Döviz-Piyasalar20.07.2018 11:16:03
 
HAVA DURUMU
Click for Moscow, Russia Forecast
Moskova
Click for Saint Petersburg, Russia Forecast
St.Petersburg
Click for Istanbul, Turkey Forecast
İstanbul
Click for Ankara, Turkey Forecast
Ankara
Click for Antalya, Turkey Forecast
Antalya
Click for Kazan, Rusya Federasyonu Forecast
Kazan

TÜM DERGİLERE ULAŞMAK
İÇİN TIKLAYINIZ.

Uysal DOĞAN

"Her Çinliye bir Alyonka satsak..."
Rusya, dünya kupası organizasyonu sırasında milyonlarca yabancı turistle tanışıtırdığı yerli lezzetleri, özellikle de çikolata ve şekerleme ürünlerini
Devamını oku...
"Meğerse önyargılar boşaymış..."
Rusya'da düzenlenen FIFA 2018 Futbol Dünya Kupası büyük bir heyecan fırtınası şeklinde geçti ve sona erdi. Kupanın en büyük kazananı olarak, dünyadaki
Devamını oku...
Rus usulü Bonnie & Clyde benzetmesi
Rusya'yı sarsan skandalın iki aktörü oldular... Birisi Putin'in en çok güvendiği bakanlardan biriyken koltuğu kaybetti... "Yasak aşkı" ortay
Devamını oku...
Bir de Ankaragücü kazandı!
"Dünya Kupasının kazananları" manşetimizde bu sütundan devam ediyoruz :)  Dünya Kupasının finalinde, TRT ekranlarına gelen Ankarag
Devamını oku...

"Bir Safdilin Hatıra Defteri" Türkçede
Kalisk Rus edebiyatında mizahın ustaları arasında sayılan Arkadi Avarçenko'nun "Bir Safdilin Hatıra Defteri" Türkçeye kazandırıldı. Kitabın
Devamını oku...
Rusya'nın son milyarderler listesi
Bloomberg’in dünyanın en zengin isimlerini belirlediği milyarderler listesi açıklandı. Ünlü Rusyalı oligarklar Vladimir Lisin ve Leonid Mihelson
Devamını oku...
Moskova-St.Petersburg: Maaşlar düşüyor
Moskova ve St.Petersburg'da maaşlardaki gidişat mercek altına alındı. Önde gelen insan kaynakları şirketlerinden HeadHunter'ın verilerine göre, 2018 y
Devamını oku...
Gençlik: Kilise değil Putin
Yapılan son araştırma, günümüz Rus gençlerinin beğeni ve tercihleriyle ilgili ilginç veriler ortaya koydu. Rus gençler protesto gösterilerine fazla ka
Devamını oku...
Rusya'da nikah çok, doğum az...
Rusya'nın demografik yarası kanamaya devam ediypo... Yirminci yüzyılın ilk yarısında devrim, iç savaş ve dünya savaşı sırasında yaşanan kayıplar neden
Devamını oku...
"Farklı dine mensuplarla evlenmeyin"
Rusya Ortodoks Kilisesi, halka tartışma yaratan bir öneride bulundu. Kiliseden yapılan açıklamada, Rusya vatandaşlarına farklı dini inançları olan kiş
Devamını oku...
Dünyanın en iyi 15. restoranı Moskova'da
Moskova'daki "White Rabbit" (Beyaz Tavşan) adlı restoran, bir kez daha dünyanın en iyi restoranları arasında gösterildi. "Restaurant&qu
Devamını oku...
Rusya'da 190 bin dolar milyoneri!
Ekonomik kriz döneminde Rusya'da dolar milyonerlerinin sayısı fırladı: Rusya'da 189 bin 500 dolar milyoneri var. Capgemini şirketi tarafından hazırlan
Devamını oku...
YAZARLAR | Haber detay
Hayat sana teşekkürler!

M. Hakkı Yazıcı'nın kaleminden: Uzunca zamandır yazılarımı okuyamayan bazı okurlar, Vladimir İyosupoviç’i kaybettiğim haberi üzerine çok üzüldüğüm, adeta inzivaya çekildiğim ve artık yazamayacağım sonucuna varmışlar.


Evet, çok üzüldüm. İyi insan, örnek Sovyet vatandaşı, sevgili dostum, babamız Vladimir İyosupoviç'i kaybettik. İnanıyorum ki Valodya ışıklar içinde yatacak.

Ancak kaybettiğim yazılarımdan tanıdığınız kahramanım Vladimir İvanoviç değil. 

Rus isimlerinin benzerliğinden kaynaklanan bir yanılgı…

Bir keresinde tesadüfen ikisinin ortasına oturmuştum;  muhabbet ediyorduk. Vladimir  İyosupoviç, eski bir Rus inanışından bahisle bunun uğurlu olduğunu söylemişti. Aynı isimli iki kişinin arasında oturmak şans getiriyordu. 

Vladimir İyosupoviç'den önce yine başka bir yaşlı, ama gönlü genç dostumu kaybetmiştim. Yaşamının son yıllarında da olsa tanımış olmaktan son derece mutlu olduğum Nazım Hikmet’in yoldaşı, onun gibi Moskova’da sürgün, vatan hasretiyle yaşayan Bilal (Şen) Amcamızı 98 yaşında yitirmiştik. Bilal Amcamız da Nazım gibi Anadolu’da bir köyde, bir çınarın gölgesinde mezarı olsun isterdi. O da mezar taşı falan istemezdi; ama olmadı. Onu da Nazım Hikmet gibi Moskova’ya emanet ettik. 

Vladimir İyosupoviç de, Bilal Amca da, ileri yaşlarına rağmen hiç ölmeyecekmiş gibiydiler ve ben de ona inanmıştım.

Her ikisi de, hani Nazım’ın,

“Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, 
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, 
yaşamak yanı ağır bastığından.”

diye yazdığı gibi hayatı ciddiye almışlar ve büyük bir tutkuyla yaşamışlardı. 

Kaybettiğim iki insanın arkasından, onları konu ederek başladığım bu yazının başlığını “Hayat sana teşekkürler!”  koymamı yadırgayanlar olacaktır. Ama doya doya ve mutlu yaşadıklarını anladıklarında bunu anlayışla karşılayacaklardır.

Her ikisini de babam gibi sevmiştim. Ve bu yazıyı yazarken Türkiye’de “Babalar günü” kutlanıyor. Bu vesileyle ben de onları anıyorum.

Niyeyse “Sevgililer günü”nü çılgınca kutlayan bayramı bol Ruslar, “Anneler günü”nü ve “Babalar günü”nü bilmiyorlar.

***

Yazılarımdan tanıdığınız Vladimir İvanoviç, ilerlemiş yaşına rağmen maşallah hala zıpkın gibi. 

Dün yine birlikte sokaklardaydık. Dışarıda “yeşil kış”ın da bittiğini müjdeleyen güneşli, güzel bir hava vardı.   

Dünya Kupası Moskova’nın rengine renk katmış. Sokaklar yedi düvelden insanlarla doluydu.

Günün renklerine mavi-beyaz hakimdi; akşam Arjantin maçı vardı. Sokakları mavi-beyazlı formalarıyla Arjantinli taraftarlar doldurmuştu. Hepsi neşeli ve coşkuluydu. 

Parkta bir bankta oturmuş, gelip geçenleri seyrederken Vladimir İvanoviç, “Bak sana ne anlatacağım,” diye başladı:

“Bilirsin ben de sokakta uzun bir kuyruk gördüğümde merak edip soranlardanım.”

İçimden bilmez miyim diye gülüyorum. Kuyruklar (Oçered -очередь), Rusya’da halkın yaşam kültüründe yer etmiş bir alışkanlık. Sovyetler Birliği döneminde halk, her ihtimale karşı cebinde bir file ya da torba (avazka) ile dolaşırmış. Ola ki bir mağazaya, magazine yeni bir ürün gelir; kuyruğa girip almak gerekir diye…Kuyruklar, zamanla bir yaşam biçimi, sosyalleşmenin bir aracı, muhabbet mekanları haline dönüşmüş. İnsanlar, zaman değişse de alışkanlıklarından kolay vazgeçemiyor.

Son gelen, “Sonuncu kim? (Кто последний-Kto pasledniy?)” diye sorup sıraya giriyor. Bürokrasisiz olur mu? Bu işin de kendisine göre bürokrasisi var. Kuyruktakilerin isimleri defterlere kaydediliyor; sıra numaraları avuçlarının içine veya bileklerine yazılıyor. 

Zaman değişti; kuyruklar bitmedi, ancak niteliği değişti.

***

Vladimir İvanoviç, anlatmaya devam ediyordu:

“Şehrin karmaşasından, kalabalığından eser olmayan tenha bir sokakta oluşmuş uzun kuyruğu görünce durdum. Sıranın başında içeride ne satıldığı belli olmayan, camları kirli eski bir dükkan vardı. Dükkanın vitrininde ne açıklayıcı bir yazı, ne de sergilenen bir ürün vardı; tabelası da yoktu. Kuyruktakiler sırayla, teker teker içeri alınıyordu. 
Sıranın en sonunda elindeki kitaplardan üniversiteli olduğu anlaşılan bir genç kız vardı. Yanaşıp sordum. 

“Burası ‘Магазин потерянного времени-Magazin pateryannova vremeni’, yani yitik zamanlar dükkanı,” dedi.

Dediklerinden hiçbir şey anlamadım tabii.

“Yitirdiğiniz, boşa geçtiğini, harcandığını düşündüğünüz zamanlarınızı geri satın alıyorsunuz. Ben de bir arkadaşımdan duyup geldim,” diye açıkladı.

Biraz anlar gibi olmuştum: Hayatınızda beyhude geçtiğini, avarelik edip boşa geçirdiğinizi düşündüğünüz zamanlarınızı makul bir ücret karşılığında, yeniden ömrünüze eklenmek, daha iyi değerlendirilmek üzere geri satın alıyordunuz. 

Aslında pek inandırıcı olmasa da merak edilebilecek bir konuydu. 

İvedilikle yapılacak bir işim de yoktu; Olga, evde biten bazı şeyleri, bulabilirsem taze sebze, meyve almamı istemişti.

Kuyruğa dahil oldum. Yavaş da ilerlese çok önemli değildi, bekleyebilirdim. Benim arkamdan sıraya girenler oldu. 

Bekleşenler arasında koyu bir sohbet vardı. Herkesin derdi başka idi. 

Erkeklerin çoğu askerlikte geçen yıllarını geri istiyordu.

Bir eski Partili, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yaşadığı hayal kırıklığından söz ediyor; sosyalizm için mücadeleyle geçen gençlik yıllarını geri istiyordu. Sırada onun iki önünde bulunan, başka bir Partili ona şiddetle karşı çıkıyor; yanıldığını, yenilenin sosyalizm değil, başka bir şey olduğunu söylüyordu.  

Orta yaşlı bir adam yirmi beş yaşında bir kıza aşık olduğunu, o ana kadar farkına varamadığı bir duyguyu tattığını anlatıyor; otuz senedir evli olduğu karısıyla geçirdiği yıllar için hayıflanıyordu: “O kadınla geçen yıllarımı geri istiyorum,” diyordu. Yanında getirdiği çantanın içi para doluydu; otuz yılı geri alabilmek için çok para gerekiyordu. 

Bir kadınsa çaresi olmayan bir hastalık yüzünden birkaç aylık ömrü kalan sevgili kocacığı için zaman almaya gelmişti. Söylediğine göre çok parası yoktu; ama sağdan soldan ne bulabildiyse alıp gelmişti.

Beklerken sıra bana geldiğinde ne isteyeceğimi kurmaya başlamıştım. Düşünüp bir karara varmalıydım. Boşa geçmiş zamanlarım nelerdi? 

Konsomol’da geçen gençlik yıllarım mı?

Avare avare dolaştığım, barlarda votka içerek geçirdiğim yıllar mı?

Üniversitede iken İrina Alekseyevna isimli bir kıza aşık olmuştum; tam bir sene peşinden koşmuş; ayılıp, bayılıp yemekten içmekten kesilmiştim. Sonunda kızı tavlamış, uzun süreli bir aşk yaşamış; sonra anlaşamayıp dostça ayrılmıştık; zaten aşk da bitmişti. Bu aşkın peşinde koştuğum yılları mı geri isteseydim? Yok, yok olmazdı, bu yıllara boşa geçmiş diyemezdim; sonu ayrılıkla  bitmiş olsa da çok güzel duygular yaşamıştım.

Bir türlü karar veremiyordum. Gözden çıkarıp sil baştan yapabileceğim yaşanmışlıklarım neler olabilirdi?

Bir ahşap masanın arkasında oturmuş kayıt alan şişman, gözlüklü kadın görevli “Buyrun beyefendi!” diye uyarmasa sıranın bana geldiğini fark edemeyecektim. 

Uzun süre yüzüne tereddütle baktım. 

Kadın, gergin ve sabırsız bir ifadeyle:

“Lütfen biraz acele edin, kuyruktaki diğer insanların vaktinden çalıyorsunuz,”dedi.

Kararsız kaldığımı ve geriye almak istediğim bir zamanımın olmadığını, vazgeçtiğimi söyledim. 

Hiçbir yaşanmışlığıma kıyamıyordum, birden hayatımın her dakikası kıymete binmişti.

Görevli:

“Emin misiniz? Biraz daha düşünün,” dedi.

“Yok, yok yeterince düşündüm; ben vazgeçtim,” dedim.

“O zaman,” dedi kadın “En azından kuyrukta boşa geçirdiğiniz şu zamanı size geri satalım.”

“İyi fikir,” dedim. “En azından o olabilir.”

Sabahtan beri Yitik Zamanlar Dükkanı’nın önünde kuyrukta bekleyerek harcadığım zamanı uygun bir fiyata alarak mutlu bir şekilde dükkandan çıktım.

***

Aramızda uzun süren bir sessizlik oldu.  

Vladimir İvanoviç, dayanamadı “Nasıl?” diye sordu.

“İlginç bir rüya, içinde derin bir yaşam felsefesi de var,” diye cevap verdim.

Günü bitirmiştik, eve dönme zamanı gelmişti.

Akşam maçtan sonra yine bir Arjantin’li gruba rastladık. Ancak sabahki coşkularını kaybetmişlerdi. Arjantin İzlanda ile 1-1 berabere kalmıştı. Messi penaltı kaçırmıştı. 

“Eee, demek ki Messi de penaltı kaçırırmış,” dedi Vladimir İvanoviç.

Gruptaki taraftarlar yanımızdan penaltı kaçıran Messi gibi başları önlerinde geçerken şarkının melodisini de sesime uydurmayı ihmal etmeden “Gracias a la vida!” diye laf attım.

Hepsi bir anda kafalarını döndürüp, bana bakıp gülümsediler.

Öyle ya, daha turnuva bitmemişti. Bizim futbol adamlarının sıkça söyledikleri gibi “önlerindeki maça bakmaları” gerekiyordu.

Vladimir, suratıma merakla baktı. 

“Ne dedin adamlara, Türkçe bir şeyler mi söyledin?”

“Yok yahu, İspanyolca ‘Hayat sana teşekkürler’ şarkısının başı bu.”

Bana yine şaşkın, “Sen İspanyolca da mı biliyorsun?” gibilerinden baktı.

Yok tabii ki, ama bu güzel şarkıyı biliyordum. 

Ona Şili’li  Violeta Parra’nın  bestelediği, Arjantin’li Mercedes Sosa, Amerikalı Joan Baez, Finli Arja Saijonmaa, Yunan Maria Farandouri,  İsrailli Yasmin Levy  gibi bugüne kadar bir çok sanatçı tarafından söylenen bu şarkının hikayesini anlattım.   

İspanya İç Savaşı sonrasında idam edilmeden önce tarım işçisi Carlos’a adetten olduğu için son isteği sorulur, o ise yere tükürerek  “Gracias a la vida!” diye bağırır. Şarkı, onun anısına bestelenmişti.

Bu şarkı, aslında Moskova’daki her milletten insanın bir araya geldiği bu rengarenk şenlik ortamının simgesi olmalıydı.

Uzaklaşan Arjantinli taraftarlar, hep bir ağızdan “Gracias a la vida!” şarkısını söylemeye başlıyorlar. 

“Спасибо жизни, что дала мне так много!- Spasiba jizn, şto dala mnye tak mnoga!” diyor  Vladimir İvanoviç de.

Her milletten insanın kavgasız gürültüsüz bir araya gelebildiği güzel ortamda, bu güzel günde başka ne söylenebilir ki.

Evet, “Hayat sana teşekkürler! Bana çok şey veren hayata teşekkürler, yıkıntılardan ayağa kalkabilmemi sağlayan iki temel maddeyi; gülüşü ve gözyaşını verdiğin için teşekkürler.” 

M. Hakkı Yazıcı
mhyazici@yandex.ru 

18.6.2018

Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Yılbaşından bu yana Rusya'da ekonomi sizce...


En fazla Türk mağazası Rusya'da
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, Türk markalarının yurt dışındaki büyüme stratejilerini sürdürdüğünü ve ortalama her gün en az ik
Devamını oku...
Karlov suikastında yeni tutuklama
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un suiskasta kurban gitmesinin ardından açılan soruşturma kapsamında bir polisin daha tutuklandı
Devamını oku... Rusya'da yolsuzluk-rüşvet azalıyor
Rusya'nın gelişmesinin, ilerlemesinin, büyümesinin önündeki en büyük engellerden sayılan rüşvet ve yolsuzluk geriliyor mu? Son dönemde yapılan operasy
Devamını oku...
Zara Rusya'da "yerli üretime" başladı
Dünya devleri, yerli üretim için adımlarını hızlandırıyor.  İspanyol hazır giyim üreticisi Zara Rusya'da üretim yapmak için bir ortakla anla
Devamını oku...
Rusya, ABD'den parasını çekti
ABD Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre Rusya, ABD hazine kağıtlarının en az üçte birini satarak ABD değerli kağıtlarını en çok elinde bulundur
Devamını oku...
Rusya'da öğrenci olmak...
Rusya'da üniversiteye bu yıl başlayacak öğrenciler şimdiden ev aramaya başladı. Üniversitelere yakın semtlerde daire kiralama maliyetleri yükselişte.&
Devamını oku...
Rusya'nın hangi şehri Moskova'yı geçti?
İsviçreli UBS bankası, mal ve hizmet fiyatları karşılaştırması yaparak dünyanın pahalı ve ucuz kentlerinin haritasını çıkardı. Listede Moskova, St.Pet
Devamını oku...
Yıl sonunda dolar kaç ruble olacak?
Petrol fiyatlarındaki yüksek ana "dalgalı" gidiş, ticaret savaşları yüzünden artan küresel riskler, Batı yaptıtımları... Pek çok neden dol
Devamını oku...
Rusya'da en kârlı satılan 2. el arabalar
Rusya'da elden çıkarılırken en fazla kazanç sağlayan otomobil markaları hangileri? Rossiysksya Gazeta, otomobillerin ikinci el piyaslarını araştırdı.
Devamını oku...
"88"li pankartla "Heil Hitler" mesajı
FIFA Rusya’yı antisemitizm yüzünden  cezalandırdı. FIFA, Rusya Futbol Federasyonuna Dünya Kupası’nda bazı taraftarların açtığı neo-Na
Devamını oku...
Moskova'da hangisi daha masrafsız?
Moskova’da araba sahibi olmak mı, araç paylaşım sistemi mi, yoksa ulaşım aracı olarak taksi kullanmak mı daha masrafsız? Avtovzglyad.ru sitesi b
Devamını oku...
THY Rusya Müdürü Deribaş'tan veda
THY Rusya Federasyonu Genel Müdürlüğü görevini 13 yıldır sürdüren Mefail Deribaş emekliye ayrılıyor. 2005'den beri THY'nin Rusya'da hızla büyüme opras
Devamını oku...
 
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved Kalemizi & 3C Bilişim