistan’ın katılımı, örgütün nüfuzunu artırma girişimi olarak görülse de, üyeliklerinin pratik değeri tartışmalı. İran ve Belarus uluslararası yaptırımlar ve insan hakları ihlalleriyle anılırken, Pakistan Çin’e askeri donanımda büyük ölçüde bağımlı. Hindistan ise tarafsızlık politikasını sürdürse de Ukrayna'da çatışmalar başladığından beri Rusya’nın başlıca petrol alıcılarından biri haline geldi.
Ajansa göre Yeni Delhi’nin ŞİÖ üyeliği, Rusya ve Çin’in örgüt üzerindeki baskın konumunu zorlayabilir. Hindistan, ne Moskova’nın Ukrayna’daki operasyonuna doğrudan destek vermeye, ne de Pekin’in Tayvan ve Güney Çin Denizi’ndeki iddialarını onaylamaya istekli. Ayrıca Hindistan, uzun süredir BM Güvenlik Konseyi’nde daimi koltuk arayışında olsa da, Çin ve Rusya’nın isteksizliği nedeniyle bu hedefine yaklaşamadı. Yine de Washington’ın dalgalı dış ticaret politikaları karşısında Hindistan’ın kaybı sınırlı görünüyor. Hindistan, Keşmir’deki bir terör saldırısının ortak bildiride yer almamasını “Pakistan yanlısı tavır” saydığı için, ŞİÖ bildirisine imza atmayacağını da açıkladı.
Pekin ise zirveden beklenen somut sonuçlar konusunda sessizliğini koruyor. Çin’in resmi ajansı Xinhua, bu toplantıyı “tarihteki en büyük ŞİÖ zirvesi” olarak niteleyerek, örgütün önümüzdeki on yıl için bir yol haritası çizeceğini duyurdu. Zirveye Mısır, Nepal ve bazı Güneydoğu Asya ülkelerinin de aralarında bulunduğu diyalog ortakları ve misafir ülkelerin liderleri davet edildi. Çin, “Şanghay Ruhu” adını verdiği karşılıklı güven, fayda, eşitlik, farklı medeniyetlere saygı ve ortak kalkınma ilkeleri çerçevesinde iş birliğini vurgularken, artan ticaret ve demiryolu taşımacılığına dikkat çekiyor. Zirvede II. Dünya Savaşı’nın 80. yıldönümüne ilişkin bir bildiri de imzalanacak.
Chicago Üniversitesi’nden siyaset bilimci Dali Yang, ŞİÖ’nün Çin’in kurucu ortağı olduğu en önemli bölgesel örgütlerden biri olduğunu belirterek, Pekin’in bu platformu daha çok mevcut ilişkilerini sürdürmek için kullandığını söyledi. Miami Üniversitesi’nden Çin siyaseti uzmanı June Teufel Dreyer ise örgütün, üyeler arasında gerçek sonuçlar üretecek bir iş birliği mekanizmasına dönüşme isteği taşıdığını, ancak bunun nasıl ve ne amaçla olacağının hâlâ belirsiz olduğunu vurguladı. Dreyer’e göre, Xi Jinping için bu zirve, kendini yeni küresel düzenin lideri olarak konumlandırmasına katkı sağlayabilir. Zirve ayrıca, 3 Eylül’de Pekin’de yapılacak büyük askeri geçit töreni öncesine denk geliyor; bu törene Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un da katılması bekleniyor.
31.8.2025

Реклама