Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
YAZARLAR

Her birinin ayrı öyküsü var... Rusya'ya damga vuran hayvan heykelleri

Mustafa Kemal Yılmaz'ın kaleminden: Birkaç hafta önce Moskova’daki Muzeon parkında küçük bir anıtın açılışı yapıldı: sokak hayvanları anıtı. Evsiz hayvancıkların yanı sıra onların dertlerini kendine dert edinen özverili yüreklere de adanan bu küçük heykel, Rus insanının hayvan sevgisini bilenleri şaşırtmadı elbette. Zira bu uçsuz bucaksız coğrafyanın her köşesinde, bu sevginin taştan ve metalden ifadesine rastlamak mümkün.

Güzel sanatların dostluk, aile sevgisi, minnet, acıma ve vicdan azabı gibi duygulara, hatta dil ve mizah bilincine nasıl tercüman olduğuna, kısacası bir halkı nasıl tamamladığına bu heykeller kadar iyi örnek az bulunur.

İşte Moskova, St. Petersburg, Novosibirsk, Tataristan, Mari El, Astrahan ve Altay Krayı’na yolu düşenlerin muhakkak görmesi gereken fikir ve hikaye dolu 9 heykel.

Çijik-Pıjik (St. Petersburg)

 

On dokuzuncu yüzyılda söylenen bir öğrenci şarkısının anısına 1994 yılında dikilen bu minik iskete heykeli, bugün şehrin en önemli sembollerinden biri. Fontanka Nehri’nin kıyısında küçük bir kaidenin üzerine yerleşen 11 santimetre yüksekliğindeki heykel, aynı zamanda meşhur bir dilek tutma mekanı.

 
Layka (Moskova)



Sovyetler Birliği’nin uzaydaki başarısına aşina olan çoğu kişinin bildiği bir isim Layka: insanlığın uzaya gönderdiği ilk canlı, aynı zamanda verdiği ilk kurban. Geri dönüşü olmayan bir yolculuğa gönderilen bu hayvancığın anısı Moskova’da 2008 yılında dikilen bir heykelle yaşatılıyor.

Kazan kedisi (Kazan)



Tataristan’ın başkenti Kazan’da 2009’da dikilen bu heykel de çoktan şehrin sembollerinden biri haline gelmiş. Kimilerine göre, bugün Tatar-Rus dostluğunu da simgeleyen anıtın hikayesi, yine St. Petersburg’a uzanıyor. Söylenceye göre, Çariçe Yelizaveta Petrovna, Kazan şehrinde hiç fare olmadığını öğrenince, şehrin meşhur kedilerinden otuz kadarını başkent St. Petersburg’a getirtmiş. Kedilerin görevi ise basit: Kışlık Saray’ı farelerden temizlemek. Bugün Ermitaj Müzesi’ni koruyan kedilerin de Kazan kedilerinin soyundan geldiği söylenir.

Biz kazandık! (Ahtubinsk)




Rusya’da İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyet ordusunda insanlarla birlikte görev yapmış hayvanların anısına dikilmiş anıtlar da var. Bunlardan biri de Astrahan Vilayeti’ne bağlı Ahtubinsk şehrindeki Biz Kazandık! (Mı pobedili!) heykeli. 2010 yılında dikilen anıt, 902’nci tüfek alayında görev yapan ve Berlin’e kadar giden Mişka ve Maşka adlı develeri bir askerle birlikte betimliyor.

Yavru ördeklere yol verin! (Moskova)



Başkent Moskova’nın en güzide parklarından Novodeviçi’yi süsleyen bu ördek ailesi, ABD’li first lady Barbara Bush’un, Rayza Gorbaçova’ya ve Moskovalılara hediyesi. 1991 yılında dikilen heykel grubu, sonraki yıllarda hırsızların gadrine uğrasa da, Amerikalı heykeltıraşının özverisi sayesinde yeniden yerine konabilmiş. Novodeviçi parkındaki gezintilerle büyüyenler arasında bu heykellerle oynamamış, üzerinde fotoğraf çektirmemiş çocuk olmasa gerek.

Laboratuvar faresi (Novosibirsk)



Bizde konunun meraklıları dışında kimse pek bilmese de dünyanın genetik alanında en önde gelen üniversitelerinden biri Novosibirsk’tedir. 2013 yılında şehirdeki Akademi kampüsü arazisine dikilen laboratuvar faresi heykeli, genetik araştırmalarında kullanılan hayvancıklara karşı duyulan minnettarlığın (hatta belki de vicdan azabının) bir sembolü niteliğinde. Heykelde gözlüklü ve hırkalı emektar bir fare, şişlerle DNA zinciri örerken betimlenmiş.

Mumu (St. Petersburg)



Rus edebiyatında hiçbir büyük yazar yok ki, hayvancıklarla kelime değiş tokuş etmeye çalışmasın, onların dilsiz ruhlarına dil kazandırmak için ter dökmesin. Tolstoy’un alacalı beygiri Holstomer, Çukovski’nin Timsah’ı, Bulgakov’un Preçistenka’da misafir ettiği haylaz sokak köpeği Şarik, Platonov’un İnek’i ve tabii ki Turgenyev’in bahtsız kahramanı Mumu ilk akla gelenler. Bu köpekçiğin insanın boğazını düğümleyen hikayesinin anısına St. Petersburg’da 2004’te dikilmiş küçük bir heykel var. 

Yoşkin kot (Yoşkar Ola)


Rusya’nın meşhur hayvan heykellerinden biri de Mari El Cumhuriyeti’nin başşehri Yoşkar Ola’daki kedi heykeli. Rusçadaki hüsnütabir cinsinden bir hayret ve esef ifadesi olan “yoşkin kot!”un, Yoşkar (ya da halk arasındaki haliyle Yoşka) adı ile benzerliğinden ilhamla tasarlanan heykel 2011 yılından beri şehir merkezini süslüyor ve insanların yüzünü güldürüyor.

Paltolu At (Altay Krayı)



Dil bilinci ile mizahı harmanlayan bir diğer heykel fikri de Altay Krayı’nda hayata geçmiş. Rusça bilen yabancıların duymuş olması muhtemel bir dil şakası var. Ruslar bazen “Kto?” (Kim?) sorusuna, “Kon’ f palto” (Paltolu at) cevabını verir. İşte bu şakanın anısına Rusya’nın farklı şehirlerinde dikilmiş birkaç heykel var.  Bunlardan biri de Altay Krayı’na bağlı Rubtsovsk şehrindeki bu heykel.  

12.11.2019

Paylaş
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
ANKET
Rusya'da gündelik hayatınız 'normale' döndü mü?



©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi