Döviz-Piyasalar24.04.2019 23:13:45
 

TÜM DERGİLERE ULAŞMAK
İÇİN TIKLAYINIZ.

Uysal DOĞAN

Moskova'da 23 Nisan coşkusu
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl olduğu gibi bu yıl da Moskova'da coşkuyla kutlandı. Moskova Yunus Emre Enstitüsü'nde yapılan tören
Devamını oku...
ENKA'nın projesi ödüle doymuyor
Yerli ve yabancı ticari gayrımenkul yatırımcılarının frene bastığı son kriz döneminde planlı projelerinde hız kesmeyen ENKA, son dönemdeki gözde proje
Devamını oku...
Schengen vizesinde önemli yenilik
Schengen vizesi ile ilgili "hayatı kolaylaştıracak" bir uygulama kapıda: Avrupa Birliği Parlamentosu yabancı turistlere vize kolaylığı
Devamını oku...
Türkiye-Rusya Kültür Yılı'na start
Türkiye-Rusya Karşılıklı Kültür ve Turizm Yılı'nın açılışı gerçekleşti. Bu kapsamda, Türkiye'nin onur konuğu ülke olarak katıldığı 41. Uluslararası Mo
Devamını oku...

ABD Rusya'yı SWIFT'ten çıkarırsa...
Rusya, ABD'nin olası yeni yaptırımlarına karşı "bağışıklığını" arttırmak niyetinde. ABD'nin Rusya'ya karşı kullanabileceği olası kozlardan b
Devamını oku...
Basın Özgürlüğü Raporu: Türkiye ve Rusya
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'nda Türkiye, geçen yıl olduğu gibi 157. sırada yer alıyor. Rusya
Devamını oku...
Rus orta sınıfı: Quo vadis?
Kırım krizi sonrası 2014 sonundan itibaren Batı yaptırımlarıyla tetiklenen ekonomik kriz, Rusya'da orta sınıfı vurdu. Kendini orta sınıf olarak tanıml
Devamını oku...
Moskova'da Türk filmleri rüzgarı
Türkiye-Rusya Karşılıklı Kültür ve Turizm Yılı çerçevesinde 18 – 25 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek 41. Uluslararası Moskova Film Fe
Devamını oku...
Para bitti, Gazprom'a geri döndü
Enerji fiyatlarının yüksek olduğu yıllarda akan parayı çarçur eden bir ülke daha, "hayatın gerçekleri" ile yüzleşmek zorunda kaldı... Yıllar
Devamını oku...
Rusya'da hangi sektörde iş kurmalı?
Bu soruya yanıt aranan araştırmaya göre, Rusya'da iş kurma planları arasında ilk sırada "kendi mağazasını açmak" var. Bunu "tarım işlet
Devamını oku...
20 maddede Boris Pasternak
Samih Güven, Sovyet devrinin ünlü yazarının hayatını ve dramını kaleme aldı. İşte 20 maddede Pasternak:  1. Boris Leonidoviç Pasternak (1890-1960
Devamını oku...
İyi haber: Perakende kıpırdadı
Moskova’da bu yılın ilk iki ayında perakende ticaret hacminde canlanma kaydedildi. Moskova Belediyesi Ekonomi Politikası ve Kalkınma Dairesinden
Devamını oku...
YAZARLAR | Haber detay
Moskova Hali'nin halihazırdaki hali

Kaan AKOBA'nın kaleminden: İkinci Meşrutiyet döneminde iki defa Maarif Nezareti (Milli Eğitim Bakanlığı) görevi yapmış olan Emrullah Efendi'nin, bazılarınca nükte ettiği rivayet edilen bir cümlesi oldukça bilindiktir;  ''Şu mektepler olmasaydı maarifi ne de güzel idare ederdim.''

Hayal bu ya; okullar kapatılınca doğal olarak öğretmenlerle öğrenciler de olmayacağından idari anlamda hiçbir sıkıntı yaşanmayacak, böylece ortada adına sorun denebilecek bir şeyler kalmayacağından çözüm için emek sarfetmek de gereksiz olacak ve Milli Eğitim Bakanı da bütün vaktini makamının keyfini sürerek değerlendirilebilecekti.

Ancak bu hayalde atlanılan bir şey vardı ki o da: gerçek liderlerin tarihin özellikle de bunalımlı dönemlerinde sorun çözme yetileri ile öne çıktıkları ve görevlerini de ancak bu sayede halklarının desteğini alarak yürütebildikleriydi.

Rusya'da, yabancılara karşı özellikle de son zamanlarda arttığı bilinen olumsuz önyargı ve davranışlara da yansıyan negatif düşünceler, çeşitli ülkelerden göçmen veya geçici işçi olarak gelen ve bu coğrafyada yoğun olarak toptan meyve, sebze satılan hallerde çalışan kişiler üzerinde yoğunlaşıyor.

'Kıvılcım' ya da 'son damla', asla olayların arkasındaki gerçek sebepleri görmemizi engellememelidir. Ülkemizdeki okullarda uzun yıllar boyunca okutulan tarih kitaplarında, 1. Dünya Savaşı'nın çıkış sebebi olarak Avusturya-Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand'ın, Saraybosna'da Sırp Gavrilo Princip tarafından bir suikast sonucunda öldürülmesi gösterilirdi. Biz de o zamanlar, 'ezberci bir zihniyet'in ürünü olan bu cümleyi sorgusuz sualsiz kabul edip, sınavda çıkan sorulara verdiğimiz yanıtlarla da sınıflarımızı geçerdik. Savaşın asıl sebeplerini aramak yerine, bizlere takılmış olan at gözlüklerimizle, her şeyi tek bir kurşuna bağlayıverirdik kolayca.

İnsan zaman içerisinde aklını kullanmayı öğrendikçe, olayların gerçek sebeplerini görebilmek için bir konu hakkında öncelikle bilgi sahibi olmak ve doğru analizler yapmak gerektiğini de daha iyi anlıyor.

Okulları kapatarak, okulsuz bir Milli Eğitim Bakanı olmanın çok huzurlu olacağını düşünen Emrullah Efendi gibi, birileri de günümüz Rusyasında halleri kapatıp tüm sorunları ortadan kaldırabileceklerini düşünerek, daha şimdiden bir kaç tanesinin kapısına kilit vurmaya karar vermişler bile...

''Hal böyle olunca yani kimse kimsenin halinden anlamaya bile çalışmayıp da, haliyle hali kapatınca da, sorun da hallolur'' demiş olmalı 'muhtemelen' hali vakti ve özellikle de rahatı yerinde birileri.

Moskova'daki iki halin kapanmasının ilk etkileri vatandaşın cüzdanına olmuş, meyve sebzelere büyük oranlarda zam gelmiş.

Çuvaşça ilk öğrendiğim sözcük, bizim günlük hayatımızda daha 'düzeyli' sohbetlerde kullandığımız 'salatalık'ın karşılığı 'hıyar' olmuştur. 

Çuvaşlar da Türksoylu bir topluluk olduklarından aynen bizim Anadolu'da söylediğimiz gibi salatalığa 'hıyar' derler. Ben yabancı bir misafirleri olarak pazarlarına her yolum düştüğünde sebze tezgahlarının başında 'hıyar' dedikçe, satıcıların da ilgisini çeker ve bu durum da aramızda hoş sohbetlerin başlamasına vesile olurdu.

Bir kaç gündür Turkrus.Com'da yer alan çeşitli haberlerde, son olayların ardından bazı hallerin de kapatılması ile domatesin %25, hıyarın da % 50 zamlandığını okuyorum.

Fakülteye daha henüz ilk kez girdiğimizde biz 'çaylak'lara  ilk öğrettikleri, karatahtaya tebeşirle büyük bir çarpı (ya da iks de diyebiliriz) çizerek yapılan arz-talep (istem-sunu)  tablosuydu. 

''Arz ve talebin kesişme noktası, piyasanın denge fiyatıdır.'' demişlerdi hocalarımız. ''Arz arttıkça fiyat düşer, arz azaldıkça da fiyat yükselir ama tüm bu dalgalanmaların ardından da piyasa bir süre sonra kendisine yeni bir denge durumu bulur.'' 

Nedense bugünlerde gerçek yaşamda tam tersi olaylar yaşanıyor ve pratik pek de fakültede gördüğümüz teoriye uymuyor. 
Hıyarlar yani salatalıklar, yalan yanlış kararlar yüzünden kendilerini tezgahına atacakları bir hal bulmakta sıkıntı yaşadıklarından, haliyle fiyatlarının yükselmesi de kaçınılmaz oluyor.
 
Hukukta 'suçun ve cezanın şahsiliği' ilkesi vardır. Bu, suçu işleyenden başkasının ne suçlanabileceği ne de cezalandırılabileceğine işaret eder. Bir suçlunun kökeni, dini gibi alt kültürlerini öne çıkartarak, aynı ırka ve dine mensup olanları toptan suçlamak, yapılabilecek en yaygın yanlışlardandır. Toplumda kutuplaşmalara neden olacak ve varsa mevcut sıkıntıları daha da keskinleştirecek bu uygulamanın çağdaş toplumlarda yeri asla yoktur ve olmamalıdır da. 

Çoğunlukla yabancıların çalıştığı Moskova'daki bir halin civarında, göçmen bir işçinin 'laf atma' tartışması sonucu sevgilisinin gözleri önünde bir Rus gencini öldürmesini bahane ederek, kargaşaya neden olacak şekilde alınan kararların, uzun vadede toplumsal huzuru da ciddi bir biçimde yaralaması kaçınılmaz olacaktır. 

Hatırı sayılır bir süredir Rusya'da yaşıyorum. Bu ülkede ilk öğrendiğim ve büyük saygı duyduğum şey, milyonlarca evladını kaybettikleri İkinci Dünya Savaşı'nda (Büyük Vatanseverlik Savaşı) ülkelerini işgal etmiş Almanları bile ırk temelli olarak anmamaları ve böylece yeni kuşaklara da, asırlar boyunca devam edebilecek düşmanlık tohumlarını ekmemeleridir. 

Ruslar, savaşta karşılarındaki düşmanı 'faşistler' olarak tanımlamış ve siyasi bir kimlik vererek düşmanın zihniyetini yargılamışlardır, dinini, dilini, milliyetini değil. Şimdilerde ise bir Moskova futbol kulübünün taraftarlarının tribünlerde -hem de ne yazık ki ilk kez de değil- gamalı haçlı bayrak açtıklarını gazetelerde üzülerek ve kaygıyla okuyoruz.

Türkiye ile Rusya'nın yakınlaşmasını istemeyen 'belirli ' çevrelerin yanlı söylemleri dışında, bu coğrafyada yıllardır özellikle bize karşı hiçbir zaman bir olumsuz tutum ya da davranış ile karşılaştığımı hatırlamıyorum. İşte bu yüzden, münferit olaylardan yola çıkarak 'yeni' düşmanlıklar yaratmanın sadece belirli çıkar gruplarının işine yarayacağını anlamak için hayatı biraz tanımanın yeterli olduğunu düşünüyorum.

Toplumsal olayların fitilini ateşlemeye müsait durumlarda faillerin belirlenmesi ve adalete teslimini, olması gerektiği gibi son derece hızlı bir şekilde yapan idarecilerin, yerli halk ve konukları arasında meydana gelebilecek sorunları da hali kapatarak değil de haliyle daha çağdaş önlemlerle çözmelerini hali hazırda beklemeye devam ediyorum.

1967 yılında Süleyman Demirel'in Sovyetler Birliği ziyaretinin ardından bu geziye katılan gazeteciler ve bilim insanlarınca konu ile ilgili onlarca kitap yazılmıştır. 

Bunlardan bir tanesi olan ve Yılmaz Çetiner'in neredeyse yarım asır önce gerçekleşmiş bu seyahate dair yazdığı 'Rusya Seferi' kitabından öğrendiğimize göre; Ukrayna Sosyalist Cumhuriyeti Komünist Partisi Sekreteri Vladimir Şçerbitskiy ile Demirel'in görüşmesi sırasında birara dışarıya çıkan gazeteciler, bir 'protesto' gösterisine tanık olurlar. O zaman için Sovyetler Birliği'nde böyle bir yürüyüş çok dikkatlerini çeker. Merak edip araştırdıklarında toplantılara birlikte katıldıkları bir Rus diplomat, olayı kendilerine açıklar;

''Moskova'daki Halkların Dostluğu Üniversitesi'nde okuyan Afrikalı, Asyalı hatta Orta ve Güney Amerikalı öğrencilerin protesto edildiği bir yürüyüş bu'' der diplomat. ''Misafirimiz olan öğrencilerin ülkemize gelmelerinden ilk başlarda çok mutlu olmuştuk. Kendilerine yardım ediyor ve onları okutuyorduk ancak içlerinden bazıları bir süre sonra Rus kızlarına çok kötü davranmaya başladılar: dövmek, zorla iğfal etmek gibi. Bazıları da otomobillerle şehir dışına gezilere gidiyor, eğleniyor kendilerinden bununla ilgili para talep edildiğinde de, ''Ne parası, biz misafiriz burada...'' diyorlar. E tabii her gün artan bu olaylar bizim insanlarımızı da kızdırıyor.'' diyerek de konuyu kendi bakış açısından özetler.

Eskiden duvarlar arkasındaki Sovyetler Birliği, haberleşmedeki teknolojik kısıtlılıklardan da dolayı daha çok merak edilir gizemli bir ülkeyken ve en ufacık bir anı kırıntısı belki bir kitaba değilse de bir makaleye konu olabiliyorken, duvarların yıkılmasının ardından büyü bozuluyor ve Rusya'yı, halkını, kültürünü, yaşamını tanıtan makaleler- kitaplar gittikçe daha az ilgi çeker oluyordu.

Böyle olunca da günümüzde siyasi olaylara halkın nasıl tepki verdiğini, neler düşündüğünü tarihe not düşen yazarlar ve yazılar, günden güne artan güncel 'harala gürele' arasında kaybolup gidiyorlar. Günümüzde sıklaşan ve herkesin gözü önünde gerçekleşen, ancak ne yazık ki artık sadece kısa makalelerle geçiştirilen 'gezi anıları' bile, aslında titizlikle incelendiğinde halkın olaylara bakışı hakkında çok değerli mesajlar içerebiliyor. 

Karşıt kutupların, kendi yayın organlarında dillendirdikleri ve mevcut gerilimi arttırmaktan başka bir işe yaramayan militan yazılarındansa, halkın gerçek düşüncelerini öğrenip, ondan yola çıkarak çözüme ulaşmaya çalışmak, sanırım izlenmesi gereken en doğru yol olacaktır.


Tekrar başa dönersek, ''Şu mektepler olmasaydı maarifi ne de güzel idare ederdim'' diyerek mekteplerden kurtulmayı umut eden Emrullah Efendi'nin cümlesini, Ruslar ve konuklarının arasını açabilecek münferit olayların müsebbipleri için uyarlayıp ''Eğitim şart'' a bağlayalım,

''Marifet; mektepleri çoğaltıp merkeplerden temizlemektir dünyayı.'' 

akoba66@yahoo.com

6.11.2013


Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Türkiye'nin S-400 anlaşmasından vazgeçme ihtimali var mı?

Ortodoksların Çile Haftası' nedir?
Ortodoks Hıristiyanların "Çile Haftası" olarak adlandırdığı, Paskalya öncesi "katı perhiz günleri" başladı. Rusçada "Str
Devamını oku... Kim- Putin zirvesi 25 Nisan'da
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in nisan ayı bitmeden Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’la Rusya’da bir araya geleceği  aç
Devamını oku... "Mir" Türkiye'de çalışmaya başladı
Rusya'nın Batı yaptırımları sonrası gündeme getirip hızla hayata geçirdiği, Visa ve Mastercard'ın muadili sayılan milli  ödeme sistemi "Mir&
Devamını oku...
"Şimdiki elit 20 yıl daha yönetecek"
"Rusya'yı şu an yöneten siyasi elit en az 20 yıl daha iktidarda kalacak..." Bu iddia, Rus tarihçi Sergey Volkov'a ait. Volkov 2000'li y
Devamını oku...
Vladimir Zelenskiy: Dizi, gerçek oldu
Ukrayna'nın 41 yaşındaki en ünlü komedyeni Vladimir Zelenskiy, ilk kez adım attığı siyaset sahnesinde kısa sürede büyük bir halk desteğini arkasına al
Devamını oku...
Alkolden rüküş giyinmeye... Ruslar
Yurt dışında tatil yapan Rusya vatandaşı turistler etraflarına en fazla hangi konularda rahatsızlık veriyor? Rus bilet rezervasyon sitesi Biletix yapt
Devamını oku...
Lenin mozolesine 10 gün kilit
Önümüzdeki haftalarda Kızıl Meydan'ı ziyaret etmeyi planlayan turistlerin dikkatine: Moskova'da turistlerin ilgi gösterdiği mekanlardan Lenin mozolesi
Devamını oku...
Rusya'da votka içerken dikkat!
Rusya'da son yıllarda alkol tüketimine karşı verilen mücadele mesafe alındığı resmi ağızlardan ifade edilse de, ekonomik durumun kötüleşmesi ile ev ya
Devamını oku...
Rus medyasında İmamoğlu
Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını alarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması Rus medyasında da geniş yer aldı. Eho Moskvı radyosu habe
Devamını oku...
Rusya’da potansiyeli en yüksek bölgeler
İş dünyası için önemli rapor: Sberbank, Rusya’nın mali açıdan en istikrarlı ve ekonomik büyüme potansiyeli en yüksek bölgelerini belirledi. Bank
Devamını oku...
Rusya'da halkın en büyük korkuları
Doğalgaz patlması, sokak köpekleri, enflasyon.... Rusya’da yapılan bir ankette ülke halkının en fazla tedirginlik duyduğu konular blelirlendi. K
Devamını oku...
Rusya inşaat pazarında umut
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), Türk inşaat sektörünün son 25 yılda damgasını vurduğu Rusya pazarı ile ilgili "umutlu sinyal" verdi. TMB
Devamını oku...
 
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved