Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
GÜNDEM

'Türk-Rus balayı ne kadar sürer?'

S-400 anlaşması yüzünden Türkiye ile Rusya yakınlaşıp, Türkiye'nin ABD ile ilişkileri daha da gerilirken, Moskova'daki önde gelen uzmanlardan farklı yorumlar geliyor. Bir yanda pek çok uzman ilişkilerin ABD'ye rağmen daha da gelişeceğine vurgu yaparken, bazı uzmanlar da Ankara-Moskova hattında ortaya çıkabilecek olası sorunlara dair öngörülerini ortaya atıyor. 

Rusya'nın Batı'da da iyi bilinen bağımsız askeri uzmanlarından gazeteci Pavel Felgenhauer, Türkiye'nin S-400 alımı ile ilgili kapsamlı bir değerlendirme kaleme aldı. Muhalif yayın çizgisi ile biliinen Novaya Gazeta'da çıkan makale, "S-400 sevkiyatının neden göstere göstere yapıldığı" sorusuyla başlıyor. 

Rus analiste göre, S-400 bileşenlerinin önce demiryolu ile Karadeniz'de bir limana sevkedilmesi, ardından da bir gemiyle tek seferde Türkiye'ye ulaştırılması lojistik açıdan çok daha ucuz ve çok daha hızlı olabilirdi. Rusya'nın gizliliği esas alan mevcut silah ihracatı pratiği de bu yönde.  Ancak Rusya, sevkiyatı bir haftaya yayılan uçak seferleri ile gerçekleştirmeyi tercih etti. Çünkü amaç "bir NATO üyesine S-400 satmak gibi bir başarıyı bir bayrak törenine çevirmek"ti. Tüm uçuş haberleri basınla paylaşıldı. Yazara göre, "Türk tarafı da bu agresif bir "halka ilişkiler- PR" kampanyasına ayak uydurdu. Bayrak töreninin hedefi ise pek tabii ki ABD ve NATO".

Felgenhauer'in yazısı özetle şöyle devam ediyor:

"Rusya, Türkiye'nin NATO'dan koptuğunu hayal ediyor. Stratejik İncirlik Havaalanı'nın da kapatılması Rusya'yı oldukça sevindirecek bir gelişme olabilirdi. Zira olası bir savaşta Rusya'ya karşı kullanılması planlanan taktik nükleer silahlar büyük olasılıkla burada. Rusya'nın kökleri Kiev Prensliği'ne kadar giden bir diğer hayali de Karadeniz'in bir Rus gölü haline gelmesi. Bu ise ancak Boğazların NATO kontrolünden çıkması ile mümkün.

Rusya açısından S-400 satışının anlamı büyük olsa da Türkiye'nin bu işe neden giriştiği o kadar açık değil. S-400'lerin Suriye sınırına konuşlandırılması askeri açıdan şüpheli bir girişim. Zira bu sınırlar halihazırda NATO'ya ait Patriot bataryaları tarafından korunuyor. S-400 alımı yüzünden F-35 projesinden çıkarılmak ise Türkiye açısından büyük bir kayıp. Çünkü bu proje sayesinde Türkiye'nin bölgede Rusların bile çekineceği (İsraille birlikte) en güçlü hava kuvvetlerine sahip olması mümkün olabilirdi. Ancak şimdi bu hayalden öteye gidemeyecek bir düşünce haline geldi.

Buna karşın, Türkiye'deki Amerikan karşıtlığının yüksek olması meseleye bir miktar ışık tutabilir. Rusya karşıtlığının yüzde 44 seviyesinde ölçüldüğü ülkede ABD karşıtlığı yüzde 80. Dahası, S-400 alımı, Erdoğan'ın ekonomik kriz nedeniyle düşen popülaritesini yeniden toparlamasına yardımcı olabilir. Ana muhalefet partisi ile bu konuda Erdoğan'a destek veriyor.

Ancak S-400 ve Doğu Akdeniz sondaj çalışmaları nedeniyle ABD ve AB'nin ciddi yaptırım kararları alması riski mevcut. Erdoğan'ın böyle bir senaryoda ayakta kalmasının mümkün olmadığı kanısındayı

Rusya tarih boyunca Türkiye'yi güdümüne almak için girişimlerde bulundu. Osmanlı kuvvetleri, Mısır hidivi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile savaştığında Rusya 30 bin askerlik destek gücü gönderdi. Çarlık ve Osmanlı Hünkar İskelesi anlaşmasını imzaladılar. İmparatorluk yıkılıp cumhuriyet kurulduğunda da Rusya, bu kez Sovyetler Birliği olarak yardım elini uzattı.  "

Felgenhauer, tüm bunlara rağmen Rusya'nın Türkiye için Batı'nın oynadığı rolü oynayamayacağını ileri sürüyor ve şöyle devam ediyor:  "Ne ekonomik, ne de teknolojik açıdan bu mmkün değil. Dahası, iki ülke arasında çözülmesi oldukça zor bazı bölgesel problemler mevcut: Kafkasya ve Suriye. Moskova yönetiminde Türkiye karşıtı kişi ve grupların sayısı da az değil. Rus ekonomisinde Türk şirketlerin varlığı, Kıbrıslı şirketlerin bile gerisinde."

Gazeteci, değerlendirmesini "İki ülkenin yakınlaşmasına karşı koyanlar artacak ve sonuç galiba her zamanki gibi olacak." sözleriyle tamamlıyor.

"ABD kıskançlık duyuyor"

Diğer yandan ABD’nin Türkiye’ye S-400 füze savunma sistemlerini satın aldığı için F-35 savaş jetlerinin teslimatını askıya almaya yönelik adımlarını değerlendiren Rus siyaset bilimci Vladimir Şapovalov, yapılanların egemen devlete bir baskı biçimi olduğunu belirtti.
Moskova Devlet Üniversitesi Tarih ve Politika Enstitüsü Başkan Yardımcısı Vladimir Şapovalov, Radyo Sputnik’e verdiği demeçte ABD’nin Türkiye’ye Rus yapımı S-400 füze savunma sistemlerini satın aldığı için F-35 savaş jetlerinin teslimatını askıya almaya yönelik adımlarını değerlendirdi.
Şapovalov, ABD’nin bu şekilde Türkiye’nin egemenliğini kısıtlamaya çalıştığını ifade etti.

Rus uzman, “Bu yapılanlar egemen devlete bir baskı biçimidir. S-400’lerin sevkiyatı ile ilgili askeri kontrat, ekonomik ve askeri-teknik işbirliği ile ilgili konuları bağımsız olarak çözme hakkına sahip iki egemen devlet arasında imzalanıyor, Türkiye’nin bu hakkı hiçbir yerde hiçbir anlaşmayla sınırlandırılmış değil. ABD, kendi iradesini diğer ülkelere dayatmak, üçüncü ülkelerle işbirliği alanındaki egemenliklerini kısıtlamak için çabalayan taraf olarak öne çıkıyor. Bu tür adımlar işbirliği ve iyi komşuluk şekli olmayıp bir süper devletin dikte etme çabasını ortaya koyuyor” diye konuştu.

Böyle bir politikanın Washington’dan bazı müttefiklerini uzaklaştırabileceğine dikkat çeken Şapovalov, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ABD genellikle başta Rusya olmak üzere diğer ülkelerden yapılan silah ihracatına karşı kıskançlık duyuyor, bunu rekabet olarak görüyor, ekonomik ve diğer farklı yöntemlerle fiilen kendisi ile partner olan ülkeleri sadece Amerikan silahlarını satın almaya zorluyor. ABD’nin Türkiye’ye yönelik eylemleri, askeri müttefiki olduğu için ABD’nin tutumu bunu daha da açık bir şekilde ortaya koyuyor ve iki müttefik arasındaki skandal prensipte NATO’nun bir askeri ittifak olarak gelecekteki varlığı konusunda soru işareti oluşturuyor. Türkiye ve diğer birçok ülke, müttefiklerden bir tanesinin kendi iradesini diğer taraflara kaba bir şekilde dayatmaya çalıştığı bu askeri birlikteki varlıklarının geleceğini sorgulayabilir.”

Rusya ve Türkiye, 4 adet S-400 bataryasının teslimatını kapsayan 2.5 milyar dolar tutarındaki kontratı 2017’de imzalamıştı. Ankara, anlaşma tutarının bir kısmını kendi imkânlarıyla ödüyor, diğer bir kısmının ödemesi iin de Rusya’nın sağladığı krediyi kullanıyor.

Geçen Cuma Milli Savunma Bakanlığı, S-400 füze savunma sistemlerinin ülkeye teslim sürecinin başladığını duyurmuştu. Washington, Ankara’dan anlaşmadan vazgeçmesini talep ederek karşılığında Patriot sistemleri almasını önermişti. F-35’lerin teslimatını geciktireceği ve hatta askıya alabileceği yönündeki tehditlerine rağmen Türkiye taviz vermeyi reddetmişti.

Bu arada Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Ulusal Araştırmalar Enstitüsü’nün kıdemli araştırma görevlisi Viktor Nadein-Rayevskiy, Türkiye’nin ABD'den F-35 savaş uçakları alamaması halinde Rus yapımı 5. nesil savaş uçağı Su-57'ye yönelebileceğini belirtti. Rus uzmana göre NATO, Türkiye'yi üyelikten çıkaramaz.
Sputnik'e demeç veren Nadein-Rayevskiy, ABD Başkanı Donald Trump'ın S-400 füze savunma sistemleri alımı nedeniyle Türkiye'nin daha fazla F-35 alamayacağı yönündeki açıklamasını değerlendirdi.

Rus uzman, "Türkler Rus uçakları alırsa, bu anlaşma onların çıkarına olur mu? Görünene göre, evet. Zira ilk olarak, Rus uçakları çok daha ucuz, çeşitli uzmanların değerlendirmelerine göre yüzde 30 daha ucuz. Su-57 savaş uçakları, yeni nesil sınıfında ve F-35'lerin gerisinde değil. Üstelik F-35 henüz test aşamasında ve düzeltilmesi gereken birtakım sorunlar tespit edildi" dedi.

Rus tarafının S-400 anlaşmasında olduğu gibi kredi sağlaması nedeniyle Rusya'yla işbirliğinin faydalı olduğuna dikkat çeken Nadein-Rayevskiy, gelecekteki silah anlaşmalarının da aynı şekilde yapılacağının altını çizdi. 

Nadein-Rayevskiy, NATO'nun S-400'ler nedeniyle Türkiye'yi üyelikten çıkarıp çıkaramayacağını da yorumladı.

NATO'nun doğu kanadında Türkiye'nin yerini alabilecek bir ülke bulunmadığı için bunun gerçekleşmeyeceğini düşünen Nadein-Rayevskiy, "Türk ordusu, askeri sayısı bakımından ABD'nin ardından ikinci büyük ordu. Alman ordusunun çok önünde ve eğitimin bakımından Alman ordusunun gerisinde değil. Daha 1974'te Türk pilotlar NATO'nun en iyisi kabul ediliyordu. Türkleri kimseyle ikame edemezsiniz ve elbette ABD, Türkiye gibi bir stratejik partneri kaybetmek istemez" ifadelerini kullandı.

18.7.2019

Paylaş
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
ANKET
Yıl sonu gelirken, işiniz açısından 2019, bir yıl öncesine kıyasla nasıl geçti?


©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi